Anasayfa Forum Mehmet Çiçek : HDP’nin oylarının düşmesine neden olan, Kürdi Sebepler -1-2

Mehmet Çiçek : HDP’nin oylarının düşmesine neden olan, Kürdi Sebepler -1-2

Paylaş

 

Kürt coğrafyasında Kürt bahçesi de dediğimiz; etkin olan üç temel dinamik vardır. Bunları sıralarsak eğer;

  • Dünyaya sol pencereden bakan KSH (PKK/KCK/HDP)dediğimiz, seküler kesim;
  • Dağınık birçok Kürt İslami gruplar
  • Kürt ekonomik Elitleri (1*)

Bu analizimizin detaylarını daha önceki bir yazımızda detaylı dile getirmiştik.(2*)

Bunların içinde şüphesiz en belirleyici olan; PKK/KCK/ HDPnin öncülük ettiği, Türkiye sol güçleri hareket eden, temel paradigması bütün ötekileri içinde barındırmak olan, demokratik, çevreyle ilgili ve kadın eksenli ideolojik bakış açısıdır. Bu eksen rejime karşı mücadele de belirleyici bir dinamik olduğu için, Kürt bahçesin de temel belirleyici ekseni olmuştur. Bu reel de, diğer iki dinamiği zaman zaman etkileyen bir durumdur

Kürtlerin başarısı, Kürt bahçesindeki bu temel dinamiklerin birlik ruhudur.

7 Haziran seçimlerinde Kürt bahçesi kanımca bu birlik ruhunu yakalamıştı.

1 Kasım seçimleri ise bu birlik ruhunu; paramparça etmese de, sistemin (AKP’nin başarısı) bu birlik ruhuna dinamit koyması, KSH’nin de bunu görememesi sonucu, hafifte olsa yara alamıştır

Kürt bahçesindeki bu birlik ruhunun yara almasının ve 1 Kasımdaki HDP oylarının düşmesinin elbette ki birçok nedeni vardır. Bunları önem sıralarına göre sıralayarak açmaya çalışacağız.

Bunlar;

  • Kürt İslami grupların içindeki çatışmalar,
  • Sistemin provoke ettiği, KSH’nin de bu oyuna geldiği, Hendek siyaseti,
  • Bölgedeki çatışmalar sonucu orta sınıfın yara alması, buna istinaden Kürt Ekonomik elitlerinin zarar görmesinden dolayı, aldığı tavırlar,
  • AKP’ nin ben olmazsam kıyamet kopar tavrından dolayı, 7 Haziran sonrası tırmandırdığı şiddet ortamının Kürt İslami ve orta sınıfına etkileri,
  • Türkiye sol hareketlerinin aşırı AKP karşıtlığının, Kürt İslami gruplarında ortaya çıkan olumsuz tutumların ortaya çıkması,..

Elbette ki daha birçok neden sıralayabiliriz. Ama bu yazımızda özellikle, ilk iki maddenin çok belirleyici olmasından kaynaklı olarak bu maddeleri detaylı açmaya çalışacağız.

 

1-Kürt İslami grupların; 1 Kasım’da ortaya koyduğu tavır;

Bunları maddeler halinde sıralarsak;

  • 7 Haziran seçimlerinden sonra İslami gruplardan HÜDAPAR, hiçbir dönemde etkili olmadığı kadar bu dönemde, Kürt bahçesindeki İslami grup ve bireyleri derin etkilemiş ve yönlendirmiştir.

Hizbullah grubunun legal siyasetteki temsilcisi olan bu parti, 1990 lı yıllardaki ilk çıkış günlerinden beri, KSH’ ile olan derin çatışmaları ve düşmanlığı, legal siyasette de devam etmiştir.

