Anasayfa Dergi Ölmeden önce mutlaka izlemeniz gereken 16 isyan filmi

Ölmeden önce mutlaka izlemeniz gereken 16 isyan filmi

Paylaş
  • İsyan filmlerini sizinle paylaştığımız sinemanın belki de ücra köşlerinde kalmış birçok filmden 16 tanesini bu liste aracılığıyla sizinle paylaşmak istedik. Penguen danslarının haber diye izlettirilen bir ülkede, televizyonları açıp da bir film izlemenin ya da izlenesi bir film bulmanın zor olduğu aşikar. Bu nedenle yapılan araştırmalar göstermiştir ki birçok sinema sever online film izlemetepkisini gösteriyor. Böyle bir durumda bilgisayarın başına geçip, “Ne izlesem, Ne izlemeliyim” gibi sorularla izlenecek bir film arıyoruz. Biz de böyle durumlarda elimizden gelince çoğunu izleyip beğendiğimiz ve gözüne güvenip listeye aldığımız film tavsiyelerini listeliyoruz. İsyanda.org‘un hazırladığı isyan filmlerini izleyebilirsiniz. Diğer listelerimize de göz atmayı unutmayın. İyi seyirler.

 

1. Açlık – Hunger (2008)

Tecrit, tek tip elbise, işkence… IRA mahkûmlarının Maze Hapisanesi’ndeki battaniye ve yıkanmama protestosunun son adımı, tarihe geçecek bir açlık grevi olacaktır. 1981’de Bobby Sandsönderliğindeki direnişte, hukuki olarak adli suçlu konumuna düşürülen siyasi mahkûmlar, İngiliz hükümetine karşı bedenlerini siyasallaştırırlar. Sands ve Rahip Moran’ın açlık grevini tartıştıkları 17.5 dakikalık sahne ise sinema tarihine geçecektir. Zor hazmedilen filmlerden…

Açlık – Hunger (2008)

 

2. Kanlı Pazar – Bloody Sunday (2002)

Tarih 30 Ocak 1972; Kuzey İrlanda’da Derry’deyiz, insan hakları yürüyüşünün başlayıp ortalığın karışacağı gün. “Kanlı Pazar” olarak anılacak gün. Askerlerin 14 sivili katledişini anlatan Kanlı Pazar, İngiliz hükümetine olaylardan 30 yıl sonra yeniden soruşturma açtırdı. Hareketli bir el kamerasıyla belgesel tadında çekilmiş olması da filmin artılarından.

Kanlı Pazar – Bloody Sunday (2002)

 

3. Babam İçin – In the Name of the Father (1993)

Devlet sizi suçlu ilan ederse, masumiyetinizi kanıtlamak için elinizden ne gelirdi? Londra’da yaşayan Gerry Conlon, İngiliz hükümetinin yürürlüğe soktuğu yeni anti-terör yasasından birkaç gün sonra gerçekleşen Guildford Bar Bombalamalarından (1974) sorumlu tutuluyor. Conlon’ın yaşlı babası da suç ortağı ilan ediliyor. Sonuçta ülke çapında bir cadı avı başlatılıyor. Babam İçin, devlete masumiyetlerini kanıtlamak adına 15 yıl uğraşan baba-oğul ile amansızca kelle isteyen devlet, medya ve toplum üçgenini anlatıyor.

Babam İçin – In the Name of the Father (1993)

 

4. Özgürlük – Libertarias (1996)

General Franco liderliğindeki faşistler ile Cumhuriyet yanlısı birleşik sol İspanya İç Savaşı’nda karşı karşıya geldiğinde, kadınlar kendilerine cephe dışında biçilen rolleri reddettiler. Özgürlük, bir yandan anarşistlerin arasına sığınmak zorunda kalan rahibe Maria’nın kilisenin boyunduruğundan kurtuluşu ve özgürleşmesi ekseninde ilerlerken, diğer yandan ise kadınlık rollerini ve anarşist blokun tutumunu tartışıyor.

Özgürlük – Libertarias (1996)

 

5. Kurt – El Lobo (2004)

“Kurt” lakaplı İspanyol ajan Mikel Lejarza, 1970’lerde Bask Ülkesi ve Özgürlük Örgütü’ne (ETA) sızdı ve örgütün dengesini bozdu. Lejarza için verilen ölüm fermanının ardından bütün ETA üyeleri yanlarında onun adını taşıyan bir kurşun taşımaya başladı. Kurt, gizli servis tarafından kullanılan ve ortadan kaldırılmak istenen bir muhbirin odağında, İspanya’nın siyasi tarihine bir bakış sunuyor.

