Anasayfa Emek Mart ayında 139 işçi yaşamını yitirdi

Mart ayında 139 işçi yaşamını yitirdi

Paylaş

Mart ayında güvencesiz ve kuralsız çalıştırma sonucunda yaşanan iş cinayetlerinde en az 139 işçi yaşamını yitirirken, iş cinayetlerinde yaşamını yitiren 20 göçmen işçiden 18’i Suriyeli.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), Mart ayı iş cinayetleri raporunu açıkladı. Açıklamada Mart ayında en az 139, 2015 yılının ilk üç ayında ise en az 351 işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiği belirtildi. İşverenin işçi sağlığı ve iş güvenliğini “maliyet unsuru” olarak gördüğü, devletin ise denetim görevini yetine getirmediğine dikkat çekilen açıklamada, güvencesiz ve sendikasız çalıştırma koşulları nedeniyle her geçen gün daha fazla işçinin yaşamını yitirdiği belirtildi.

Açıklamada, Mart ayında yaşanan iş cinayetlerinin en çok tarım, inşaat, taşımacılık, ticaret ve metal işkollarında meydana geldiği belirtilerek, havaların ısınmasıyla birlikte özellikle tarım iş kolunda yaşanan iş cinayetlerinin artmaya başladığına vurgu yapıldı. Açıklamanın devamında 2015’in ilk üç ayda mevsimlik tarım işçisi, çiftçi, çoban, orman işçisi ve balıkçı olmak üzere 41 işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiği ifade edildi. Havaların ısınmasıyla birlikte inşaat iş kolunda yaşanan iş cinayetleri sayısının da arttığı ve Mart ayı içinde 35 inşaat işçisinin yaşamını yitirdiği belirtildi.

Yaşamını yitiren kadınların oranı yüzde 9

Mart ayında yaşanan iş cinayetlerinin en çok trafik-servis kazaları, ezilme, göçük, düşme, boğulma, zehirlenme gibi nedenlerden kaynaklandığı ifade edilen açıklamada iş cinayetlerinde yaşamını yitiren kadınların oranının yüzde 9 olduğu ifade edildi. Açıklamada, Mart ayında yaşanan iş cinayetlerinde 13 kadın 126 erkek işçinin yaşamını yitirdiği, kadın işçilerin yaşamını yitirdiği iş cinayetlerinin tarım, tekstil, sağlık ve belediye işkollarında gerçekleştiği belirtildi.

4’ü çocuk 18 Suriyeli işçi yaşamını yitirdi

Açıklamada, Mart ayında iş cinayetlerinde 4 çocuk ve 47 yaşlı işçinin yaşamını yitirdiği, yaşamını yitiren çocuk işçilerin tamamının Suriye’den gelen mevsimlik tarım işçileri olduğu belirtildi. İş cinayetlerinin en çok Urfa, Adana, Bursa ve İstanbul’da yaşandığına dikkat çekilen açıklamada, Mart ayı içinde 14’ü Suriyeli olan 16 işçinin yaşamını yitirdiği ifade edildi.