PKK- HİZBULLAH kavgasının yarattığı 20 yıllık düşmanlığı sonucu, ortaya çıkan çatışmalar sanırım Kürt siyasal tarihini en karanlık ve sistemi en çok besleyen dönemleridir. Burada KSH’nin Kürt bahçesindeki ötekileri görmeyen benmerkezci yaklaşımıda bu çevrelerde alternatif çıkışların kaynağını yaratmıştır. Asıl problem aynı benmerkezci yaklaşımın HİZBULLAH/HÜDAPAR’da çok derin bir şekilde var olmasıdır. Buda yetmezmiş gibi bütün hesaplarını KSH’ne düşmanlığı ve bunun yokluğu üzerine yapılan siyaset tarzıdır.

6-8 Ekim deki Kobané olayları sırasında; 52 insan ölmüş, muhtemelen de bunlardan 6 kişi HÜDAPAR’lıydı. Bunlardan Yasin BÖRÜ üzerinden geliştirdikleri kampanyalar ve AKP medyasının da bu kampanyanın sürmesinde, bilerek katkı sunup, etkili rol alması ayrıca bunun sebebinin de, Selahattin DEMİRTAŞ olduğu, DEMİRTAŞIN İslam düşmanlığı yaptığı ve bir katil olduğu gibi bir algının, başarıyla yürütülmesidir.

Cumhurbaşkanının ölen 52 kişiyi bir tarafa bırakıp, Yasin BÖRÜ cinayetini etkili bir şekilde propaganda olarak kullanması, bunun Kürt İslami bahçesinde etkili olmuştur.

Bu arada ölen 52 insanın, 42’sinin HDP li olduğunu da hatırlatmak gerekir.

HÜDAPAR’ın yayın organı, RehberTV’ son 1 yıldaki bütün programlarının belkide dörtte üçü, KSH’ne düşmanlık ve hakaretleri üzerinedir. HÜDAPAR’ın HDP ile ilgili dili ve üslubu devletin dilinden 10 kat daha karalayıcı ve olumsuz bir üsluptur.

En önemlisi de bu kampanyanın Kürt İslami gruplar üzerinde etkili olmasıdır.

Bu arada 1Kasım seçimlerinde HÜDAPAR, AKP lehine seçimden çekilmiştir ve AKP’nin Diyarbakır 3. Sıra adayının da HÜDAPAR’a yakın olduğu basına yansımıştır.(3*)-(4*)

Yine HÜDAPAR’ın öncülük ettiği, çocuk gelinlerle ilgili afişlere duyulan tepkinin gerek organize edilmesi gerekse, AKP medyasının bunu sahiplenip propaganda etmesi, 1 Kasımda ki temel belirleyici sebeplerden olmuştur.

  • İslami Kürt hareketleri içerinde ikili(düalist) veya daha fazla bakış açılarının varlığı

7 Haziran seçimlerinden önce, HDP,paradigması gereği, Türk sol hareketlerle yaptığı ittifaka benzer şekilde, Kürt bahçesinde de girişimlerde bulunmuştur. Bunun sonucu birçok İslami harekete mensup kişi ve grupların meclise taşınmasında öncülük etmiştir.7 Hazirandaki bu birlik çalışmaları, büyük bir umut ortaya çıkarmış, bunun sonucu da seçimlere yansımıştır.

AZADİ hareketini örnek verirsek eğer, bu hareketin çok etkili bir siyasal örgütlenme olmasa da, diğer bütün hareketlere eşit mesafede olmasından kaynaklı, Kürt İslami çevreler üzerinde sinerji yaratacak güçte bir etkisi vardır.

AZADİ hareketi içerisinde de, HDP yanlısı çevreler olduğu gibi, aşırı HDP karşıtı olan, AKP, HÜDAPAR vb. çevrelerle ilişkisi olanlarda mevcuttur. Özellikle de bu kesimlerin yaptıkları kulis çalışmaları, sanırım 1 Kasımdaki bu kırılmanın önemli sebeplerinden görülebilinir.

