Anasayfa Kültür-Sanat MASALLAMA -II -Kemal Sağlam

MASALLAMA -II -Kemal Sağlam

Paylaş

 

Ağlatır bütün günler dururken

Kendiliğinden dertlenen rüzgâr.

Sular bir bildiğine akar durur

Solar çiçeklenen cümbüşü zamanın

Elinde taşıdığı kırılgan şişedir.

Dağıtsa n’olur bütün tamlamayı aşk

Ama olmaz.

Hem tutar hem bırakır kendi kendisini

Şimdi uçuruma ezgidir

Yankılanır

Tutar kendi içinden böler damlayı

Her birinden irkilirken camlar

Saraya kavuşur asılsız tekerleme

Tellallar köpüklenirken zeminde.

En irisinden seçer güvercinleri,

Ulakları düşen grameryo.

Pek güzelinden bir öykü başlar,

Anlatır dinlenir, yine anlatır…

 

“Ağır sağdıçların bol olduğu düzende,

Herkesler rüyadayken,

Birikirmiş damlası suyun

İnce bahar dallarına

Hiçbir şey düşünmeyen böcekmiş zaman

Güneş asılıymış her ağaç dalında

Gezinti arası vermezmiş bulut

Nebat bolmuş yani âlem-i rüyada

Her yuvada iki karınca varmış

Her kovanda iki arı

Birlikte bölerlermiş Tek dişli koca narı

Elmalar Zühre yanaklıymış

Tahir’e âşık.

Mecnun çöl bulamazmış gidecek

Leyla desen hiç ölmezmiş

Yanmazmış öyle Şirin

Ferhat bütün dağlara küsmüş…

İşte tam bunlar olup durur iken

Ortaya bir ateş düşmüş

Bin parçaya bölünmüş nar

Her parçanın peşine düşmüş her karınca

Arı yeni kovanlar yaptırmış eskisinin yanına.

Bulut kararmış, güneş tek kalmış.

Elmaları kendine toplamış Zühre

Tahir bakakalmış

Serhat tavşan almış dağa nispet

Şirin saç ektirmiş

Leyla okula hiç gitmemiş

Mecnun taş sektirmiş”

 

Hiç kimse görmemiş bütün bunlar olurken

Başlamış sicim gibi bir yağmur

Ağlatır bütün günler dururken

Kendiliğinden dertlenen rüzgâr

 

 

 

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here