Anasayfa Röportaj Mustafa Karasu:‘Aleviler ve Dersim HDP ile kazanacak’

Mustafa Karasu:‘Aleviler ve Dersim HDP ile kazanacak’

Paylaş

Mustafa Karasu: 7 Haziran genel seçimilerinde HDP’nin başarısıyla Türkiye’nin makûs talihi kırılacağı gibi Dersim’in de makûs talihi değişecektir. Dersim’in bir nevi 1937-1938 soykırımdan intikam alırcasına kendi kimliği ve inancını özgürce haykıracağı ve “ben de varım” diyeceği bir yeni Türkiye dönemi ve Dersim tarihi başlayacaktır.

 

“HDP’nin karakteri de, programı da Dersim’in tarihsel ve kültürel gerçeğine çok uygundur. Dersim belki de özerk yaşamını en son kaybedendir. Tarih boyunca hep öyle yaşamış. Kendi kendini yönetmiştir. Kendi kendini yönetmek, devletten uzak bir yaşam içerisinde bulunmak zaten demokrasinin kendisi, yerel demokrasidir. Bir toplum bir inanç kendi kendisini yönetmiyor, kendisiyle ilgili kararları kendisi almıyorsa orda demokrasi ve özgürlük yoktur. Bu açıdan tabi ki HDP’nin bütün Türkiye açısından önerdiği yerel demokrasi ya da demokratik özerklik en başta da Dersim’in kimliğine denk düşer. Dersim’i ayağa kaldıracak, 38 soykırımından sonra yaşanan kültürel soykırımın bütün sonuçlarını giderecek olan yerel demokrasidir.”

Dün gece Mednuçe Televizyonu’nda yayınlanan özel programa katılan KCK Yürütme Konseyi üyesi Mustafa Karasu Dersim ve 7 Haziran seçimlerine ilişkin soruları cevapladı.

‘HDP’NİN BAŞARISI DERSİM’İN MAKUS TARİHİNİ DEĞİŞTİRECEK’

Karasu 7 Haziran seçimlerinin Türkiye ve Dersim açısından en önemli yanının ilk defa HDP gibi bir partinin tüm farklı etnik ve dinsel toplulukları kendi bağrında taşıyarak Türkiye’deki tekçi zihniyete karşı çoğulcu Türkiye tezini savunması olduğunu belirtip bunun Dersim’i doğrudan ilgilendirdiğini söyledi.

Dersim’de hem etnik hem de inanç kimliğiyle kendi farklı hissettiğini kaydeden Karasu şunları belirtti: “Etnik kimliği Dimilî-Kürt inancı ise Alevi. Türkiye tarihinde hem bu etnik hem de inanç kimliği olarak soykırıma uğratılmıştır. Hala da uğratılmaya devam ediyor. Bu açıdan bu seçimin farklılığı farklı etnik ve inanç kimliklerini bir arada tutacak Demokratik Ulus çerçevesi içerisinde Türkiye’nin gerçek anlamda farklılıkları ve zenginliğiyle birliğini sağlayacak bir seçim olmasıdır. Zaten bu seçime bu düzeyde ilgi gösterilmesinin nedeni de bu demokratik ulus politikasıdır. İşte Dersim kendisini bu demokratik ulus modeli içinde bulmaktadır. Bu demokratik ulus modeli içersin de Dersim kendisinin özgür ve demokratik yaşama kavuşacağını düşünmektedir. Bu demokratik ulus modeliyle Şark-Islahat planı ve Dersim Soykırımı’ndan bu yana gerçekleştirilen inanç kimliğini de etnik kimliğini de bitirme politikasına bu seçimle son verme imkânı doğacaktır. Bu açıdan tüm Türkiye’de olduğu gibi Dersim’de bu seçime büyük bir heyecanla yaklaşmakta ve seçim sonuçlarını büyük bir heyecanla beklemektedir. Bu seçimde HDP’nin başarısıyla Türkiye’nin makûs talihi kırılacağı gibi Dersim’in de makûs talihi de değişecektir. Dersim’in bir nevi 1937-38 soykırımdan intikam alırcasına kendi kimliği ve inancını özgürce haykıracağı ve ‘bende varım’ diyeceği bir yeni Türkiye dönemi ve Dersim tarihi başlayacaktır.”