AZADİ hareketinden insanların aday gösterilmesine rağmen, bu hareket içerinde ki HDP karşıtları önemli kulisler yapmış, ardından birçok istifalar gelmiştir.

Örneğin; AZADİ hareketi yönetim kurulu üyesi Yavuz DELAL, 1 Kasım seçimlerinden 3 gün önce, AA muhabirine yaptığı açıklamada “Kürtlerin tarihsel iradesi, özgür bir ortam söz konusu olduğunda PKK’yi kusacaktır ” diyerek AKP’ye desteğini açıkça ifade ederek, açık bir tutum almıştır.(5*)

Ayrıca KSH’nin seküler ve modernist yapısından ve genel sol pencereden bakıyor olmasından dolayı nasıl ki Türk sol çevreleriyle doğal bir ilişkisi varsa, benzer bir şekilde Kürt İslami çevrelerinde aynı şekilde Türkiye de ki sağ çevrelerle ve AKP ile doğal bir ortak bakış açılarının olması,

Kürt Hareketi’nin paradigması gereği geçmişte, ‘’ortak vatanda demokratik bir yaşam için’’, sisteme yaptığı barış çağrıları, Kürt bahçesindeki KSH hareketi karşıtları tarafından, ‘’Kemalizm’le işbirliği’’ olarak algılanmış, bunu üzerinden geliştirilen propagandaların İslami çevreler üzerinden derin etkileri olmuştur. Çünkü Türkiye de ki İslami çevrelerin Kemalizm düşmanlığı, Kürt İslami çevrelerde daha güçlü ve etkindir. (Bütün Kürt siyasal tabanında Kemalizm düşmanlığı güçlü bir olgudur.)

HDP içinde LGBT’lilerin aday gösterilmesi, bu çevrelerin etkinliklerine HDP li adayların katılmasını,  İslami çevrelerdeki HDP karşıtları tarafından sosyal medyada etkin kullanılmış, ‘’Kuneklerle yan yana olanlarla işimiz olmaz.’’ ifadeleri etkili olmuştur.

Her şeyden önemlisi, Kürt bahçesindeki İslami kesim, ‘’Seni başkan yaptırmayacağız’’söylemine destek vermiş ama, Recep Tayyip Erdoğan’nın Tasfiyesine onay vermemiştir.

7 Haziran seçimleri sonrası(1Kasım seçimleri) ,HDP nin dağınık İslami kesimlerle olan zayıf iletişimini, AKP kadroları iyi değerlendirmiş olması. Tabii ki HDP’ nin Kürt coğrafyasının güçlü bir dinamikleri olan, dağınık İslami grupları es geçen, tali gören bakış açısı sorunlu bir yaklaşımdır.

Bunun sonucunda yaklaşık 1 milyon seçmen,( yaklaşık %90’nı) olduğu gibi AKP’ kaymasında temel belirleyici sebep olmuştur. Diğer sebepler talidir diye düşünüyorum.

Yukarda belirttiğim diğer nedenleri de bir dahaki yazımda yazacağım. Saygılar.

HDP’nin oylarının düşmesine neden olan, Kürdi Sebepler -2-

Geçen yazımızda 1 Kasım da HDP oylarının düşmesinde etken olan, birçoknedenolmakla birlikte, beşinden bahsetmiştik. Bunlardan en önemli olanlarından; Kürt İslami grupların temel en belirleyici kesim olduğunu belirtmiştik. Bu yazımızda da bütün bu maddeleri, toplu olarak da Hendek siyaseti ve olumsuz etkileri üzerinden cevap olamaya çalışacağız.

HDP ülkenin her tarafında oy kaybı yaşamıştır

KSH’nin mücadele tarihinde son Cumhurbaşkanlığı seçimleri tarihi eşik bir dönemdir. Bu seçimde ilk kez, KSH kendi paradigmasını hiçbir dönemde olmadığı kadar kendi diliyle anlatabilme şansı yakalamıştır.