İşte İSİG Meclisinin Mart 2015 Raporu:
Kaza, kader, fıtrat değil iş cinayeti…
 2015 / Mart ayında en az 139, yılın ilk üç ayında ise en az 351 işçi yaşamını yitirdi…
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi işçiler, kamu çalışanları, işçi aileleri, doktorlar, mühendisler, akademisyenler, gazeteciler, hukukçular… ve onların örgütlenmelerinin oluşturduğu; devletten ve sermayeden bağımsız; sağlıklı ve güvenli çalışma mücadelesini yürüten bir koordinasyon, bir emek örgütüdür…
Yazılı, görsel, dijital basından takip edebildiğimiz, emek-meslek örgütlerinden gelen bilgiler ile işçiler, işçi yakınlarının bildirimleri ışığında tespit edebildiğimiz ve her gün güncellenen bilgiler ışığında 2015 yılının Mart ayında en az 139 işçi yaşamını yitirdi.
1
Sürekli yaptığımız bir çağrı vardı: “Şahit olduğunuz, haber aldığınız ve her ay açıkladığımız raporlarda ismini göremediğiniz, eksik bilgi verdiğimiz iş cinayetlerini mail adresimiz ve sosyal medya adreslerimiz vasıtasıyla Meclisimizle paylaşmanızı istiyoruz” demiştik. Dostlarımızın verdiği bilgiler ışığında raporlarımızda güncellemelerimizi yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. Buna göre 2015’in ilk üç ayında en az 351 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi.
2
Son dört yılda Mart ayındaki işçi ölümleri bize gerçekleri tekrar gösteriyor. Patronlar için işçi sağlığı önlemleri maliyet gerekçesiyle alınmazken devlet de denetim görevini yerine getirmiyor. İşçiler güvencesiz çalışma koşullarında ve sendikasız çalıştıkları sürece her gün daha fazla yaşamını yitiriyor… Tabi iş cinayetlerinin artışında iğneyi de kendimize batırmamız gerekiyor. İş cinayetlerinin her yıl artışı emek cephesinin de işçi sağlığı mücadelesinde somut bir adım atamadığını, mücadeleyi salt bir eğitim sorunu olarak algılamak yerine bir bütün olarak örgütlenmeye tabi kılması ve sağlıklı-güvenli çalışma direnişlerini çoğaltması gerekliliğini de gösteriyor.
3
Mart ayında tarım, inşaat, taşımacılık, ticaret ve metal işkollarında iş cinayetleri yoğunlaşıyor…
Havalar ısınınca tarım işçilerinin ölüm haberleri gelmeye başladı. İşkolunda mevsimlik tarım işçisi, çiftçi, çoban, orman işçisi ve balıkçı olmak üzere 41 emekçi can verdi…
Şubat ayında inşaatlarda iş cinayetleri azalmıştı. Tabi ki bu durum alınan önlemlerden değil hava koşulları nedeniyle çalışmaya ara verilmesiyle ilgiliydi. Nitekim bu ay ülkemizin dört bir yanında 35 inşaat işçisi can verdi…
Tabi inşaat sektörünün yıkımı; emeği, kenti ve doğayı kapsayan bir boyuttadır. Bir yandan işçiler kentsel dönüşüm, 3.köprü, AVM’ler, rezidanslar, baraj yapımı gibi devasa projelerde can verirken; bu projeler kentsel dokuyu ve doğayı da geri dönülemez bir biçimde tahrip etmektedir. Yani inşaat patronları ve hamileri AKP Hükümeti emeğe, kente ve doğaya karşı suç işlemektedir. Bizler ise emek, kent ve doğa direnişlerini büyütmeli ve ortaklaştırmalıyız…
AKP’nin büyüyen ekonomisinde taşımacılık işkolu da genişlemektedir. İşkolunda 16’sı tır, kamyon, servis minibüsü, yolcu otobüsü, moto kurye, kargo ve taksi şoförü olmak üzere 17 işçi can verdi. Tabi özellikle ambarlarda yaşanan iş cinayeti bilgilerine ulaşamadığımızı da belirtelim…
Taşımacılık işkolunda 14-16 saate varan çalışma süreleri, araçların bakımının düzenli yapılmaması, yolların uygun olmaması gibi etkenler iş cinayetlerinin ana sebebi olarak karşımıza çıkmaktadır…
