Anasayfa Ekoloji Mezopotamya Ekoloji Hareketi HES’leri protesto etmek için Pasur Çayına yürüdü

Mezopotamya Ekoloji Hareketi HES’leri protesto etmek için Pasur Çayına yürüdü

Paylaş

Mezopotamya Ekoloji Hareketi’nin 22 Mart Dünya Su Günü etkinlikleri kapsamında Kürdistan’da yapılan HES’leri protesto etmek ve HES’lerin yarattığı tahribatlara dikkat çekmek amacıyla Pasur Çayı kenarında yapmayı planladığı bir günlük kamp, askerlerce engellendi.
680x680nc-dyb-28-03-15-ekoloji-hareketi-hes-protesto8Mezopotamya Ekoloji Hareketi’nin 22 Mart Dünya Su Günü etkinlikleri kapsamında Kürdistan’da yapılan HES’leri protesto etmek ve HES’lerin yarattığı tahribatlara dikkat çekmek amacıyla Pasur Çayı kenarında yapmayı planladığı bir günlük kamp etkinliği askerlerce engellendi. Diyarbakır’ın Pasur ilçesine yaklaşık 7 kilometre uzaklıkta faaliyet gösteren Pasur HES1’e yakın bir alanda Pasur Çayı kenarında kamp kurmak isteyen Mezopotamya Ekoloji Hareketi aktivistleri, Kulp ilçesi çıkışında bulunan köprü üzerinde asker engeli ile karşılaştı. Askerlerin kurulması planlanan kampa izin verilmeyeceğini belirtmesi üzerine durumu protesto eden yüzlerce kişi, HES 1’e doğru yürüyüşe geçti. HDP ve DBP Kulp ilçe eş başkanlarının da destek verdiği yürüyüşte, “Tarihimize, kültürümüze ve doğamıza sahip çıkıyoruz” ve “HES’lere ve güvenlik barajlarına geçit yok” yazılı pankart açılırken, sık sık “HES, HES êdî bes”, “Ava xwe, axa xwe xwedi derkeve” sloganları atıldı.

Yaklaşık 3 kilometre devam eden yürüyüş, askerlerin HES 1 yakınında yolu kapatması üzerine Pasur Çayı kenarında yapılan basın açıklaması ile sona erdi. Kürtçe ve Türkçe yapılan basın açıklamasının Kürtçesini HDP Kulp İlçe Eş Başkanı Abidin Karaman, Türkçesini ise Mezopotamya Ekoloji Hareketi Aktivisti Çilem Akkaya okudu.

‘HES ve barajlar kültürel soykırım politikalarının ürünü’
680x680nc-dyb-28-03-15-ekoloji-hareketi-hes-protesto10Kapitalizm ve iktidarların daha fazla kar hırsı ile akarsu ve dereleri talan etmekten geri durmadığını belirten Çilem Akkaya, “Devletin ve hükümetin soykırımcı, tekçi anlayışı, dereler ve akarsular kenarlarındaki doğal, tarihi güzellikleri ve yerleşim yerlerini sular altında bırakarak yok etmeyi amaçlamaktadır” dedi. Yapılan HES’lerin enerji ihtiyacı bahane edilerek yapıldığını ve yapılan her bir HES ve baraj için sayısız kalekol inşa edildiğini vurgulayan Akkaya, “Kürdistan ve Anadolu’da bulunan HES’lerle ülkenin enerji ihtiyacının sadece yüzde 7’si karşılanmaktadır. Açıktır ki bu proje sahipleri kültürel soykırım politikalarını sürdürmek, suyu ve toprağı ticarileştirmek istemektedirler” şeklinde konuştu.

Alkışlar eşliğinde sona eren açıklamanın ardından bir süre HES’ler hakkında tartışma yürüten aktivistler, daha sonra bölgeden ayrıldı.diha

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here