Bu dönemde, Recep Tayyip Erdoğan TV’lere çıkmaya bile tenezzül etmiyor, yaptığı kampanyalar ve devlet olanakları kendini fazlasıyla ifade ediyordu . CHP+MHP’nin ortak adayı olan Ekmeleddinİnsanoğlu ise, varlığı yokluğu  pek belli değildi.!

Dolayısıyla TV’ler sadece Selahattin DEMİRTAŞ’a kaldığı için, O da bu fırsatı iyi değerlendirerek; KSH’nin yıllarca ifade ettiği ‘’ortak vatanda demokratik bir yaşam kurma’’ olanaklarını anlatan, Türkiyelileşme projesini; Selocan şahsında geniş kitlelerde karşılığını bulmasını sağlamıştır.

O güne kadar ülkenin batı yakası Kürtlerin sesini hep onların karşıtlarından duymuştu. Kendilerini anlatma şansından sürekli mahrum olan KSH, bu seçimde, ilk kez kendi dilinden kendini geniş kitlelere anlatma şansını yakalamıştır.

Aslında 7 Hazirandan temel amaç; yakalanan bu iletişim becerisini ortadan kaldırıp, şiddeti kullanarak,  geniş kitleler karşısında HDP’yi terörize edip karalamaktı. Sistem bu işi elindeki geniş kitle iletişim araçları ve olanaklarını kullanarak, çok iyi başarmıştır.

Bu yöntem sadece bölgede ki oylara değil, aynı zamanda Türkiye’nin her tarafında oluşan olumlu havayı,HDP aleyhine olumsuzlaştırmıştır. Sandığa yansıyan bu durum HDP’nin Türkiye genelinde 1 milyon oy kaybetmesine sebep olmuştur.

Bu oy kaybı sadece Muhafazakar kesimi değil, son dönemde HDD’ye sempati duymuş bütün farklı kesimleri ve orta sınıfı etkilemiş ve Türkiye’nin her yerinde oy kaybına sebep olmuştur.

Sistemin provoke ettiği, KSH’nin de bu oyuna geldiği, Hendek siyaseti;

Zamanın ve mekânın dikkate alınmadığında, doğrunun her yerde ve her zaman doğru olmadığını, sanırım 1 Kasım seçimlerinde ortaya konan,‘’hendek siyaseti’’ bize çok iyi göstermiştir.

7 Hazirandan sonra iktidar eksenli şiddet siyasetinin tırmandırılması, iktidarın bilinçli olarak uyguladığı bir yöntemdir.

İktidar  tercih ettiği bu yöntemle, bir taraftan Türkiye genelinde seçime katılma oranını yükseltirken, diğer taraftan bölgede ise seçime katılma oranını düşürmek istemiştir. Kısmi olarak ta başarılı olmuştur.

PKK’ de bu oyuna geldiği ve bölgede geliştirdiği hendek siyaseti zaman ve mekân ’sal bir problem olarak karşımıza çıkmıştır.

Sonuçta bir taraftan orta sınıf çıkarları gereği ciddi anlamda olumsuz etkilenirken, diğer taraftan da gerek HÜDAPAR, gerekse AKP destekli bir kısım İslami kesimlerin, muhafazakâr kesimi, AKP lehine mobilize olmuş, aynı zamanda ülkenin her tarafına olumsuz bir imaj sağlanmasınada sebep olmuştur.

Sistem aslında 40 yıldır istikrarlı, düşük yoğunluklu bir savaşı, Kürt coğrafyasına dayatarak, sürekli  bir çatışmayı yöntem olarak kullanmaktadır. Bu çatışmada; batı metropol’lerine, reel de fazla olumsuz bir yansıması olmazken, Kürt coğrafyası;yıllar boyunca ormanları yıkılmış, bütün ekonomik değerleri talan edilmiş ve savaşın mağduru olmuş ciddi bir kitle yaratmıştır.