Kurt – El Lobo (2004)

 

6. Ülke ve Özgürlük – Land and Freedom (1995)

Liverpoollu işsiz genç komünist David, Franco’ya karşı direnen devrimci harekete katılmak için İspanya’ya gider. Ancak anti-faşistler ortak bir hedefte birleşemezler ve yaşanan iç savaş içinde bir iç savaş daha ortaya çıkar. Ülke ve Özgürlük, İspanya İç Savaşı sırasında faşizme karşı mücadeledeki stratejik hatalara göz atarken, Halk Cephesi’nin gerillalara düzenli ordu doktrini dayatışını da eleştiriyor.

Ülke ve Özgürlük – Land and Freedom (1995)

 

7. Baader Meinhoff Çetesi – Baader Meinhoff Komplex (2008)

Almanya tarihinde derin bir iz bırakmış olan ve erken dönemlerinde Baader-Meinhof Grubu (ya da Alman basınında Baader-Meinhof Çetesi) olarak bilinen RAF’ın etkin olduğu tarihsel süreci anlatan bir film. İsminden dahi egemenlerin bakışından çekilmiş bir film olduğu anlaşılıyor. Yine de başka kaynaklardan okunacak RAF tarihiyle birlikte izlenebilecek bir film. Çarpıcı eylem ve mahkeme sahneleri var.

Baader-Meinhof Çetesi

 

8. Günaydın Gece – Buongiorno, Notte (2003)

Bu film egemenlerin bakış açısını yansıtmakta. Film, Kızıl Tugaylar‘ın kendi içinde de önemli tartışmalara ve ayrışmalara neden olacak olan, Aldo Moro’nun kaçırılması ve daha sonrasında cezalandırılması eylemini anlatıyor. Kızıl Tugaylar’ın tarihinin okunup ardından filmin izlenmesi her açıdan faydalı olacaktır. Genç ve güzel Chiara görünüşte evi, işi ve arkadaşları arasında gidip gelen, sıradan bir hayatın oyuncusu gibi görünse de, aslında İtalyan siyasal tarihine damgasını vuracak olan Aldo Moro’nun cezalandırılması eyleminde yer alan kadrodan. Chiara’nın dahil olduğu Kızıl Tugaylar’ın, düzen politikacısı Aldo Moro’yu kaçırmaktaki amacı, belli bazı taleplerin karşılanmasıdır; bu talepler karşılandığı vakit eylem bitecek Moro da serbest bırakılacaktır. Fakat talepler karşılanmaz ve Aldo Moro cezalandırılır…

Günaydın Gece – Buongiorno, Notte (2003)

 

9. Pembe Çetesi – Gulaab Gang (2014)

Film, Hindistan’da pembe renkli geleneksel bir kıyafet olan sari giydikleri için “Pembe Çetesi”(Gulabi Gang) olarak anılan, “Öz savunma haktır!” diyen kadınların örgütlenişini anlatıyor. Film,Pembe Çetesi’nin kurucusu Sampat Pal Devi’den izin alınmadan çekilmiş olması, bu yüzden gerçekleri yansıtmaması ve bazı sahnelerin abartılı olması gibi gerekçelerle dava edildi.

Pembe Çetesi – Gulaab Gang (2014)

 

10. Sıkıyönetim – Etat de Siège (1972)

Sıkıyönetim, 1960-67 yılları arasında, Uruguay’da hükûmet karşıtı muhaliflerin işkence edilip mahkemeye çıkarılmadan hapsedildiği ve öldürüldüğü bir dönemde geçiyor. Güney Amerika’da uluslararası bir yardım kuruluşuna bağlı iyiliksever bir gönüllü olarak çalışan, ancak aslında gizlice askeri darbe planları ve polis teşkilatlarının eğitimiyle uğraşan bir FBI ajanının Uruguay’da Tupamarolar tarafından kaçırılışı ve yargılanışı anlatılıyor. Film oldukça çarpıcı sorgulama sahnelerine sahip…

Sıkıyönetim – Etat de Siège (1972)

 

11. V – V for Vendetta (2005)

“V” olarak bilinen maskeli bir adam, geleceğin totaliter rejimle yönetilen faşist İngilteresinde korkuyla sindirilmiş halkına egemenliği geri verebilmek adına şiddet eylemleri gerçekleştirmektedir. V İngiltere halkını, kendisiyle Guy Fawkes Günü olan 5 Kasım’da Parlamento’nun çevresinde buluşmaya davet eder, söyleyecek son bir sözü vardır…

V – V for Vendetta (2005)

 

12. Cezayir Savaşı – La battaglia di Algeri (1966)

Cezayir sorununa uluslararası ilginin artmasıyla birlikte Fransa’nın da askeri baskıyı artırması ve bunun üzerine FLN‘nin savaşı kentlere taşıma kararı anlatılıyor. Cezayir Savaşı, kent gerillaları üzerine çarpıcı bir anlatı sunuyor. Oyuncuların önemli bir bölümü bizzat o dönem mücadelenin içinde olan insanlar.

