Anasayfa Forum Mehmet ÇİÇEK yazdı: TOPLUMSAL KUTUPLAŞMA VE SEÇİM MATEMATİĞİ

Mehmet ÇİÇEK yazdı: TOPLUMSAL KUTUPLAŞMA VE SEÇİM MATEMATİĞİ

Paylaş

 

HDP’nin barajı geçip geçmeyeceği, sanırım geçen haftanın en tartışmalı konusu olmuştur. Bu yazımızda da, barajın aşılıp aşılmamasından ziyade, kanımca basit bir matematik hesabı sağlıklı bir referans olacaktır. Bu matematik hesabını yapmadan önce, geldiğimiz aşamada buna sebep olan toplumsal kutuplaşmadan söz etmek gerekir.

Toplumsal Kutuplaşma;

AKP‘nin her seçim döneminde toplumu çözüm beklentisine sokup, seçimden sonra zamana yayarak çürütme politikası bu seçimde de tutar mı bilmem. Ama gelinen aşamada, hükümeti ciddi bir krizle karşı karşıya kalarak iktidarını kaybetme korkusu sarmıştır.

Daha önce kurulan bütün hükümetler iktidara geldikten sonra, geriye kalan bütün siyasal anlayışlar siyasal çekişmeler yaşasa da bir şekilde mevcut iktidarları içine sindirme gereği duyuyorlardı. AKP hükümeti belki % 50 oy oranını yakalamaktadır, ama geri kalan %50 de AKP iktidarından nefret etmektedir.

İktidar dışındaki bütün ötekiler AKP’ye karşı nerdeyse bir araya gelecek bir durum yaşamaktadır. Bunun sebeplerini sıralarsak,

1-Eski İtthatçı, Kızılelmacı (CHP+MHP) ittifakının 90 yılık iktidarını kaybetmesinin sonucu olarak, yıllardır mücadele ettiği iki akımdan biri olan İslamcı AKP’nin iktidarına olan tahammülsüzlüğü,

2- Dağınık sol çevrelerin geleneksel yasakçı devlet refleksinden kaynaklı, AKP’yi gerici gören ve AKP iktidarının bütün icraatlarına, doğrudan karşı cepheden toptancı yaklaşımı,

3-Kürt sorununda, Kızılelmacı anlayışın iktidardan daha geri olan tutumu,

4- Fettullah Gülen hareketinin, hükümete yaptığı son operasyonu ve AKP iktidarıyla girdiği çatışma,

5- İslamcı Kürtlerin bu yeni iktidara karşı büyük bir beklenti içine girmesine karşın, AKP’nin geleneksel Milliyetçi devlet reflekslerinin devreye girmesi, bunun sonucu olarak da çözümün gelmemesi ve İslamcı Kürtlerin AKP’ye karşı şok durumu yaşaması,

6- Kürt siyasal hareketi ile AKP iktidarı arasında kurulan bütün ilişki ve çözüm arayışlarında, AKP iktidarının kendini sağlama alan, faydacı yaklaşımı ve milliyetçi Osmanlıcı hayalleri,

7- AKP iktidarının 2009’a kadarki demokrasiyi, insan haklarına duyarlı yaklaşımı ifade etmesine rağmen, pratiğinde bunun tersini yapması, söylemleri ile pratiği arasındaki derin uçurumlar bulunması,

8- AKP’nin iktidar sarhoşluğu yüzünden kendi gibi olmayan, kendi gibi düşünmeyenlerin tamamını kendi iktidarına karşı tehdit olarak görme anlayışı, bunlara karşı antidemokratik tutumu ve meclise getirdiği iç güvenlik yasası,

9-Ortadoğu’ya müdahale ve buradaki AKP’nin rolü,

10- Kızılelmacı kanadın ve özellikle MHP’nin Kürtlere ilişkin bütün yaklaşımlara karşı geleneksel ırkçı tutumları ve bunun üzerinden toplumsal bir algı yaratmaları, toplumda bütün diğer siyasal anlayışların AKP’ye karşı diş bilemesine sebep olmuştur.

İktidarın antidemokratik yaklaşımları kendi dışındaki bütün zıt kutupları bile çıkarları gereği bir yerde buluşturmasını sağlamıştır.

Yukarda saydığımız nedenlerden dolayı oluşan toplumsal kutuplaşma sonucu Türkiye‘deki seçim barajı ile de ilgili olarak toplumun tamamı şu anda üç partiye mahkum kalmışlardır.

