Anasayfa Haftanın Yazısı Naz Köktentürk yazdı : Yeni yıl kırmızıdır!

Naz Köktentürk yazdı : Yeni yıl kırmızıdır!

Paylaş

Yeni yılın rengi kırmızıdır, anlamını yitirmedikçe bütün ritüeller güzeldir; mitler, hikayeler hayatı renklendirir.

Yeni yılı hala yaşayanmasallar gibi kutlayan gelenekler var. Süryaniler her yıl olduğu gibi bu yıl da Noel’i ‘Yaldo bayramını’ Diyarbakır ve Şırnak’ın yanı sıra, Mardin’de Mort İşmuni Kilisesi’nde de kutladılar.

Bu kutlamalar için hazırlandılar; 10 gün öncesinden oruç tutup hayvansal gıdadan uzak durup vücutlarını arındırdılar.

Yaldo ayininde, kilisenin ortasında İsa’nın doğumunu simgelemesi için bir tepsi içine konan çıraları, ayine katılanlar ilahiler eşliğinde, ellerindeki mumlarla tutuştururlar.

Fotoğraf: Rana Korgül

Ayinden sonra çocuklar zılgıt çekerek kilisenin etrafında dönerler. Yaldo ayinlerinin yeniyılı karşılama ritüelleri 3 gün ve gece boyunca devam eder.

Fotoğraf: Rana Korgül

Yeni yıl antik insanlar, güneş olmadan yaşamın süremeyeceğini anlamışlardı. Güneş ve yıldızların hareketlerini incelediler. Yıldızları gruplayarak takım yıldız haritalarını oluşturdular.

Astroloji, yani bizim bildiğimiz burçlar buradan gelir. Oniki ayı,  dört mevsimi ve ekinoksları ayırdılar. Takım yıldızlarını, hayvan ve insan figürleri ile kişiselleştirdiler.

Mitolojide güneş tanrıları, hayatın kaynağıdır; gece ve karanlığı temsil eden bir zıtları hep vardır.

Gündüz ve gece; karanlığa karşı aydınlığı, kötülüğe karşı iyiliği de temsil eder.

Özellikle kuzey yarım küre mitlerinde, 25 Aralık’ta doğan sadece İsa değildir.

Bir bakireden doğan, dünyaya gelişinde doğudan bir yıldız; Sirius yükselen, üç büyücü kral tarafından dünyaya müjdelenen, 12 yaşında mucizeler gerçekleştiren, çoban olan, 30 yaşında vaftiz edilen, ihanete uğrayıp öldürülen, öldükten üç gün sonra dirilen tanrı ya da tanrının elçilerine bir çok mitte rastlanır.

Gelelim Antik Mısır’a…

Antik Mısır’da Horus M.Ö 3000’den beri güneş tanrısıdır. Düşmanı, karanlığı temsil eden Seth’dir. Horus her sabah Seth’i yener ve her gece Seth’e yenilir. Horus, bakire İsis-Meri tarafından 25 Aralık’ta doğurulur.

Doğumunda doğuda bir yıldız, Sirius parlar. Üç kral, bu yıldızı takip eder ve dünyayı Seth’den kurtaracak Horus’u bulur. Horus’un 12 yardımcısı yani havarisi vardır. Tanrı Thoth tarafından ihanete uğrar ve öldürülür, üç gün gömülü kalıp dirilir.

Hindistan’da Khrisna, doğumunu müjdeleyen bir yıldız ile birlikte bakire Devaki’den doğdu; mucizeleri ve 12 havarisi vardı, öldükten sonra dirildi.

Frigya’da Attis, bakire Nana’dan 25 Aralık’ta dünyaya geldi. İhanete uğrayıp öldürüldü ve üç gün sonra dirildi.
İsa 25 Aralık’ta Beytüllehem’de bakire Meryem’den doğdu. Beytüllehem, ekmek evi demektir.

Bakire Meryem’in sembolü ise Başak takımyıldızı anlamına gelen Virgo’dur, yani bakire. İsa; ekmek evinde doğan, üç kralın doğudaki yıldızı takip ederek bulduğu, Tanrı’nın oğludur.

25 Aralık’ta gün dönümü başlar, kuzeyde günlerin kısalması durur. Günler uzamaya başlarken güneşin bu hareketi üç gün boyunca durur,  yani Tanrı üç gün boyunca hareketsizdir. Bu üç günden sonra güneş tekrar yükselmeye başlar. Pagan sembolü olan haç üzerinde öldükten sonra tekrar dirilir.