Mart ayında yaşamını yitiren 139 emekçinin 121’i işçi, memur statüsünde çalışan ücretlilerden; 12’si çiftçilerden/küçük toprak sahiplerinden ve 6’sı esnaflardan olmak üzere 18’i kendi nam ve hesabına çalışanlardan oluşuyor.
4
Mart ayında işçiler en çok trafik/servis kazaları, ezilme/göçük, düşme, boğulma/zehirlenme ve diğer nedenlerden dolayı can verdi…
Diğer nedenler olarak işçilerin çalışırken yıldırım düşmesi, silahla vurulma, kalp krizi ve intihar sonucu ölümlerini kastediyoruz. Hava koşullarına dikkat edilmiyor işçilerin üzerine yıldırım, çığ düşebiliyor. Oysa meteoroloji daha evvelden uyarıyor ama önlem alınmıyor. İşçiler çok çalışmaya bağlı kalp krizi ya da beyin kanaması geçiriyor…
Japon mühendis Ryoıchı Kıshı’nin intiharına da değinmek istiyoruz. Ölüm haberi üzerine birçok etik değerlendirme yapıldı. Ancak Ryoıchı Kıshı arkadaşımızın da “işe bağlı olarak” intihar ettiği, bu intiharların uluslararası çalışma ilişkileri içinde –ki ilk olarak Japonya’da– işe/çalışmaya bağlı ölüm olarak kabul edildiği gerçeğini hatırlatmak istiyoruz…
Ulaşımda yaşanan iş cinayetleri ise trafik kazası ve bireysel hata olarak değerlendiriliyor. Oysa servis araçlarının kontrolleri yeterince yapılmıyor. Yapılsa da maliyet olarak görülüyor. Örneğin servis minibüsü şoförü Ali Pirli ölümünden iki gün önce ailesine fren sistemi bozuk olduğu için sanayiye gittiğini ve firmanın borcu olduğu için yaptıramadığını belirtiyor. Sonra el frenini çekmesine rağmen araç üzerinden geçiyor ve can veriyor…
Haseke’den pancar toplamak için ülkemize gelen 4’ü çocuk 12 pancar işçisi minibüslerinin devrilmesi sonucu yollara savruldu. Oysa Bakanlık 24 Mart 2010 tarihinde çıkardığı “Mevsimlik Gezici Tarım İşçilerinin Çalışma ve Sosyal Hayatlarının İyileştirilmesi” genelgesiyle ulaşım güvenliğini sağlayacaktı…
Yine yüksekten düşmeler iş cinayetlerinin önemli bir nedenidir. Düşmelere ise en sık inşaatlarda rastlanıyor. Oysa alınacak basit önlemlerle, örneğin düşme nedenli can veren 14 inşaat işçisi ölmeyebilirdi… Standart bir iskele, uygun bir emniyet kemeri, kenar korumaları ya da en basitinden bir ağ gerilmesi bile düşmeleri önemli bir oranda engelleyebilir. Ama tabi ki maliyet.
5
Mart ayında 13 kadın ve 126 erkek işçi can verdi…
SGK İstatistikleri’ne göre yaşanan iş cinayetlerinde ölen kadınların oranı yüzde 2’dir. Oysa kadın emeği ve paralel olarak kadın iş cinayetleri görünmez kılınmaya çalışılmaktadır. Bizler bu ay kadın iş cinayetlerinin genele oranının yüzde 9 olduğunu belirledik. Ancak yine de belirtiyoruz: En az kadın işçilerin çalışma koşullarından ve ölümlerinden haber alabiliyoruz…
Bu ay kadın işçilerin iş cinayetlerindeki ölümleri ise tarım, tekstil, sağlık ve belediye işkollarında gerçekleşti…
Erkek işçilerin ölümlerini ise bu düzeyde artıran husus inşaat, maden ve taşımacılık işkollarının hemen hemen tamamına yakını oluşturuyor olmalarıdır.
6
Mart ayında iş cinayetlerinde 4 çocuk ve 47 yaşlı işçi can verdi…
Çalışan çocukların iş cinayeti sonucu ölmediği bir ay yok gibi. Bu ay 4 çocuk işçi can verdi ama ne isimlerini ne de tam olarak yaşlarını biliyoruz. Çünkü can veren Suriye’den gelen mevsimlik tarım işçileri. Tek bildiğimiz ise “18 yaşının altında dört kız çocuğunun kimlik bilgisi tespit edilmiş olup cenazeleri Haseke’ye gönderilmiştir” bilgisi…
