Anasayfa Haber Perihan Mağden yazdı:Lahey’se Lahey!

Perihan Mağden yazdı:Lahey’se Lahey!

Paylaş
Perihan Mağden

Davutoğlu; kırmızı  yanakları, yüzünden hiç eksik olmayan gülüşüyle, bana hep aferin bağımlısı / sınıf birincisi, gayretkeş bir ilkokul öğrencisini hatırlatıyor!

1 nevi Cin Ali!
Arap Baharı’nın rüzgârlarıyla ziyarete gittiği ülkelerde şak şak şak şaklanan, gördüğü alaka ve hayranlıkla egosunun yelkenlerini gönlünce şişiren Erdoğan’ın Osmanlıcılık Hayallerinin müsebbibi de, Davutoğlu aynı zamanda.

Büyyyük Hoca muamelesi görüyor, (sözümona akademik) tezlerinin üstüne kelam edilemiyor İslamcı cenahta.

Şimdi çocuk havalı bu büyük ”doktor”; Frankenstein’ınını nasıl teskin edip, şatosuna sığdıracağını, düşünüp dursun bakalım.

Gülümseyerek, ne olursa, kaç can giderse gitsin gülümseyerek elma elma.

Çıksın işin içinden, canavarını zapturapt altına alabiliyor mu, görelim çabalamalarını.
İmkânı olmasa da.

Kobane Eş Başbakanı Enver Müslim ”IŞİD’e yardım eden ülkelerin, kurumların, kişilerin Lahey’de yargılanmasını istemek üzere, komisyon kurduklarını” açıkladı.

”Türkiye’de bize destek olan arkadaşlarımız var, ama katliamın içinde olanları da açıklamak boynumuzun borcu,” diyor Cumhuriyet’te Celal Başlangıç‘a verdiği mülakatta.

Ben de: ”Lahey’se Lahey!” diyorum.
Bu denli tehlikeli bir coğrafyada, her türlü yarayı kaşıyarak, Neo-Osmanlı hayalleriyle Dimyat’a cihata gitmeyi düşlerken, evdeki / Suruç’taki / Diyarbakır’daki çocuklarımıza kast edenler, bu yaptıklarının hesabını versin; vermeliler!

Tolga Tanış 19 Temmuz’da Hürriyet’teki köşesinde pırlanta değerinde bir yazı yazdı Reza Zarrab‘ın babası Hossein Zarrabüstüne.

”BU kişiler petrol ve doğalgazı satmak, İran Merkez Bankası’nın para hareketlerini sağlamak için, 100 milyarlarca dolarlık DEVASA bir kayıtdışı ekonomi yarattılar, ” diyor Tanış.

Şu an İran’da müebbet hapiste olan Babek Zencani, onun görünen yüzü Reza Zarrab ve Ahmenijad’ın yakınlarından baba Zarrab’la ilgili.

Yani, çikolata kutularına yerleştirilen on binlerce dolarlar, yüz binlerce yuro değerinde pahalı saatler, ancak makineler yardımıyla sayılabilen tüm o ucu bucağı bilinemez rüşvetler, İran’a uygulanan ambargonun ayağı.

Finans olmadan terör olmaz.
”Bu kayıtdışılık, bölge ülkelerini rüşvet bataklığına sürüklediği gibi, IŞİD gibi yasadışı örgütlerin de faydalanabileceği kontrol dışı bir finans düzeni yarattı,” diye devam ediyor Tanış.

IŞİDin yaratıklandırılmasında maddi ve manevi çıkarı olanların, Lahey’de yargılanması mutlaka söz konusu olacak bir gün.

Büyük Ortadoğu Rüyası görenler, aynı zamanda bal tutup parmağını yalayanlara da müthiş bir rüşvet kapısı açtılar,

akıl almaz ölçülerde kara paraları, topraklarımızda (semirmeleri karşılığında da) ağırladılar!

Bu yüzden de, 17 Aralık’ta açılan kutunun, ne kadar üstüne otursa azdır Başkan!

Ve saraydan çıkmadan, ısrar, inat ve kararlılıkla, o kutunun üstünde oturmak istemesi, son derece  mantıklıdır.

Şimdi anlaşmalara imza atan, IŞİD’le var gücüyle savaşan, dahası bu kayıtdışı pislik ekonomisinden tamamen sıyrılmaya kararlı bir İran söz konusu.

Afganistan’laşan bir Irak dibimizde. Ve IŞİD tabii ki bize de sıçrayacaktı, en pis haliyle sıçradı; bundan doğalı var mı?

Büyük Doktor kılıklarında, hadlerini aşan bir (ve hatta birkaç ) canavar yaratmış Müsibet Muhterisler, bu deneyciliklerinin hesabını vermek zorunda.

Lahey’se Lahey!
BU dünyada.

t24

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here