Anasayfa Forum Mehmet Çiçek : AKP’nin Hesabı KSH’nin Tecrübesi

Mehmet Çiçek : AKP’nin Hesabı KSH’nin Tecrübesi

Paylaş

 

7 haziran seçimleri AKP’ ye fena mal oldu. Bu yüzdende havuz medyasında HDP’nin ‘’CHP,  MHP ve Cemaat ile ittifak yaptı, kendi katil zihniyetinin oyunlarına gelerek Kürtlerin kazanımlarından ziyade eski statükodan yana tavır alıp, çözümsüzlüğün kaynağı oldu’’ savını işleyerek, özellikle AKP li Kürtleri kullanarak,  kaybettiği Kürt oylarını geri almaya çalışmaktadır.

Şimdi  KSH ve AKP açısından sorunu açmak yerinde olacaktır.

A-Kürt siyasal hareketinin geldiği aşama

  • *Kürt hareketinin 40 yıllık siyasal tecrübesi, Ortadoğunun en tecrübeli hareketine dönüştürmüştür
  • Son iki yüzyılda, hiçbir zaman bu kadar güçlü ve kendinden emin bir siyaset gütmemiştir.
  • *Yasal parti HDP, kimseye göre siyaset yapmamış, kendi paradigması ve gündemine göre siyaset yapıyor. (Öcalan paradigması)
  • *Bu siyasal tecrübe aslında, söz konusu Kürtler olduğunda; hiçbir şeyin değişmediğini, işin pratiğinde; AKP=MHP=CHP olduğunu, AKP nin siyasal İslam sosunu, Kürtler şahsında deşifre etmiş, aralarında hiçbir fark olmadığını savunmuş, Kürtlerin çoğu da bu sava inanmaktadır.
  • *HDP’nin, sistemin hiçbir partisiyle ve Cemaatle, bir ittifak yaptığı da yoktur. Sadece satranç tahtasında kendi faydasına göre hareket ediyor
  • *Şayet HDP barajı aşmasaydı, sınırsız bir AKP tahakkümü oluşacak, tek parti iktidarı Kürt siyasetini ve rojavayı tasfiye etmek için elinden geleni yapacak konuma gelecekti.
  • AKP, Kürtlere hiç bir anayasal garanti vermeden, Kürt siyasal hareketine, PKK silahı kesin bırakmalı dayatmasıyla Kürtlere tasfiyeyi dayatmıştır.
    *Kürt siyasal hareketleri de hadi işine demiştir. Hepsi budur.

B- AKP nin gelinen aşamada ki genel tutumu
Çözüm süreci adının sürekli değiştirilerek, çözüm adı altında PKK’yi tasfiye etme  girişimi ters tepmiş, KSH bu oyuna gelmemiştir. Bunun için bir taraftan Milliyetçi ve Irkçı siyasete sarılmayı gerek duymuş ve masayı devirmişken, diğer taraftan da ‘’HDPnin, MHP ve eski Statükocularla ittifak yaptı’’ yaygarasını kopararak, yanlış siyasetinin ve masayı devirmenin faturasını HDP’ye kesmeye çalışmaktadır.
Sadece bir kaç kuruntu’ ile Kürt hareketini tasfiye etmeye çalışan AKP, çözemediği sorundan dolayı, çözülmeyle karşı karşıya kalmıştır.
iki de bir ‘’Öcalan’ı tasfiye ettiler’’ söylemi  Kürtlerde bir anti propaganda olarak algılanmıştır. Bu yüzdende, Öcalan tekrardan tecrit altına alınarak, yapılan bütün görüşmeler kesilmiştir.
Tayyip Erdoğan’ın son 3 aylık söylemlerine baktığımızda, aşağıdaki soruları sorma hakkına herkes sahip olsa gerek.

1-Kürt sorunu yoktur, masa yoktur, diyen Tayyip Erdoğan değil midir?
2- Dolmabahçe görüşmelerine, kişisel olarak katılmıyorum söylemleri MHP mi söyledi, Tayyip Erdoğan söylemleri değil midir.?
3- iki yıldır İŞİD Türkiye ye komşu iken hiç bir sıkıntı çıkarmayan AKP  iktidarı, yönetim Kürtlerin eline geçince neden kıyameti koparıyor?
4- Suriye ye girip tampon bölge oluşturacağız, Asla burada oluşacak bir Kürt yapılanmasına izin vermeyiz diyen Tayyip Erdoğan değil mi?
5- Gelinen aşamada Tayyib Erdoğan hem iktidar sarhoşluğuna kapılıp Osmanlı rüyalarına dalan, muhataplarına tepeden bakan bir anlayışa sahip olmadı mı?
6-iktidardan düştüğü anda yolsuzluktan içeri atılma korkusu sarmamış mı? kendilerini.
7-Bakın daha dün Beşir ATALAY ‘’tabanımız MHP ile koalisyon yapmasını istiyor’’ demedi mi?
8-Soruları daha da çoğaltmak mümkündür.

Sonuç olarak;

Beşir ATALAY, ”HDP ile bir ittifak yapmayı düşünmüyoruz. ilk turda HDP ile de görüşeceğiz ama, ikinci tırda sadece CHP ve MHP ile görüşeceğiz, HDP ile görüşmeyeceğiz” söylemiyle çözüm sürecine ve KSH’ne ne kadar uzak olduğunu bir şekilde ifade etmiştir.

İslami söylemleri kendine maske yaparak, 90 yıllık ittihatçı Kemalizmin Kürtlere dayatmasını tekrardan güncelleyip Kürtlere yutturmaya çalışarak, Kürtlerin 40 yılda, bin bir mücadeleyle oluşturdukları bütün kurumlarını ve Silahlı örgütü PKK’yi, tasfiye etmeyi dayatmıştır.
Bunun içinde yukarıda dediğim gibi Silahları kesin bırak gel benim yasalarıma teslim ol dayatmasını yapmıştır.
Kürtler de bu zokayı yememiştir. Şimdi bu zokayı yiyenler oturmuş AKP propagandası yaparak, HDP’ye saldırmayı kendilerine görev bilmişlerdir.
Kürt hareketini(legal veya illegal) 40 yıllık siyasal birikimiyle; Ne ABD, ne AB nede başka bir güç onun gündemini belirler, sadece haklı mücadelesi ve emeği, başkalarını siyasetine ortak eder, görünüyor.
Bu hareket, bugün Orta doğuda süreci ve gündemi belirleyen iken, Tayyip Erdoğan hayranlığıyla, Kürt hareketini eleştirmeyi maharet sanmak, tam bir zihniyet körelmesidir.

Bu yüzdende Kürtlerin, özellikle İslami Kürt çevreleri, AKP nin bu yeni neo ittihatçı yaklaşımları konusunda bir şok yaşamış, bundan dolayı bütün desteklerini HDP ye vererek, HDP’nin oyunu ikiye katlamasına katkı sunmuştur.
İş yapanlar hatada yaparlar, HDP’nin küçük hataları üzerinden kıyamet koparıp Tayyip Erdoğan propagandası yapmak, yapanlara kaybettirir.

Peki ne yapmalı? derseniz. Çok basit AKP 2009 öncesi demokratik siyasetine geri dönmelidir. Bunu yapamazsa eğer; sadece AKP kaybetmeyecek, aynı zamanda hiçbir İslami anlayış bu topraklarda bir daha iktidara gelme şansları olmayacaktır. Umarım yanlışta ısrar etmezler.
Mehmet ÇİÇEK

rohat30@hotmail.com

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here