‘Öldürseler de Küçükarmutlu’dan gitmeyeceğiz’

Paylaş

Küçükarmutlu’da polis kurşunu ile yaşamını kaybeden Yılmaz Öztürk’ün babası Hüseyin Öztürk, “Çocuklarımızı öldürürlerse bu mahalleden gideceğimizi sanıyorlar. Bizi korkutmak istiyorlar. Hiçbirimiz bu mahalleyi terk etmeyeceğiz” diyor.

İstanbul’un Sarıyer ilçesi Küçükarmutlu Mahallesi’de 20 Şubat akşamı “karakola bomba attığı” iddiasıyla polis tarafından katledilen Yılmaz Öztürk’ü anlatan babası Hüseyin Öztürk, özel bir gıda şirketinde çalışan 20 yaşındaki oğlunun, eğlenmek için arkadaşları ile buluşmak için evden çıkışını ve bir daha geri dönmeyişini anlattı. Fabrika işçisi baba Öztürk, o geceyi, “Mahalleden arkadaşı ile iş çıkışı buluştular ve eğlenmeye gittiler. Saat 23.00’e geliyordu, oturdukları yerden kalkıp başka bir yere gideceklermiş. Sonra üzerini değiştirmek istemiş, kardeşi için bilgisayar almıştı, onu eve bırakıp çıkmış. Eğlenmeye gitmişler eve dönerken de polis vurmuş. Sokakta oturan tanıdıklar hemen ambulansı aramış, ambulans yarım saat gelmemiş. O sırada kan kaybından ölmüş oğlum” sözleriyle anlatıyor.

Küçükarmutlu’nun deniz gören bir yerinde bulunan Öztürk ailesinin evlerine başsağlığı için gelen ailelerden biri de yine polis tarafından katledilen 25 yaşındaki Dilek Doğan’ın ailesi. Öztürk ailesinin evinin hemen girişinde “Dilek Doğan’a adalet istiyoruz” pankartı asılmış ve iki aile de birbirleri ile dayanışma içinde.

‘Canlı bomba değilim’

Baba Öztürk, oğlunun hiçbir örgüt ile bağlantısı olmadığını, işini seven, Beşiktaş futbol takımına ve kardeşi Deniz Öztürk’e çok düşkün bir genç olduğunu anlatıyor. Oğlundan söz ederken zaman zaman gözleri dolan baba Öztürk, “Vurulup düşünce ‘Abi ben işten geliyorum canlı bomba değilim, ne yaptınız’ demiş, o kadar kibardı oğlum, orada bile ‘abi’ demiş” diyor.

‘Mahalleyi terk etmeyeceğiz’

Küçükarmutlu’ya yönelik polis baskınlarının, yoksul, emekçi halkın mahalleyi terk etmesi için yapıldığını düşünen baba Öztürk, Dilek Doğan’ın öldürülmesini de hatırlatarak, “Çocuklarımızı öldürürlerse bu mahalleden gideceğimizi sanıyorlar. Bizi korkutmak istiyorlar. Ben ailemle birlikte Tokat’tan 90’ların başında buraya göç ettim, burası için çok mücadele ettim. Hiçbirimiz bu mahalleyi terk etmeyeceğiz” ifadesinde bulunuyor.

Oğlunu öldürenlerin yargılanması için hukuki süreçleri başlattıklarını dile getiren baba Öztürk, son olarak şunları söylüyor: “Biz adalet talep ediyoruz. Bizim çocuğumuz canlı bomba değildi, hiçbir yere bomba atmamıştı. Eğer öyle ise alıp tutuklasaydınız, neden vurdunuz? Biz bu davanın sonuna kadar gideceğiz, adalet talebimizi sürdüreceğiz.”diha

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here