HDP’nin parti olarak seçime girme kararı, bir taraftan iktidarı rahatsız ederken; diğer taraftan CHP, MHP ve cemaatin AKP ve Kürt hareketi karşıtlığı üzerinden, HDP ve AKP anlaştı algısı yaratma yaklaşımları, kanımca iktidarı beslerken aynı zamanda da kendi siyasetleri için- bir handikaptır.

Basit bir matematik hesabı;

Basit bir seçim matematiği yaparsak, AKP dışındaki bütün siyasal hareketlerin HDP’yi desteklemeleri kendi çıkarlarına olacaktır.

Eğer HDP barajı geçemezse, AKP kendi dışındaki bütün siyasal hareketlerin üzerinden silindir gibi geçecektir.  Bunun içinde Cumhurbaşkanı bütün tarafsızlığını bir kenara bırakıp alanlarda İktidar lehine 400 milletvekilini pervasızca istemektedir. Kuşkusuz bu, seçimin bir kırılma sebebi olmasından kaynaklıdır.

İktidar, istediği anayasayı  ve başkanlık sistemini getirmek için elinden geleni yapacaktır. Çünkü AKP’yi, iktidarını kaybetme korkusu sarmıştır.

Bunu başarmak için; ilk hedefi HDP ve MHP’yi baraj altına bırakıp, meclisi iki partiye mahkum ederek, CHP’yi de etkisiz eleman durumuna düşürmektir. Bunu başaramazsa ikinci hedefi sadece HDP’yi barajın altında bırakmak olacaktır. Aksi halde 400 milletvekili çıkarması mümkün değildir.

Son günlerde üniversitelerdeki, MHP ve Kürt öğrenciler arasında çatışma ve ölümlerle sonuçlanan durumda, zıt kutupları çatıştırarak kendini aklama operasyonuyla bu iki partiyi baraj altına düşürme planı olduğunu düşünmekteyim.

Yaptığımız analizlerde; HDP %10 barajını kıl payı geçerse, ortalama 51 ila 57 arasında milletvekili çıkarmaktadır. Bu da AKP’nin vekil sayısını yaklaşık olarak 289′ un altına düşürmektedir.

HDP %11.5 ve üzeri oy alırsa vekil sayısı 60-70 milletvekiline çıkacak, AKP’nin vekil sayısı ise 276’nın altına düşecektir.  Bu sonuç AKP’nin tek başına hükümet kuramamasına sebep olacaktır.

Dolayısıyla meclise giren dört partinin de birbirine muhtaç olma durumunu ortaya çıkmaktadır.

Bu sonuca göre; AKP’nin hükümet kurması için, ya MHP’nin ya da HDP’nin kapısını çalmasına sebep olacaktır. İşte AKP’nin bu iki parti arasındaki tercihi Türkiye’deki toplumsal sorunların çözüm politikalarına yaklaşımını ortaya koyacaktır.

O yüzden HDP’nin  parti olarak seçime girme kararı eğer barajı aşarsa, özellikle %11, 5 üzeri oy oranını yakalarsa, sonuçları tarihi ve Selahattin DEMİRTAŞ’ın dediği gibi “Dananın kuyruğunun koptuğu nokta.” olacaktır.

Sonuç olarak; HDP barajı geçemezse AKP 365 ila 380 arasında milletvekili çıkaracak, istediği anayasayı ve başkanlık sistemini getirerek, kendi dışındaki herkesin silindir gibi üzerlerinden geçecektir.

Fakat bu durum, hükümetin çıkaracağı yasaların meşrutiyeti açısından tartışma konusu olacaktır.

HDP barajı geçerse, AKP’nin vekil sayısı 289 altına düşecek ama istediği yasaları çıkarmada sorun yaşayacaktır.

Eğer HDP oy oranını %11.5 üzerinde çıkarırsa, AKP vekil sayısı 276’nın altına düşecek ve hükümeti kuramayacaktır.

Dolayısıyla muhalefetin çıkarı, HDP’yi desteklemektir. Aksi tavırları onları sadece meclisin aksesuarları konumuna düşürür.

Yani  hem  hükümetin hem de muhalefetin ipi, HDP’nin barajına takılmıştır.

Mehmet ÇİÇEK

rohat30@hotmail.com

 

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here