Anasayfa Forum Mehmet Çiçek yazdı : Kapitalizm’in hırsızlığı ve Peygamberin sünneti

Mehmet Çiçek yazdı : Kapitalizm’in hırsızlığı ve Peygamberin sünneti

Paylaş

Toplumda hırsızlığın ne kadar meşru, ne kadar doğal olduğunu anlatmak için yaşamımdan geçen bir olaydan bahsetmek istiyorum.‘’Çocukluk yıllarımda; Diyarbakır istasyon meydanı ve şeytan pazarında su satardım. Annem her gün sürahime su doldurup, içine de buz koyup, şeytan pazarına gönderirdi bizi. O günler hafızalarımızda kalır elbette. O günlerden özellikle birini hiç unutmuyorum. Sanırım hiç unutmayacağım bir gün olarak da kalacak.

Şimdiki istasyon meydanındaki üst geçit yoktu o zamanlar. İstasyonun altında kışın sürekli suyun bastığı, çok uzun bir alt geçit vardı. Bu alt geçit bazen çok kalabalık, bazen de çok sakin olurdu. Bazı insanlar çok sık olmasa da alt geçit yerine,  tehlikelere rağmen, tren yaylarının üzerinden geçmeyi tercih ederlerdi

Şeytan pazarın da su satarken, birden üç el silah sesi duyduk. O anda su verdiğim pazarcı ‘’wele vana léketın’’ (vallah bu mermiler hedefini buldu). Tabi birçok kişi olduğu gibi bizde olay yerine gittik. Cenaze daha yerdeydi.

Sonra öğrendik ki hırsızın biri; emekli bir adamı, önceden vezneden aldığı para için takip etmiş, tren raylarındaki tenhalığı fırsat bilerek, kafasına üç el silah sıkmış, söylendiğine göre 25 bin liralık emekli parasınıda alıp kayıplara karışmıştı. O zaman, hırsızlığın ne kadar alçakça bir şey olduğu, hafızam da bir iz olarak kalmıştı.

Düşünün bir! ? 25 yıl boyunca çalışıp, emek verip, emekli olunca da, alınan parayla belki bir ev alırım, rahat ederim hayalini kurarken ;bir gün birisi hiç emek sarf etmeden gelir, sizin emeğinizi ve hayallerinizi de gasp eder, yetmezmiş gibi, birde canınızı alır. Bir saatlik emekle sizin 25 yıllık emeğinizi gasp edilir.

Dünyanın bütün inanç gruplarında, etnik ve sosyal gruplarında, ideolojilerde hırsızlık hiçbir zaman doğal karşılanmaz. Bu yüzdendir ki dünyanın her köşesinde hırsızlık ciddi bir suçtur.

Kapitalizm; suç olmasına rağmen, dünyanın her köşesinde hırsızlığı meşrulaştırmıştır. Bütün mesele; hiçbir emek sarf etmeden, hak etmeden, başkasının emeğini çalmaktır. Birçok hırsızlık yöntemi, bu gün hayatın doğallığı haline gelmiştir.

Kopya çekmek bir hırsızlıktır.

Elektrik kaçağı kullanmak bir hırsızlıktır, ama ülkenin elektriğinin % 60’ını ürettiğin bölgeyi, elektriksiz ve yoksul bırakmak da profesyonel bir hırsızlıktır.

İhalelerde usulsüzlük yapıp, kendi taraftarlarına vermek bir hırsızlıktır.

Devlet kaynaklarını ülkenin bir bölgesine bol keseden aktarılırken, geri kalanları mahrum bırakıp, geri kalmasına sebep olmak, profesyonel bir hırsızlıktır.

Daha sonra makarna dağıtmak ta profesyonel bir üçkâğıt çalıktır.

Kurlarla oynayıp kaynaklarına kaynak katmak bir hırsızlıktır.

Oy çalıp haksız bir şekilde ülkeyi yönetmek, profesyonel bir hırsızlıktır.

Halkına yalan söyleyip başkasının haklarını yalan siyaseti üzerine aldatmak ta bir hırsızlıktır.

Bir taraftan yoksul emekçiler günde 12 saat sırtında mal taşıyıp asgari ücretlerle çalışıp asgari ücretle geçinirken, diğer taraftan bir telefonla 40-50 bin dolar para kazanmak ta, profesyonel bir hırsızlıktır.

Düşünün bir! Akşama kadar asgari ücretle geçinen bir hamal… Bir-de sırf Allah yeteneği olduğu için milyonlarca dolar para kazanan bir futbolcu… Hamalın mı daha çok emeği var, yoksa milyonlarca para kazanan futbolcunun mu daha fazla emeği var?. Hangisi ne kadar emek sarfetti, hangisi ne kadar para kazandı. Hangisi ne kadar artı değer üretti, topluma bir artı değer kattı.

Hz. Muhammed Hatice ile evlendiğinde, Hz Hatice Mekke’nin en zenginlerinden biri olduğu için doğal olarak da Hz. Muhammed de Mekke’nin en zenginlerinden biri oldu.

Ama Hz. Muhammed vefat ettiğinde arkasında bıraktığı tek sermaye, üstünde yattığı ranza, birde yemek yediği çanağıdır. Buna istinaden; İslam paradigmasında, Kur’an dan dan sonra en önemli referans, Hz Muhammed in sünneti olduğuna göre; aslında biriktirmenin haram olması gerekir. Çünkü İslam peygamberi kendi kaynaklarını bir şekilde dağıtmıştır, yani paylaşmıştır.

Bugün kafasına 500 TL’lik eşarp takıp, altında 500 milyarlık ciplerle gezen, ama firmasındaki çalışanını asgari ücretli çalıştıran profesyonel Müslümanlarımız, kusura bakmasınlar ama başkasının emeğini gasp eden profesyonel hırsızdırlar.

Peygamberin sünnetini referans alırsak eğer; saraylarda yaşayan,Ortadoğu da ki Müslüman liderlermi daha Müslüman, yoksa 12 bin dolar maaş alan, maaşının % 90 ını yoksullara bağışlayıp bir baraka-da mütevazı yaşayan Uruguay’ın eski devlet başkanı Jose Mujik an mı daha Müslüman?

Sanırım bugün İslam paradigmasını savunanların en büyük problemi, kapitalizm gibi profesyonel bir hırsızlığa iliklerine kadar bulaşmalarıdır.

Hele ki bu hırsızlık alışkanlık haline  getirilmişse.. Çünkü alışkanlıklarımız hayatımızın bir parçası halini alır.

Hırsızlığı alışkanlık yapmak; gerileştirir, yoksullaştırır, alçaklaştırır.

Hırsızlık bir emek gaspıdır. Başkasının emeğini çalmak alçaklıktır !

 

 

 

    Mehmet ÇİÇEK

rohat30@hotmail.com

 

 

 

 

 

 

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here