‘DERSİM ALEVİ KÜRTLERİN VE SOSYALİSTLERİN TUTUMUNDA ETKİLİDİR’

Dersim’in bu seçimlerde hem Kürt Aleviler hem de sosyalist ve demokratik güçler açısından stratejik bir yeri ve rolü olduğunu dile getiren Karasu, “Dersim sadece şu anki il sınırlarıyla ifade edilen bir yer değildir. Dersim tarih boyu Bingöl, Erzincan, Elazığ, Sivas hatta Malatya’ya kadar giden bir coğrafyayı ifade etmektedir.

Öte yandan Dersim Alevilerin yoğun olduğu coğrafyadır. Özellikle Kürt Alevilerinin yoğun bulunduğu yerdir. Sivas’ta vardır, karışıktır. Maraş’ta yine karışıktır. Erzincan’da ve Malatya’da yine karışıktır. Ama Dersim sadece Alevi Kürtlerden oluşmaktadır. Ve Alevi Kürtler buradan bütün Türkiye’ye yayılmıştır. İstanbul’da, İzmir, Antalya, Ankara, Adana ve Türkiye’nin başka yerlerinde yine Avrupa’da vardırlar. Yani bir nevi Alevi Kürtler her tarafa dağılmışlardır. Bu açıdan bu seçimde Dersim’in stratejik önemi Dersim’in tutumunun aslında bütün Alevi Kürtlerin tutumunu da bir düzeyde etkilemesinden kaynaklıdır. Bir de neredeyse bütün sol örgütlerin önemli kadrolarının Dersim’den çıkma durumu var. Böyle olunca Dersim’in tutumu hem Alevi Kürtlerin tutumunu etkilediği gibi bütün sol ve sosyalist kesimlerin, aydınların tutumunu da etkilemektedir. Bu açıdan Dersim’in alacağı tavır bütün bunları etkileyecek bu da tabi 7 Haziran seçiminde HDP’nin hem barajı aşmasında hem de etkili olmasında çok önemli bir yer tutacaktır” diye konuştu.

‘HAREKETİMİZ AÇISINDAN DERSİM’İN ANLAMI BÜYÜK’

Kürt Özgürlük Hareketinin başından itibaren Dersim kadrolarının önemli düzeyde yer aldığını ifade eden Karasu, Apocuların kuruluşunda Dersim gerçeğinin çok önemli rol oynadığını belirtti. Kürt Özgürlük Hareketi’nin gelişmesinde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Dersim’i gezdikten sonra “bu kültür yaşamalı” düşüncesinin çok önemli rol oynadığını söyleyen Karasu şunları belirtti: “Hareketimizin gelişimine bir Önder Apo’nun Mamak Cezaevi’nde bulunduğu zaman Denizlerin idamı etkide bulunmuştur. Önder Apo ‘öyle bir hareket kurmalıyız ki bu hareket bir daha yenilmemeli’ diye Denizlerin idamı karşısında bir söz vermiştir. Bir de Dersim’e gidince çok etkilenmiş ‘bu kültürün ve inancın yaşaması için bu mücadelenin geliştirilmesi gerekir’ demiştir. Bu açıdan hareketimiz başından itibaren Dersim’e çok önem vermiştir.”

‘HDP’NİN KARAKTERİ VE PROJELERİ DERSİM’E ÇOK UYGUNDUR’

Dersim gerçeğinin tektipleştirilemeyeceğine dikkat çekerek bu anlamda HDP’nin karakteri ve seçim programının Dersim’in tarihsel ve kültürel gerçeğine uygun düştüğünü söyleyen Karasu, “Dersim belki de özerk yaşamını en son kaybedendir. Tarih boyunca hep öyle yaşamış. Kendi kendini yönetmiştir. Kendi kendini yönetmek, devletten uzak bir yaşam içerisinde bulunmak zaten demokrasinin kendisi, yerel demokrasidir yani. Bir toplum bir inanç kendi kendisini yönetmiyor, kendisiyle ilgili kararları kendisi almıyorsa orda demokrasi ve özgürlük yoktur. Bu açıdan tabi ki HDP’nin bütün Türkiye açısından önerdiği yerel demokrasi ya da demokratik özerklik en başta da Dersim’in kimliğine denk düşer. Dersim’i ayağa kaldıracak, 38 soykırımından sonra yaşanan kültürel soykırımın bütün sonuçlarını giderecek olan yerel demokrasidir. Bu Dersim’in kendi kimliği kültürü, inancıyla kendisini örgütlemesi kendi kendini yönetmesidir. Böyle bir proje Dersim’i hem Kürdistan’da hem de Türkiye’de çok aktif bir noktaya getirir. Hem Kürdistan’daki demokrasinin, sosyal ve kültürel yaşamın gelişmesine kendi kimliğiyle büyük bir zenginlik katar, hem de kendi kimliği ve kültürüyle Türkiye siyasetine, demokrasi ve özgür yaşamına büyük güç katar” dedi.