Romalılardan beri 25 Aralık’ı tüm Hıristiyan alemi İsa’nın doğumu, yani Noel olarak kutlar.

Roma döneminde Satürn gezegeninin onuruna 17 Aralık’ta başlayan bir şenlik düzenlenirdi. Aslı Pagan olan Romalılar, Hıristiyanlığa geçtikten sonra 1. Constantinus zamanında, İsa’ya atfederek halkın bu yeni dini kabul etmesini sağlamışlardır.

Satürn gezegenler içinde en ağır hareket edendir. Bu yüzden Satürn’e kurşun tanrı derlerdi.

Satürnalia zamanında günlük yaşam tam tersine dönerdi. Efendiler kölelerine hizmet ederler, savaş ve infazlara izin verilmezdi. Kumar oynamak serbest olurdu.

Evler yeşil dallarla süslenir, şölenler verilirdi. Sokaklarda ise yaprak dökmeyen çam ağaçları süslenirdi. Festival sırasında köleler bugünkü yılbaşı şapkalarına benzeyen kırmızı bir başlık takarlardı.

Bu başlık aslında özgürleştirilen kölelere ait bir simgeydi, tüm kölelerin bayram esnasında bu başlığı takması, bir haftalığına da olsa özgürlüklerini temsil ederdi.

Köle sahipleri, ruhban sınıfı ve devlet Paganizm’i ve Saturnalia Festivali’ni kaldırıp Hıristiyan ritüellerini yerleştirmek isteyince halkın tepki ve isyanıyla karşılaştılar. Festivali evcilleştirip bir Hıristiyan bayramı, yani Noel haline getirdiler.

Yılbaşı’nın kaynağı yalnız Roma’da değildir; eski Germen, İskandinav, Slav, Pers ve Anadolu uygarlıklarında da kutlanan kış dönümü şenlik ve festival geleneğidir.

Noel ağacı geleneği de Pagan ve Şaman inançlarından gelmektedir. Yeni bir yıla girerken çam ağaçları zamansızlığa vurgu yapmak için süslenmeye başlamış. İskandinavlar da Noel ağacını kuşlar için çeşitli yiyeceklerle hazırlarmış.

Almanlar, köknar ağacını Adem ile Havva’ya ithafen kırmızı elmalarla süslerlermiş; zamanla evlerinin giriş ve içlerine de yerleştirmeye başlamışlar.

Çam ağaçlarının süslenmesi ülkeden ülkeye değişse de hakimiyet yine kırmızıda kalmış.

Sümerlerde  ve Orta Asya Türklerinde 22 Aralık’ta gündüzün geceyi yenip günlerin uzaması, Nardugan’ı, yani yeni yılı müjdelerdi. Nar güneş demektir, Tugan ise Moğollar’a  göre dugan; yani doğan anlamına gelir. Birleşimi ‘doğan güneş’ demektir.

22 Aralık’ta gece ile gündüzün çetin savaşı başlardı. Tüm gece süren savaştan güneş, zaferle çıkardı. Yeryüzünün tam ortasında bir akçam ağacı olduğuna inanırlardı.

Hayat ağacı denilen akçam ağacı süslenir, altına Tanrılar adına hediyeler konur, ağaç dallarına kırmızı süsler asılırdı. Ve inançlarına göre Nardugan bayramı eş, dost, akraba bir arada kutlanırsa ömür uzar ve yeni gün uğur getirirdi.

Çinliler yılbaşını ekim ayında kutlarlar. Nian (Yıl) adlı bir canavarı korkutup kaçırmak için kırmızıya boyanmış bambu dallarını ve kağıtları yakarlar; böylece eski yıl kaçar, yeni yıl gelir.

Orta Asya’da , Ortadoğu’da ve İran’da yeni yıl martta kutlanır. Toprağın uyanması, bitkilerin filizlenmesi ile Newroz yani yılbaşı coşkuyla hala kutlanır.

Yezidiler için ise yeni yıl, nisan ayındadır. Çarşema Sor denir; yani Kırmızı Çarşamba.

Kutsal merkezleri Laleş’te kapılarına kırmızı çiçekler asarlar, kırmızı yumurtalar boyarlar.

Tarih boyunca, bütün coğrafyalarda yeni yılın rengi kırmızıdır

ahval

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here