Cezayir Savaşı – La battaglia di Algeri (1966)

 

13. Ekmek ve Güller – Bread & Roses (2000)

Meksika sınırından yasa dışı bir şekilde Los Angeles’a geçen Maya, ablası Rosa’nın evine yerleşir. Rosa ona sendikasız ve güvencesiz işçi çalıştırılan bir şirkette temizlik işi bulur. Hizmet işçilerisendikası, Sam Shapiro’yu temizlik işçileri için adalet kampanyasını örgütlemek üzere görevlendirmiştir. Maya’ya kendini tutkulu bir dinleyici olarak sunan ve onu bu şekilde örgütlemeye çalışan Sam, ondan hoşlanmaya da başlayacaktır. Hasta kocasını düşünmek zorunda olan Rosa ise bu ilişkiye karşı çıkacaktır. İşçiler halkın desteğini sağlamak üzere çaba harcarken, şirket yönetimi de işçileri bölmeye ve akıllarını çelmeye çalışır.

20. yüzyıl işçi sınıfı hareketine damgasını vurmuş olan, filmin de konu aldığı grevin çıkışı, 1908 yılında New York’ta 128 kadın işçinin can verdiği bir fabrika yangından sonra kadın işçilerin“Ekmek de istiyoruz, Gül de!” sloganını atarak gerçekleştirdiği yürüyüş eylemine dayanır. 1908’deki ilk yürüş eyleminin ardından üç yıl sonra 1911’de, James Oppenheimer’in Ekmek ve Güller adlı şiirinden esinlenilerek oluşturulmuş olan slogan, Lawrence şehrinde örgütlenen tekstil işçilerinin eyleminde bir dönüm noktası olacak ve bu olay Ekmek ve Güller Grevi olarak tarihe geçecekti.

Ekmek ve Güller – Bread & Roses (2000)

 

14. Özgürlük Rüzgarı – The Wind That Shakes the Barley (2006)

Film, İrlanda’nın ulusal bağımsızlık hareketini konu alıyor ve 1920’lerde, yani İrlanda ulusalcısıSinn Fein’in, yeni İrlanda Parlamentosu’nda çoğunluğu kazanmasından iki yıl sonra başlıyor. Bu parlamentoda İngiliz hükûmeti temsil edilmediğinden, İngiltere İrlanda’ya daha fazla asker göndermeye karar veriyor. Özgürlük Rüzgarı, savaşın insafsızlığını her iki taraf açısından da ele alıyor – insanların yabancı bir işgal ordusuyla nasıl savaşmak zorunda kaldıklarını ve böyle bir mücadelenin köklü değişiklikler yapılmadığı sürece neden kendi başına yetemeyeceğini anlatıyor.

Özgürlük Rüzgarı – The Wind That Shakes the Barley (2006)

 

15. Yağmuru Bile – Tambien la Lluvia (2010)

Takıntılı idealist Sebastian, Kristof Kolomb’u konu alan bir film çekmekte ısrarcıdır. Farklı bir açıdan bakmak suretiyle Kolomb’un kahramanlık mitini tersine çevirecek, açgözlülüğünü ve vahşi eğilimlerini ortaya koyacaktır. Bolivya’daki çekimler sırasında, Kolomb’dan 500 yıl sonra, toplumsal huzursuzluk patlama noktasına ulaşır. Halk en temel hayatî madde olan su için savaşmaya başlamıştır.

Yağmuru Bile – Tambien la Lluvia (2010)

 

16. Mogadişu – Mogadischu (2008)

Film, 18 ekim 1977 yılında gerçekleşen tarihi bir uçak kaçırma olayını anlatmaktadır. Almanya’ya ait Lufthansa havayollarının 181 no’lu yolcu uçağı, içindeki 80 alman yolcu ve mürettebatıyla birlikte seyir halindeyken, Almanya’da tutsak bulunan RAF militanlarıyla dayanışma için FHKC (Filistin Halk Kurtuluş Cephesi) tarafından kaçırılır. Devrimci militanların sıradan suçlular gibi gösterilişi bu filmde de yinelenmektedir; bu yüzden RAF ve FHKC tarihine bakıldıktan sonra sonra izlenmesi konuyu daha anlaşılır kılacaktıMogadişu – Mogadischu (2008)

Kaynak: isyandan.org

PressHaber

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here