Anasayfa Haber Nusaybin’deAğır silahlara,tanka ,topa karşı, tenekeler kazandı!

Nusaybin’deAğır silahlara,tanka ,topa karşı, tenekeler kazandı!

Paylaş

Özyönetimin ilan edildiği Nusaybin’de onlarca zırhlı araçla 14 gün süren devlet güçlerinin ablukası ve saldırısı, 7 yaşındaki çocuktan kucağında bebeğini taşıyan annelere kadar gece gündüz boyunca direnen yurttaşların kararlı mücadelesine çarptı.

Özel timlerin 14 gün boyunca elektrik ve suyunu kestikleri mahallelere ağır saldırılarla girme girişimlerini boşa çıkaran yurttaşların en büyük silahı ise, ses çıkarmak için kullandıkları teneke, tabak ve çanak oldu.mrd-27-11-15-nusaybin-14-gun-izlenim26
Mardin’in Nusaybin ilçesinde 13 Kasım tarihinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı, bugüne kadar gelmiş geçmiş en uzun süreli yasak oldu. 14 gün süren yasak boyunca özel harekat timleri saldırılarını Abdulkadirpaşa, Yenişehir, Dicle ve Fırat mahallelerinde yoğunlaştırdı. Halkın direnişi sonucu her dört mahalleye de giremeyen özel harekat timleri, bu mahalleri cepheden gören Çağçağ Caddesi ve Newroz Alanı’nda onlarca zırhlı araçla konuşlanarak, 14 gün boyunca sokakları ve evleri rastgele taradı.Direnişi elektrik ve suları keserek kırmak istedilermrd-27-11-15-nusaybin-14-gun-izlenim33

Tüm yoğun saldırılara rağmen halk direnişi karşısında mahallelere bir türlü girmeyi başaramayan özel timleri, mahallelerde bulunan elektrik trafoları ve evlerin çatılarında bulunan su depolarını hedef alarak, mahalleleri susuz ve elektriksiz bırakmaya başladı. Direnişin ikinci gününde özellikle elektrik trafolarını bomba atarlarla hedef alan özel timler, her dört mahallede bulunan bütün trafoları patlatırken, yine bomba atar mermileriyle her dört mahalleye giden su şebekelerini de tahrip ederek mahalleleri tümden elektriksiz ve susuz bırakarak, halkın emsalsiz direnişini kırma yoluna gitti.

Komün yaşam direnişi büyüttü mrd-27-11-15-nusaybin-14-gun-izlenim22

Polisin mahallelere girmesi halinde katliam ve şiddet uygulayacağını iyi bilen mahalleliler, saldırılar yoğunlaşınca direnişi, komünlerle büyüttü. Direnişin 2’nci gününden itibaren tümüyle karanlığa gömülen mahallelerde önceden depoladıkları su ve erzakları hep birlikte tüketen yurttaşlar, ablukanın sürdüğü 7-8’inci günden itibaren bitme noktasına gelen erzak ve suları daha tedarikli kullanmaya başladı. Polis kurşunlarının hedefine girmeyecek güvenli bahçelerde yaktıkları ateşin başında pişirdikleri yemekleri yine bu güvenli noktalarda hep birlikte tüketen yurttaşlar, ateş üstünde ısıttıkları suyla da temizlik ihtiyaçlarını karşıladı. Artan yoğun saldırı altında birbirlerine kenetlenen ve hep beraber hareket eden yurttaşlar, ördükleri komünal direniş ağıyla polisin mahallelere girmesini engelledi.

Direnişin öncüsü kadınlarmrd-27-11-15-nusaybin-14-gun-izlenim19

Artan yoğun saldırılara karşı 7’den 70’e bütün yurttaşların direnişe geçtiği mahallelerde, bu direnişin öncüsü şüphesiz kadınlar oldu. Gündüz saatlerinden gece saatlerine kadar mahalle girişlerinde nöbet tutan çocuklarının hemen 20-30 metre gerisinde nöbete koyulan kadınlar, söyledikleri şarkı ve attıkları zılgıtlarla çocuklarının olduğu gibi tüm mahallelinin direniş kaynağı oldu. Mahallenin iradesini koruduklarını belirten ve mahalle girişlerinden ayrılmayan çocuklarını zor da olsa ikna edip dinlenmeye göndermeyi başaran kadınlar, ellerine geçirdikleri tenekeleriyle çocuklarının nöbet tuttuğu yerde nöbeti devraldı. Gelen her zırhlı araç sesi ve polislerce sıkılan kurşun seslerinin ardından çektikleri zılgıtlarla tüm mahalleye güç veren anneler, çaldıkları tenekelerle de devlet güçlerinin ağır silahlarıyla mahallere girmesini engelledi.

Moral kaynağı çocuklar

Günlerce süren yoğun saldırılar altında herkesin “yorulduğu” günlerde ise meydana mahalleli çocuklar çıktı. Yer yer sessizliğin hâkim olduğu anlarda ortaya çıkan bu çocuklar, 10-15 kişilik gruplar halinde sokak aralarında attıkları slogan ve çıkardıkları gürültülerle mahallelilerin moralini tazelerken, sokaklara yaydıkları gülüşlerle de savunulan iradenin masumluğunu ortaya koydular.

Gecenin katliam kokusunu ateşle yıktılar

Özellikle gece saatlerinde artan bomba ve kurşun seslerini şarkı ve zılgıtlarıyla bastıran yurttaşlar, katliam kokusunun yayıldığı gece saatlerinde “güvenli bahçeler”de yaktıkları ateşlerin etrafında kenetlendi. Farklı noktalarda yakılan ateşlerin başına 10-15 kişilik gruplar halinde oturan yurttaşlar, sağır edercesine gelen kurşun seslerine rağmen yaptıkları sohbetlerle insanı 1990’lı yıllarda yine bu mekanlarda gelişen tarihi direnişe götürdü.diha

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here