‘DERSİM’DE HDP’NİN BAŞARISI SOLUN BAŞARISI OLACAK’

Farklı örgütlerin bu seçimlere HDP çatısı altında birlikte girmesi çok önemli bir adım olduğunu dile getirip özellikle sol-sosyalist güçlerin Dersim’de bu düzeyde bir ittifakla seçime girmesinin ilk defa gerçekleştiğini ifade eden Karasu, Kürt halkının da, bütün sosyalist ve sol-demokrat güçlerinde birliğini sağlamak istediklerini ifade etti.

Dersim’de tabii ki çok parçalı olan sol örgütlerin ittifakını gerçekleştirmek istediklerini de vurgulayan Karasu konuşmasını şöyle sürdürdü: “Elbette ki hepsi tek örgüt olmayacak. Farklı örgütler kendi programları, ideolojileri, teorik yaklaşımları, projeleriyle farklılıklarını koruyabilirler. Ama Türkiye’nin demokratikleşmesinde rol oynayabilirler. Özgür düşünce ve özgür örgütlenmenin geliştirilmesinde ortaklaşabilirler. Çünkü bunlar olursa zaten sosyalizmin önü açılabilir. Eğer Türkiye’nin demokratikleşmesinde sosyalistler öncülük ederse o zaman toplum sosyalistlerin etrafında daha fazla birikir. Kim demokratikleşmeyi gerçekleştirir, gerçekleşmesinde rol oynarsa Türkiye’nin geleceğinde de o rol oynar. Bu açıdan Dersim’de bütün sol grupların birleşmesi çok tarihi bir adımdır. Bunu çok değerli görüyoruz. Belki de bu dönemde en fazla mutlu olduğumuz, değer verdiğimiz ve geliştirmek istediğimiz Dersim dahil Türkiye’deki sol örgütlerin ortak hareket etmesidir. Şu anda MLKP ile de, MKP ile de, TKPML-Partizan ile dostluk ilişkilerimiz var. Bu ilişkilerin güçlenmesi hem onları hem bizi geliştirecektir. Biz birlikte Türkiye’yi değiştirip, devrimci demokrasiyi geliştireceğiz. Bu açıdan bütün sol örgütlenmeler bu seçimde ağırlıklarını koymalılar. Bu seçimde HDP kazandığında sol ayağa ve onlarca yıllık mücadelenin birikimleri ayağa kalkacak. Yeni bir umut doğacak. Özellikle de böyle karanlık yani solun bastırıldığı bir dönemde bir araya gelerek bir başarı elde etmesi çok önemli. Dersim’deki başarı solun başarısı olacak. Dersim toplumu da solun bu birliğinden sevinecek. Çünkü gücünü görecek. Aslında toplumda yaşanan kırılma da giderilecek. Toplum içinde şimdiye kadar gelişen düşünce parçalılıkları giderilecek ve kendine güven artacaktır.”

‘HDP’Lİ ADAYLARIN İKİSİ DE DERSİM’E EMEK VERDİ’

Dersim milletvekili aday profillerini de değerlendiren KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, “HDP adayı Alican Önlü, Kürt demokratik hareket geleneğinden gelmiş, büyük bedeller ödemiş, hep emek vermiş bir adaydır. HDP ve öncesi partiler de hep çalışmış ve emek vermiştir. Bu yönüyle de gerçekten de hem genel Kürdistan’da hem Dersim’de halkın kültürel, etnik ve inanç kimliğiyle özgürleşmesi için çaba veren bir partilidir. Zaten KCK operasyonlarında tutuklanmış ve yıllarca cezaevinde yatmıştır. Bu açıdan aday olmayı hak etmiştir. Dersim’i de tanıyor. Bu bakımdan önemli bir adaydır. Aslında Alican Önlü’nün aday gösterilmesi emeğe verilen bir saygıdır.

