Özgür Efe DaRbEdEyİ yazdı

Paylaş

 

Darbe girişiminin arka planı belliki daha sonra ortaya çıkacak .Siyasi sonuçları Türkiye’nin geleceğini nasıl etkileyeceği  önümüzdeki günlerde biraz daha netleşecektir. Siyasi iktidarın tutumu burada çok önemli.  Demokrasiyi güçlendirmek için bir fırsat olarak mı değerlendirecek, yoksa uyguladığı saray diktatörlüğünü güçlendirmeye meşru zemin olarak mı değerlendirecek. Erdoğan darbe girişimini kendileri için ‘’Allah’ın bir lütfü’’ olarak gördüğüne göre yönelimi de kendini ele veriyor. 7 Haziran sonrası sarayın izlediği politikalara bakılırsa demokrasiyi tercih etmesi çok zor görünüyor.

Evet, 15 Temmuz akşamı darbe girişimi olarak gündeme düşen haberlerin, toplumsal tedirginliği artırdığı bir gerçek. Nasıl yönetileceği belli olmayan kaos dönemleri insanları tedirgin eder.AKP’ye oy vermiş kesimler iktidar olanaklarını kaybetme kaygısı  taşıdı. Yeniden eski rejimin kendilerine uyguladığı kısıtlamalar akıllarına geldi. Erdoğan’ın yarattığı gerginlik politikalarının zayıfladığı bir dönemde yok edilen demokrasiye sarılma illüzyonu ile kitlelerin sokağa dökülmesinin önü açıldı.Tayip Erdoğan’ın muhalifleri bir taraftan Erdoğan’ın gitmesini arzu etti bir taraf tanda darbeyi destekler duruma düşmek istemedi. Burada dikkat çekici olan Ergenekon davası sanıklarının bir bütün olarak ordudaki darbe girişiminde bulunan askerlere karşı açık tavır aldılar. Yani AKP ile önceden sağladıkları ‘’mutabakata’’ sadık kaldılar. Böylelikle geçmişte darbe girişimciliğinden yargılananlar bu defa darbeye karşı çıkmış oldu.  Bu durum İktidarı ele geçirme kavgası devlet içerisindeki fraksiyonların yeni saflaşması olarak değerlendirmek yanlış olmaz sanırım. Ergenekon davalarında önemli rol oynadığı bilenen cemaat bu kez kendisi darbeyi destekleyen duruma düştü.İktidar blokunda çatlağın derinleşerek devam ettiği yeni bir döneme girilmiş durumda.

Darbe girişiminin hikayesi önümüzdeki süreçte çok tartışılacak. Bugünden söylenenler tam yerine oturmaya bilir. Son siyasal gelişmelerin hızlı bir şekilde gündemi değiştirdiği günleri hatırlarsak bazı  kesin olmayan kuvvetli ihtimallerin sorularını ortaya atabiliriz. Doğal olarak Bu sorular cevaplarını da içinde taşır. Hükümletin dış politikadaki hızlı manevrası, Ortadoğu’daki kaybolan itibarını yeniden kazanmaya çalışması, dışlanmış dış politikadan uzlaşmacı dış politikaya geçiş sürecinin hızlanmasının anlaşılamayan nedenlerinin bugünlerle bir bağlantısı varmı?

İzmir’de devam eden casusluk davası kapsamında ordu içerisinde birçok üst düzey subayın gözaltına alınmasının kararı kamuoyuna yansımamakla birlikte, gözaltı listesi  ilgili subaylar tarafından biliniyor muydu?

Bu subayların ordu içerisindeki hareketliliği, tedirginliği istihbarat tarafından gözlemlenmemesi mümkünümü?

Siyasal sonuçları hesap edilerek yeni bir toplum mühendisliği senaryosu ile darbe girişimine kontrollü göz mü yumuldu?

 

Demokrasi güçlerinin gerçekleştirdiği Haziran direnişine karşı sert tutum alan siyasi iktidarın devlet güvencesi  ‘’ile’ ’taraftarlarını 15 Temmuzdan itibaren sokağa dökmesi, kaybedilen itibarın kazanmasını sağlayacak mı ? Hep birlikte önümüzdeki günlerde göreceğiz.Faşist darbeyi planlayan Gülen cemaatının  İslamcı cemaatler içerisinde önemli bir yeri vardı.Darbeye karşı sokaklara dökülenlerinde önemli bir kesimi başka cemaatlara mensup kişiler ,sokak hareketlerinin arka cephesi camiler,ve AKP li belediyeler olarak görülüyor.Siyasi iktidar olaya hakim olamadı damı sokak hareketlerini teşvik ediyor .?

Bu sorular başta da ifade ettiğim gibi cevapları içerinde zaten olan sorular. Devrimci demokrat güçlerin darbelere destek vermesi, darbelerden medet umması düşünülemez. Bu nedenle önümüzdeki dönemde senaryoların bir parçası olmadan demokratik birlik hareketini güçlendirerek  ve hızlandırmamız gerekmektedir.

İşimizin zorlaştığını bilerek hareket etmek umudu kaybetmemek  bizim işimizdir.

 

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here