Yaşlı işçilere dair her ay raporumuzda tekrar ettiğimiz bir husus var: Mart ayında tarım, gıda, iletişim, büro, inşaat, taşımacılık, konaklama, savunma ve belediye işkollarında emekli ya da emeklilik çağında çalışan 47 işçi yaşamını yitirdi. İş cinayetlerinde artarak yaşlılarımızın can vermesi devletin yaşı ilerleyen işçilere / yurttaşlara verdiği değeri ve sosyal güvenlik sisteminin içinde bulunduğu durumu da gösteren bir gerçeklik…
Mart ayında iş cinayetlerinde 16 göçmen işçi can verdi…
Göçmen işçilerin 14’ü Suriyeli, 1’i Afgan ve 1’i ise Japon… Böylece yılın ilk üç ayında göçmen iş cinayetleri 25’e ulaştı. Bu cinayetlerde can verenlerin 19’u ise Suriyeli. Bu durum savaştan kaçan insanların çalışırken öldüğünü gösteriyor. Devlet ise bu duruma duyarsız.
7
Mart ayında iş cinayetleri en çok Şanlıurfa, Adana, Bursa, İstanbul, Aydın, Kocaeli ve Konya’da can aldı…
İş cinayetleri sanayileşen illerde yoğunlaştı…
16 ölüm Şanlıurfa’da;
10 ölüm Adana’da;
7’şer ölüm Bursa ve İstanbul’da;
6’şar ölüm Aydın, Kocaeli ve Konya’da yaşandı…
Direnişlerini kazanımla sonlandıran ve hala direnişe devam eden işçileri Selamlarız…
İş cinayetlerinin sorumlusu Sermaye ve AKP Hükümetidir…
İş cinayetlerine karşı Örgütlen, Sendikalı Ol…
Yaşamak için Direnİşçi…
2015 / Mart ayında iş cinayetlerinde yaşamını yitiren Ahmet Dönder, Kerim Aycan, Feyiz Ramazan, Betül Ramazan, Halit Ramazan, İkbal Selim, Emel İcil, Hatun Heçel Selim, Rıdvan Hasan, Semah Selim, Medat Uysal, Mümtaz Kutluca, Ahmet Ay, Musa Gobarancı, Ali Ballı, Halil Biçer, Celal Özdemir, Mustafa Kaya, Turgay Tunç, R.K., Abdullah Mehmet Timuru, Ümit Demir, Mustafa Ay, Murat Değer, Salih Dağ, İsmail Bakırhan, Turgut Keser, Mehmet Akman, Hamdi Ayan, Bayram Kılıçarslan, Ahmet Atlas, Bayram Sarı, Halil Güzel, Hasan Çelik, Avni Çakır, İsmail Baştekin, Mehmet Güler Giriş, Turgut Doğan, Sinan C., Muhammed Dibiz, Cengiz Çelik, Nevzat Candan, Yavuz Boz, Mehmet Kazak, Sevda Kaygusuz, Harun Selçuk, İlyas Çetinbaş, Fahri Ağca, Murat Karaman, Doğan Boztuna, Şaban Tiryakioğlu, Muammer Demir, Turhan Yılmaz, Gülcan Oğuz, Muhittin Yılmaz, Cemil Bozkuş, Kazım Er, Eyüp Akıncı, Salih Çelik, Musa Taş, E.Ç., Yusuf Gül, Kender Demiralp, Emre Çelik, Tacettin Karataş, Cemil Aydın, Muhammed Düzenli, Turgay Şarman, Yunus E., Cemalettin Baştepe, Ryoıchı Kıshı, Ahmet Ahmed, Fevzi Uçar, Birol Sakaoğlu, Sadık Akdağ, Taner Narman, Suat Akbaş, Vefa Çıplak, İsmail Coblar, Mehmet Türker, Mehmet Çukur, Turgut Demircan, Ziya Şararslan, Kadir İlmas, Nurullah Keklik, Mehmet Ali Duraman, Ali Genç, Fethi Pamukçu, Seyfettin Ar, Aydın Bilgiç, Hasan Gül, Aydın Yalçın, Yusuf Yağmur, M.A., Hüseyin Köse, Cuma Eken, Mehmet Alp Birand, İslam Kurt, Semih Akkoyun, Mehmet Öksüz, Mustafa Gök, Bakır Karaca, Harun Kılıçarslan, Mehmet Serkan Karakuş, Davut Koç, Ali Pirli, Ali İhsan, Zafer Ulusoy, Ali Öztürk, Hüseyin Karakoyun, İsmail Bağırgan, Özcan Yılmaz, Satılmış Beyaz, Erhan Demircan, Emrah Adaş, Mahir Tuna, Ali Boynuz, Ömer Celil Taşçıoğlu, İsmail Bağcı, Ayşe Bidal, Şükrü Tarı, Okan Al, Zekeriya Öksüz, Hüseyin Yaşar Şen, Harun Öztürk, Yetkin Demirgüç, Şükrü Çimen, Ahmet Bayrakoğlu, Etem Şimşek, Remziye Yünce, Murat Kardaş, Adem Kutlu, Levent Bakay ve ismini öğrenemediğimiz altı işçiyisaygıyla anıyoruz!

 

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here