Anasayfa Köşe Yazıları Mustafa Göçeroğlu:HDP’nin akıbeti, Türkiye demokrasisinin akıbetidir.

Mustafa Göçeroğlu:HDP’nin akıbeti, Türkiye demokrasisinin akıbetidir.

Paylaş

 

Türkiye siyasal hayatını şekillendirecek en önemli seçimlerden biri olarak görülen 7 Haziran seçimlerini geride bıraktık.Barajı aşan 4 siyasi partinin; genel politik hedefler üzerinde şekillenen ‘seçimdeki asıl hedeflerini’ incelediğimizde;

AKP; 400 vekil isteyip aslında 367 barajını aşıp başkanlıka gitmekti; 367 bir yana ne referandum için gerekli 330 alınabildi ne de tek başına hükümet kurabilecek 275 sayısına ulaşılabilindi.HDP barajı aşsa dahi 275’i kesin alıp hükümeti kurabileceklerini düşünürken tüm denklemleri yerle bir oldu.Kısacası tam bir fiyasko.

CHP; iktidara hedeflendi, başlangıçta  bir ara yine HDP’ye oy bölmeyin dendi ama matematik üstün geldi ve HDP’siz meclisin olamayacağı kavranıldı.Oyunu korudu, Erdoğan’ı başkan yaptırtmayacak bir pozisyon aldı.Demirtaşın’in Cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki etkisinden sonra sol-sosyalist-sosyal demokrat olma yolundaki adımları HDP rüzgarının arkasında kaldı.Kendisi adına bir şey ekleyemese de HDP var olduğu sürece iyiye gidecek gibi.

MHP; açılımın etkisi, sokaktan uzak durması ile oylarını arttırdı ancak bu artış vekil sayısına yansımayınca ve HDP’den daha az vekil çıkarması sebebiyle meclis içi olası ittifaklarda HDP’den sonra tercih edilebilinecek bir parti pozisyonuna düşmesi sebebiyle psikolojik olarak seçimin kaybedeni oldular.

HDP; tek kelime ile ‘kazanan’ oldu.Bu kadar oy, bu kadar vekil beklenmiyor olsa da; bu seçimde aldığı ‘emanet’ oy kadardan daha fazla da takip edeni var.Hem seçim öncesi korkulan AKP-HDP koalisyonu hem de ‘HDP çizgisi’ korunacak mı? endişeleri, merakı içerisinde geçen bir süreçteyiz.

İlk olarak başkanlık için olacağı iddia edilen koalisyon başbakanlık için bile olmayacağı açıklandı.Yüreklere su serpti; sırada ‘HDP çizgisi’ durumu var.

Seçim sonuçlarında göze çarpan en büyük fark Kürdistan’da oluştu.HDP sildi süpürdü ve bunu yaparken ilk kez bir kürt partisi olarak değil bir Türkiye partisi olarak alanlardaydı.Bu yüzden bu oy oranları ‘Kürt halkının oyları yeterli, eski çizgimizde siyasete devam edelim’ anlayışı içinde yorumlanması ciddi bir gaflet yaratır.Evet Kürtler çok ciddi bir şekilde HDP’ye oy verdi ama bunda HDP dili ve siyaseti etken oldu bu yüzden emanet olarak görülmeyen Kürt oyları da aslında bu siyaset dilinin devamına bağlı ve doğrudan etkili.Bu yüzden ‘emanet oy verdim, umarım böyle devam eder’ diyenler aslında yalnız değiller.HDP’de bunun farkında olmalı ki örgütlülük boyutuna düşündüğümüzde farkındadır da zaten.,

Bir diğer önemli nokta; HDP seçim süreci boyunca Türkiye siyasetine dair eleştirilerini; alternatifler sunarak, ötekilerin sesi olarak, esprili üslubu ve ilkesel duruşuyla yeni bir muhalefet geliştirdi.Bu yüzden beklentiler arttı.Bunların mecliste de takipçisi olma görevini üzerine aldı.

Devletin ‘bölücüleri’ olarak görülüp meclise böyle gümbür gümbür bir girişin ardından, koalisyon yolunun gözükmesi akıllara ekonomiyi getirdi.Ekonominin bozulmasını HDP’nin barajı aşmasına bağlayabilecek olan insanların sokakta ve mecliste olmasını düşünerek bence HDP’nin mevcut mecliste bu istikrarsızlık önünde en çok çaba harcaması gereken parti yapıyor.Tek parti hükümeti-koalisyon hükümeti dönemleri karşılaştırılarak ‘ülke selameti’ açısından barajın öneminin tartışıldığı bir ortama gitmemek adına bu konuda en çok iş ‘sistemi bozan’ partinin üzerinde olacaktır.

Seçim süreci boyunca hiçbir provakasyona gelmeyen hep içine atan seçmen kitlesi üzerine yine oynanacaktır.Artık kaybedecek bir şeyi olmayan bir iktidar tarafından hem de.Bu yüzden çok daha sert olabilir.Seçimden seçime iyi görünen oportunist partiler gibi olmamak adına bu dili ve söylemi korumalı, bugüne kadar olunduğundan daha dikkatli bir siyaset yürütülmelidir.

Neyse velhasıl kelam; ya HDP hakikaten Erdoğan’ı başkan yaptırmayan yapısıyla demokratik siyasetin öncü unsuru olarak kalacak (Cumhurbaşkanlığı sonuçları sonrası CHP üzerinde yarattığı değişim ve bu seçim sonrası da AKP’de yaşanması beklenen demokratik ilkelere biraz dönüş) ya da bu topraklarda uzun bir süre daha demokrasi ve barıştan uzak yaşacağız.Bu yüzden HDP’nin akıbeti Türkiye demokrasisinin akıbetidir.

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here