Anasayfa Kültür-Sanat MAKİNALAŞMAK İSTİYORUM  – Kemal Sağlam

MAKİNALAŞMAK İSTİYORUM  – Kemal Sağlam

Paylaş

kkkk

Bu günlerde herkes tatile gitmek için uğraşıyor. Kimi deniz kenarına kimi ise köylerine doğru yola koyuldular. Benim ise öyle bir planım yok. Evde kalmak ve kendimi dinlemek istiyorum. Burada kendimi dinlemeyi gerçek anlamda kullandım. Evdeki makineleri dinlemek istiyorum. Çünkü kendimi de bir makine gibi hissediyorum.

Hanım ve çocukları memleketegöndereyim diyorum. Sonra gece bir veya iki gibi evde ne kadar makine varsa hepsini açayım koridora o mor desenli yolluğun üzerine uzanayım ve güzelim sesleri dinleyeyim.

En başta saat var tabii. O saatlerde o saat öyle bir ses çıkarıyor ki hayran olursunuz. Yao çamaşır makinesi özellikle sıkmaya geçtiğinde çıkardığı sesolağanüstü. Sanırsınız evde bir tabur asker yürüyor. Ayrıca bu yürüme işi doğru. Bizim makinenin banyonun içinde bazen ileri geri gezdiği oluyor. Sebebi yaşlı oluşuymuş. Geçen çağırdığım tamirci söyledi. Bence bir makine için on altı on yedi yaş çok değil.Acaba on sekiz miydi? Evlenmeden önce almıştık taksitleri de evlenmeden bitmişti de bayiinin deposunda bir yıl kadar beklemişti. Onu da sayarsak on sekiz.Ama bir şey söyleyeyim mi ben çok alıştım o makineye. Dedim ya tamirci çağırdım diye sebebi şuydu: Bir gün baktım bizim makinenin kapağına kadar su dolmuş ayrıca köpük köpük. Gözü yaşlı bir evcil hayvan gibi çildir çildir bakıyor. Çok üzüldüm.İşte o yüzden çağırmıştımtamirciyi. Meğer pompası bozulmuş, onu değiştirdi.150 tl alıp gitti. Giderken de makinenizin değerini bilin böyleleri üretilmiyor artık dedi. Gerçekten öyle.

Ayrıca buzdolabı da var.Gecenin sessizliğinde içinden nehir geçiyormuş gibi ses çıkarıyor.Huzur veriyor valla. Ya o ütü, şu buhar kazanlı olanlardan. Ütü yapmasam bile çalıştırıyorum düğmesine basıp buhar fışkırtıyorum. Strese bire bir.

Elektrikli süpürgeden bahsetmedim. Alınır sonra.Geçen mutfaktayım raflardan bir şey alayım derken tarçın kavanozunu yere düşürdüm. Kırıldıtabii. Ne yapayım bir güzel süpürgeyle çektirdim dökülen tarçınları. Şimdi ne zaman süpürgeyi çalıştırsam ev tarçın kokuyor. Acayip güzel. Poşetini bir türlü değiştiremiyorum tarçın kokusu gider diye.

Daha hangi birini sayayım. Saç kurutma makinesi, tostmakinesi, kettle, fırın, mikro dalga fırın,televizyon,bilgisayar,blender, meyvesıkacağı… Keşke hepsi cep telefonları gibi ceplerimize sığabilseydi ne güzel olurdu her dinlemek istediğimizde çalıştırırdık.

Ben bu seslere gençliğimde alıştım herhalde.Şu Peugeot motosikletleryüzünden. Gecenin karanlığını yara yara geçerlerdi sokaktan. Bir de arkalarında benzin kokusu bırakırlardı. O koku da hoşuma gider. Bak şimdi aklıma geldi. Askerde bir çavuşumuz vardı bizim benzin koklardı. Bir keresinde bayılıp kalmıştı. Askerlik deyince benim oğlanlar büyüyünceye kadar vicdanı ret yasalaşır mı?  Neyse   Kemal sağlam

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

MAKİNALAŞMAK İSTİYORUM

 

trrrrum,
trrrrum,
trrrrum!
trak tiki tak!
makinalaşmak istiyorum!

beynimden, etimden, iskeletimden geliyor bu!
her dinamoyu
altıma almak için çıldırıyorum!
tükrüklü dilim bakır telleri yalıyor,
damarlarımda kovalıyor
oto-direzinler lokomotifleri!

trrrrum,
trrrrum,
trak tiki tak
makinalaşmak istiyorum!

mutlak buna bir çare bulacağım
ve ben ancak bahtiyar olacağım
karnıma bir türbin oturtup
kuyruğuma çift uskuru taktığım gün!

trrrrum
trrrrum
trak tiki tak!
makinalaşmak istiyorum!

 

NAZIM HİKMET

 

 

kkkk

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here