Anasayfa Kültür-Sanat Kemal Sağlam dan Şiir: Masallama

Kemal Sağlam dan Şiir: Masallama

Paylaş

     

”Jandarma daima nesirde kalacaktır

Eşkiyalar silahlarını çapraz astıkça türkülerine

Ve bu dağlar böyle eşkıya güzelliği taşıdıkça”

Cemal Süreya

 

MASALLAMA

Taşlarla avcıyı yerinden eden

Bir bahçenin ilgili güllerini topluyorum.

Küçük aşklarımı kim fark eder yoksa

Yorgun düşüp kavuşmayı ertelemesem.

 

Çok görünesim var uyku sonların da

Dalında duran limon renginde

Beni dudaklarımın büyüttüğüne eminim

Korkuyorum zamanın açık kapısından.

Yüreğimin eskittikleri olmasa

 

Hangi tiren yalancıdır

Hangi tren renklidir tünellerde.

Bir şeyler olmalı

Her ağacın yapraklarındaki

Farklı ezgiyi duyan,birileri olmalı.

Yoksa nasıl biter peri kızı masalları.

 

Üç kere adını çağırdığım da

Üçünde de geri bak.

Duvar saati gibi düz olalım.

 

Gerdan güzelliğini unut.

Tek bir elma var düşmesini umduğum

Kaçmak istersen ucuzundan tanı

İnatla görünmek istenen yüzleri

Aç ve kapama yüzlerini

 

Bir şiir biriktiriyorum

Öyle durmadan kendi gezen bir şey değil

Günleri yok aynası yok

Kolları bol düğmeli çeket hiç değil

Zincirsiz zehirsiz ayakkabıları pis

Ama bıyıklı bulmaca gibi

 

Önceleri sorularla başlayan dergiye gönderdim

Mermer bir masanın üstün de unuttular

Sonra ne  oldu bilmiyorum

Bir salkım kopardım

Bütün zincirler ayaklandı

Bütün zehirler tabib

Şimdi bıyıksız bir adamım

Ayakkabıların da kılıf var.

 

Tedirginlik bir çiçek sapı

Elime nasılda yakışıyor

Kaç yıl oldu bunu taşıyalı

Kaç yıldır ilgileniyorum karanfil doğumlarıyla

Belki beraber doğduk pespembe

Bir varmış bir yokmuş gibi devler ülkesinde

 

Devanaları memelerini sırtlarına sarmış

Evlerinin önünü süpürüyorlar

Üç kere adındı çağırdığımda

Üçünde de geri bak

Kapı eşiklerine taş olalım

 

Kesilen güneş yine taranıyor çocuk yüzlerin de

Ben yokum hem de düğün günü

Sarışın şehvetler düzeltti yine saçlarım

Güvendiğimde annem

Unuttuğu iğnelerini topluyordu sedefli

Koleksiyonuna.

Ağır ağır bir tasvir uçurdum

Önemsemez hale gelirken geçmiş.

Yenisi yok artık kasvetin,sonsuzluğun

Tozlu halı altlarına giriyor bulutlar.

 

Önce çerçeveleri unuttum

Sonra…

Bir çivi bile bulamadım

Modasına uygun lekelere

Oysa günlerdir tarih okuyordum

Geçmişin gece olduğunu bile bile

Sabahlar şimdiye uygun.

 

Üç kere adındı çağırdığımda

Üçünde de geri bak

Bütün renklere geç kalkalım.

 

O sevimsiz yolcular, değersiz gündoğumları

Solmak mı,yapışmak mı,dört yol mu

Beklemek mi,dikkat mi,tedirginlik mi

Sığ kahverengilerde oyalanan bir balon giz

Her gören başka bardaktan doldurmuş

Zatenleri

 

Yıkılmış ayin tamircisi,kuş yerine yüreğimde

Havalanan

Niye oturuyorum rengini bilmediğim

Dönemeçlerde

Var mı bir nedeni unuttuğum günlerin.

Gösteri avındayım kadın hayaletlerde

Kim bana dokunacak hiç eksilmeden.

Sessizlik,sessizlik anından başka ne ki

 

Üç kere adını çağırdığım da

Üçünde de geri bak

Yok olalım

 

Kemal Sağlam

 

 

 

Paylaş

1 Yorum

  1. Sevgili Kemal, öykün de gerçekler kadar iç burkuyor. Öykün için de kurduğun güzel dostluklar için de tebrik ederim. 301, 657, 6545 sayılar konuşunca halkımız susuyor. Sayılarla kafa bulandırıp gerçekleri görmezden gelenleri, yaşayan hatıraları, Soma’yı, köyü, köyün küçük Kemal’ini öykünde yaşatıyorsun okurlarına.. Eline sağlık. Not: Dedenden belliymiş ne olacağın hoccam:)

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here