Genelkurmayın verdiği rakamlara göre; bu savaşın kaybı olarak gösterdiği 40 bin insanın yaklaşık 35 bini bu bölgenin insanıdır.

Yakılan yıkılan yaklaşık 4 bin köy bu bölgenin köyleridir.

Faili belli cinayetlere uğrayan yaklaşık 17 bin insan bu bölgenin insanıdır.

Ülkenin batı yakasına  arada sırada gelen şehit haberleriyle; kitleler sistemin lehine mobilize olmuş, aşırı Kürt düşmanlığı ve ırkçı milliyetçilik güçlenerek gelişmiş, 90 yılda diğer tüm etnik ve dinsel gruplara yapılanmayan asimilasyon; Kürt karşıtlığı üzerinden ve onları Kürtlerle savaştırarak, Türkleştirip  başarıyla sürdürülmüştür

Bu   durum, asimilasyon sürecindeki  bu kitlelerin, Kürtlerin100 yıllık geçmişi olan demokratik hak taleplerinin yerine getirilmesi konusunda, devletten daha geri bir konuma düşmesine sebep olmuştur.

Dolayısıyla bölgede savaş ne kadar kızışırsa kızışsın, sistem ne kadar savaşı azdırırsa azdırsın, bu savaşın kaynağı istediği kadar ikidar kaynaklı olsun, çatışma ortamı her zaman sistemi besler. Çünkü sistemden daha geri düşürülen toplum, bu coğrafyada geliştirilen bütün haksızlıklara onay verir hale getirilmektedir.

7 Hazirandan sonra çok bilinçli olarak geliştirilen şiddet politikalarına, PKK /KCK’nin geliştirdikleri hendek siyaseti sanırım bölgede, bizzat hendeklerin kazıldığı yerlerde oy kaybına sebep olmamışsa da, çeperdeki ve ülkenin batı yakasındaki, orta sınıfı ve muhafazakâr kesimleri ciddi şekilde olumsuz etkilemiştir.

Bu durum, Türkiye’nin her tarafında oy kaybıyla sonuçlansa da, asıl etkilenen ve oy kaybına sebep olan kesim, ağırlıklı olarak Kürt muhafazakâr kesiminin olduğu büyük bir ihtimaldir.

Ancak her şeye rağmen HDP ve Kürt siyaseti bu seçimde matematiksel olarak oy kaybı yaşasa da bunu mutlak bir başarısızlık görmemek lazım, çünkü pratikte 7 haziran seçimlerinden önceki oy oranını iki katına, %11 seviyelerine çıkarıp, yıllarca sağa oy veren kitleleri kendi lehine mobilize ederek, sistemin baraj siyasetinin iflas etmesini sağlamıştır.

Bu anlamda HDP nin büyük bir başarısı söz konusudur. Kanımca başarısızlıktan bahseden zihniyetler bu anlamda art niyetli bakış açılarıdır.

Ülkemizde barışın ve huzurun gelmesi dileğiyle herkesi selamlıyor, Saygılar diliyorum…

 

Mehmet ÇİÇEK

rohat30@hotmail.com

 

KAYNAK;

1* Cuma ÇİÇEK, Ulus, Din,Sınıf, Türkiyede Kürt mütakabatı’nın inşası

2*  http://blog.radikal.com.tr/politika/haziran-secimleri-ve-hdp-5-kurtlerin-birlik-ruhu-ve-sistemin-kirilma-ani-92989

3* http://hurseda.net/Politika/156443-AK-Parti-Diyarbakirda-ikinci-vekili-cikarir-mi.html

4* http://hurseda.net/Politika/156443-AK-Parti-Diyarbakirda-ikinci-vekili-cikarir-mi.html

5* http://www.siverekname.com/haber/kurtler-ozgur-bir-ortamda-pkkyi-kusacak-ve-yasam-alani-birakmayacaktir-5064.html

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here