Anasayfa Köşe Yazıları Nurullah Tunç : Neden “Kral Çıplak” Diyemiyorsunuz ?

Nurullah Tunç : Neden “Kral Çıplak” Diyemiyorsunuz ?

Paylaş

21.Yüzyılda, Cumhuriyetle yönetilen bir rejimin hükumeti, dilinden ‘demokrasi sözcüğünü’ hiç eksiltmeden kendi halkına açıkça işkence ve zulüm uygulamaktadır.

Cumhuriyet rejimiyle yönetilen devletin başı Tayyip Erdoğan ise, hamaset ve şiddet eksenli politikalarında ısrar edeceğini hemen her gün yinelemektedir.

Kürt Halkı’nın tüm meşru haklarına savaş açan bir Cumhurbaşkanı ve hükümetle karşı karşıyayız.

Kürt Halkı’nın ve Kürdistan Coğrafyası’nın tüm kazanımlarına savaş açan bir başbakanla karşı karşıyayız.

**Devletin ve hükümetin Kürt Halkı’na yönelik şiddetinin gün geçtikçe artmasına sessiz kalanlara ne demeli ?

AKP ile Tayyip Erdoğan’ın akıldan, vicdandan ve ahlaktan yoksun yok etme politikalarına çanak tutanlara ne demeli ?

Ülke medyasının çoğunluğu, tam bir “bukalemum” rolüne soyunmuştur.

Kürdistan’da olup bitenlerle ilgili hükümete tek bir eleştiri getirememektedirler, sorgulayamamaktadırlar.

Basın ve medyanın çoğu, “devletin istihbarat ve güvenlik plot-bürolarının” emirlerini yerine getirme rolünü çoktan kapmıştır.Kimbilir ne kadar ihaleyle ağızları ballandırılmıştır.

“Paralı Lejyonerler” ordusuna dönüşerek, savaş dilini derinleştirmek misyonunu üstlenmişlerdir.

Kürdistan’da, devlet kurşunuyla öldürülen yüzlerce sivil insanı göremeyen bir medya “üç maymundan” ötesi olmayan, “şaklaban yaverler topluluğu” değildir de nedir ?

Sahi bu ülkenin aydınları nerede ?

Gezi’de kıyamet koparan bu ülkenin aydınları nerede ?

Türkmenler için kiyamet koparan bu ülkenin aydınları nerede ?

Devlete toz kondurmayıp, halka yapılan herşeyi mübah gören sözde aydınlar nerede ?

Söz konusu Amed, Sur, Nusaybin, Cizre, Silopi, Dargeçit…yani Kürdistan olunca neden sessizliğe bürünmektesiniz?

Anlaşılan, “çoğu aydın geçinen” kişinin genine IRKÇILIK, milliyetçilik ve ayırımcılık işlemiştir.

Oysa aydın; toplumun vicdanı,dili olmak zorundadır.

Evet bu ülkenin Ahmet Kaya, Yılmaz Güney gibi cesur sanatçılara, aydınlara ihtiyacı var.

Zevke, sefaya ve paraya kendilerini kaptırmış “naylon sanatçılar” o kadar çok türedi ki, ülkenin hayati sorunlarına tek bir cümle bile edemeyecek kadar “pısırık” bir hale gelmişlerdir.

Bu ülkenin Üniversiteleri neden bu kadar sessiz ?

Akademisyenler, bilim dünyası neden savaşa karşı güçlü bir ses çıkaramıyor ?

Akademisyen sıfatını almış ancak savaşa destek sunan “zehirli profesörler,zehirli akademisyenler”, maalesef mantar gibi türemiştir.

Kürdistan’da öldürülen Zilan bebenin yerine, eğer Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın çocuğu öldürülseydi kiyametleri koparmaz mıydınız ?

Kürdistan’da, cenazesi 7 gün yerde kalan onurlu ana, eğer Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun annesi olsaydı kiyametleri koparmaz mıydınız ?

***İşte asıl ayırımcı olan, bölücü olan, devletin şiddet şarlatanlığını yapanlar sizlersiniz, sizler…

*Haktan, hukuktan, adaletten, insan haklarından ve eşitlikten bahsedeceksiniz.Konu Kürt Halkı ve Kürdistan olunca da “dansözler gibi” sağa, sola kıvıracaksınız.

Onursuzluğu kendine layık görenler, zulme karşı da gelemezler.

*Ey Türk milliyetçileri; sizler hiçbir zaman kendi kısır döngülerinizden kurtulamadınız.

Hep birilerinin piyonu oldunuz.

Kürt Halkı’na hep düşmanca yaklaştınız.

Bu devlet sizleri “sopa” olarak hep kullandı.

Kürtlere karşı, Ermenilere karşı, Rumlara karşı ve daha birçok mazlum halka karşı sizleri kullandı.

Oysa sizler Hitler ve Musolini zihniyetini hiç aşamadınız.

Neredeyse katliamları meşru gören bir zihniyete büründünüz.Dolayısıyla kafatasçı bir gerçeklik haline dönüştünüz.

Çok yazık…

Kürt Halkı’na düşmanca yaklaşan hiçbir anlayış,kazanamadığı gibi, bundan sonra da kaybetmeye ve erimeye mahkum olacaktır.

Ülkenin ekonomistleri, siyasetçileri, sivil toplum örgütleri, muhafazakarları, hukukçuları, aydınları, sanatçıları, üniversiteleri, medyası, dindarları, devrimcileri, emekçileri daha güçlü bir sesle “KRAL ÇIPLAK” diyebilmelidir.

Daha güçlü bir sesle “AKP ÇIPLAK” diyebilmelidir.

**Kürdistan’da yürütülen kirli savaşa karşı,

Sokağa çıkma yasaklarını getiren zihniyetlere karşı,

Roboski Katliamını gerçekleştiren hükümete karşı,

Seçilmişleri, yurtseverleri, zindanlara tıkayan politikalara karşı,

Kobanê’nin özgürleşmesini engellemeye çalışan zihniyetlere karşı,

“Üç fidanı” katleden barbarlığa karşı,

Sonuna kadar “Hendeklere gömeceğiz” gericiliğine karşı,

“Kürt sorunu yoktur”,diyen cahiliye zihniyetlerine karşı,

“Ananı al da git”, diyen basiretsizliğe karşı,

“Muhtarların Efendisi” olan saray sultanlığına karşı,

DAİŞ barbarlığıyla işbirliği yapacak kadar acizleşen ucuz siyasetlere karşı,

“”BARIŞ BLOKUNA savaş açan tüm kirli ittifaklara, senaryolara ve yasaklara karşı “KÜRT HALKI ve DOSTLARI” elbette kazanacaktır…””

Selam ve saygılarımızla…

Nurullah Tunç

01.01.2016

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here