HDP adayı Edibe Şahin de emek vermiştir. Edibe Şahin gerçekten Dersim kimliğine hem inanç olarak hem de Kirmançki dili konusunda hizmet eden bir kişidir. Bu dilin hem Dersim’de hem Kürdistan’da gelişmesi için çaba göstermiştir. Kadın adaydır. Dersim kadının siyasette etkin olması için değer verilmelidir. Dersim’de belediye başkanlığı da yaptı. En fazla önem verdiğim de Edibe Şahin zamanında Seyid Rıza heykelinin Dersim’e dikilmesidir. Bu Dersim’e kendi kimliğini kazandırmaktır. Önceden de mücadele edildi, bedel verildi ama Seyid Rıza’nın heykelinin oraya dikilmesiyle birlikte Dersim kendi kimliğini sahiplenen bir noktaya geldi. Ve o aynı zamanda 1937-1938 soykırımına karşı da bir cevaptı yani. Seyid Rıza’nın cenazesinin bile halen nerde olduğu bilinmiyor. Bu bakımdan Edibe Şahin’in Seyid Rıza’nın heykelinin oraya dikilmesini sağlamasına herkesin çok değer vermesi gerekiyor. Bu noktada kendisine teşekkür etmek lazım.

Sanıyorum CHP’nin Dersim’deki adaylarından birisi yanlış duymadıysam eski MKP yöneticilerinden Cafer Cafgöz’ün yeğeni ya da akrabasıymış. Şimdi ben Cafer Camgöz ile yıllarca yan yana kaldım. Ben de Cafer Camgöz’ü tanırım. O ve arkadaşları da beni tanır. Çünkü kendisi de Diyarbakır Cezaevi’nde kaldığı için Diyarbakır Cezaevi’ni de bizleri de kendi arkadaşlarına anlatmıştır. Ben bunu çok iyi biliyorum. Cafer Camgöz’ün anısını şu andaki MKP’dir, EMEP’tir, TKPML’dir bunlardan meydana gelen ittifak gerçekleştirir. Cafer Camgöz’ün CHP ile ne ilişkisi olabilir. CHP’nin adayı Cafer Camgöz’ün yeğeni, akrabası da olabilir ama o kendine aittir, CHP’lidir. Bir CHP’li gibi düşünür. Buna kimse bir şey diyemez. Ama Cafer Camgöz’ün duygusu da, düşüncesi de HDP’den yanadır. Yine bütün şehit düşen MKP’liler olsun, TKPML’liler olsun, MLKP’liler olsun hepsini HDP temsil eder. Bu açıdan CHP’nin bu tür bir istismar yapmasını kabul etmemek lazım. Buna Dersim halkının cevap vermesi lazım” diye konuştu.

‘DERSİM TÜM ALEVİ KÜRTLERE VE SOSYALİSTLERE ÖNCÜLÜK YAPMALI’

Dersimliler başta olmak üzere, herkesi seçilebilecek ya da seçilemeyecek yer ayrımına gitmeden HDP’ye oy vermeye çağıran Karasu şunları belirtti: “Bazı yerler var oralardan HDP milletvekili çıkmayabilir. Örneğin Sinop’ta çıkmayabilir. Ama orada da HDP’ye verilmelidir. Çünkü sadece milletvekili çıkması değil, HDP’nin oylarını artırmakta bu seçim açısından çok önemli. Yani Dersim’de HDP’ye iki milletvekili çıkmalı ama sadece bu yetmez oyları fazla olmalı. Erzincan’da, Sivas, Maraş, Antep, Adıyaman, Malatya bütün her yerde HDP’nin oyları artmalı. Bütün Dersimliler, Alevi Kürtler bütün demokratlar şunu bilmeli ki bu dönemde seçilecek yerde de, seçilmeyecek yerde de oy artırılmalı. Eğer sadece seçilebilecek yerlerden oy gelirse tehlikeli olur. Dersim iki milletvekili çıkararak böylelikle hem Sivas’ın, Malatya’nın hem de bütün Alevi Kürtlerin öncülüğünü yapmalı. Bu sosyalistlerin ve demokratların ayağa kalkması anlamına gelir. Bu açıdan Dersim’de rolünü oynamalı. Bu dönemde HDP’nin barajı aşması önemlidir. Dersim’de HDP’nin 2 adayı var. Değerli adaylardır. Ama onlar dışında da çok değerli adaylar vardı. ‘Şu olsaydı daha iyi olurdu’ diye hiç kimse ne Dersim’de ne de başka bir yerde küskünlük ortaya koymamalı. Kesinlikle başta Dersim için söylüyorum. Gidip oylarını toplu bir biçimde HDP’ye versinler. Bu kendi Kırmançki kimliğinin de, Alevi kimliğinin de ayağa kalkmasıdır. İşte HDP bu ayağa kalkışın dönüm noktasıdır.”

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here