Anasayfa Köşe Yazıları Önder Bayram yazdı:Kadına Yönelik Vahşet ve 8 Mart

Önder Bayram yazdı:Kadına Yönelik Vahşet ve 8 Mart

Paylaş

 

Kadına yönelik şiddet vakaları her geçen gün katlanarak büyümekte ve vahşet haline gelmekte. Gün geçmiyor ki, bir yerlerden geleceği karartılmış, paramparça edilmiş kadın bedenleri ile karşılaşmayalım.

Kadın cinayetleri, tecavüz ve şiddet gelinen noktada Türkiye’nin en acil sorunudur. Bu vahşet hali birkaç gün üzülüp, sosyal medyadan mesajlar yazarak, bir iki cılız protesto eylemi ile lanetleyip, sonradaikiyüzlü hayatlarımıza geri döndüğümüz bir durum olmaktan çıkarılmalıdır.

Özgecan ve her gün yenileri eklenen cinayetler işlenmeye devam ederken, bizler kendi steril hayatlarımıza devam mı edeceğiz. Bu samimiyetsizliği daha ne kadar sürdürebiliriz.

Kadınların öfkelenmek, erkeklerin lanet olsun, vallahi ben o erkeklerden değilim demenin dışında bir şeyler yapmasının zamanı gelmedi mi hala.

5393 sayılı belediye yasası, nüfusu 50 bin ve üzeri olan yerlerde belediyelere sığınma evi açma yükümlülüğü getirmekte. Kadınların %42 sinin şiddet gördüğü bir toplumda 50 bin olan sayının 5 bin olması talep edildiği halde bırakın 5 bini, nüfusu 50 binden fazla olan belediyelerin bile çoğunda sığınma evleri açılmamış durumdadır.

Kadına yönelik şiddet, sadece kadınların konuşacağı bir sorun olmaktan çıkmalıdır.

Kadınlar sorunun konuşulduğu alanlarda ve protesto eylemlerinde haklı olarak, erkekleri istememekte, bütün erkekleri bir şekilde erkek egemen ataerkil kültürün bir parçası olarak görmektedirler. Bu elbette yanlış değildir. Ancak bu bakış açısının gelinen noktanın acıtıcılığı karşısında sorunu çözme noktasında ne kadar işlevsel olduğu sorgulanmalıdır.

Cinayetleri durdurmak için topyekün seferberlik

Kadına yönelik şiddet, başta kadınlar olmak üzere siyasetin, devletin, hukukun, kültürün ve erkeklerin en ertelenemez sorunudur.

Üstelik kadına yönelen şiddetin, etnik kimliği, mezhebi, sağı, solu yoktur. Şiddet hiçbir kimlik, din, millet, mezhep, ‎sınıf ve düşünce ayrımı yapmamaktadır. Şiddetin iki tarafı vardır, Erkekler ve kadınlar.

Bu durum, şiddeti durdurmak için bir fırsata dönüştürülebilir. Cuma hutbelerinden din adamlarının ortak çağrı yapmasına, sendikalardan, üniversitelere, partilerin ortak açıklama yapmasından, iş insanlarından mali destek sağlanmasına, belediyelerden meclise kadar, sağcısından solcusuna, dindarından dinsizine bir dizi eylem ve çaba bir araya getirebilir.

Cinayetleri durduracak, kadınların güçlenmesi ve dayanışmasını yükseltecek, evde okulda, sokakta, kadınların yalnız olmadığını gösterecek bir çığlık, somut önlemler alınması için önemli bir baskı unsuru oluşturulabilir.

8 Mart’ta 1 milyon kadın Ankara’da

8 Mart’ta 1 milyon kişiyi Ankara’da buluşturmanın yolu, öncelikle sorunun kadın hareketinin ve solcuların derdi olduğu algısını değiştirmekten geçiyor. Bunu başarabilir ve sorunu toplumsallaştırabilirsek çözüm yönünde daha büyük adımlar atılabilir. Bunun için de öncelikli görev sanırım yine kadın hareketine ve sola düşüyor.

Belediyelerden başlayarak yukarıda andığımız bütün kesimlerle görüşülerek destek istenebilir ve Türkiye’nin her köşesinden gelen kadınlarla cumhuriyet tarihinin en kitlesel vicdan ve adalet talebini 8 Mart’ta Ankara’dan yükseltebiliriz.

Önder Bayram

 

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here