Anasayfa Forum Roboski’de Cezasızlığın Altıncı Yılı

Roboski’de Cezasızlığın Altıncı Yılı

Paylaş

Roboski katliamının üzerinden altı yıl geçti, dava açılmaması bir yana, sorumlular dahi tespit edilmedi.

Bu süre içerisinde yakınlarını kaybedenlerin resmi olarak karşı karşıya kaldıkları tek işlem, kurdukları derneğin Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılması oldu. Kapatılan Roboski-Der’de çocukların yaptıkları resimlere de el konuldu.

TIKLAYIN – Kapatılan Roboski-Der’de Çocukların Yaptıkları Resimlere de El Konuldu

Diyarbakır’daki Roboski anıtı kaldırıldı; ailelerin avukatı, Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi öldürüldü; katliamda kardeşi ile dokuz yakınını kaybeden HDP Şırnak Milletvekili Ferhat Encü de halen tutuklu.

TIKLAYIN – TAHİR ELÇİ, KUŞKONAR’DAN ROBOSKİ’YE MAĞDURLARIN AVUKATI

Şu anda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşınmış olan katliamın ardından yaşananları derledik.

Cenazeleri battaniyelere sarıp katırlarla taşıdılar

Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) bağlı savaş uçakları, Ortasu Köyü’nün sınır bölgesini bombardımana tuttu. 28 Aralık 2011’de akşam 23:00 civarında meydana gelen olay, ertesi sabah duyuldu.

Şırnak’ın Uludere ilçesindeki Ortasu/Roboski ve Gülyazı/Bujeh köylerinden 28’i aynı aileden 34 kişi savaş uçaklarının bombardımanıyla öldürülmüştü.

bianet’e konuşan Uludere Belediye Başkanı Fehmi Yaman olay yerini şöyle anlattı:

“Köylüler Irak’tan malzeme alıp geri geliyorlarmış. Dönerlerken önleri kesilmiş, köye gitmelerine izin vermemişler. Onlar geri dönüş yolundayken uçak bombalamış. Kurtulan bir kişi var. Parçalanmış cesetler var. Bulunmayan parçalar var, cesetlerin çoğu yanmış. Patlama sırasında kaya altında kalan cesetler var. Olay yerindeki cesetler insan gücüyle çıkartılamıyor. Dozerler, kepçeler getiriliyor, kayaları kaldıracaklar.”

Yakınları cenazeleri kendi imkânları ile bir araya getirdi, battaniyelere sardı, katırlar üzerinde köylerine taşıdı.

Dönemin Başbakanı Erdoğan askere teşekkür etti

Bombardıman öğle saatlerinde Genelkurmay Başkanlığı’nın resmi internet sitesinden doğrulanana dek yaygın medya haberi vermedi.

Ancak dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ilk açıklamasında yine de medyaya tepki gösterdi, askere teşekkür etti: “Genelkurmay Başkanı ve komuta kademesine bu konudaki hassasiyeti nedeniyle medyaya rağmen teşekkür ediyorum.”

Dönemin AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik “Uludere bir operasyon kazasıdır” açıklamasını yaptı.

“Sınır ticareti yıllardır karakolun bilgisi dahilinde”

30 Aralık’ta İnsan Hakları Derneği (İHD) ile İnsan Hakları ve Mazlumlar için Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) heyeti köylere ulaştı.

Köylülerin sınır ticareti yaptığından askerlerin haberdar olduğunu açıkladılar: “Hayatlarını kaybedenler mazot ve gıda maddeleri üzerinden sınır ticaretiyle uğraşıyordu. Sınır ticareti yıllardır karakolun bilgisi dahilinde yapılıyor. Özellikle son bir ayda karakol sınır ticaretine kolaylık ve müsamaha da tanıyordu.”

Bombardımanın gerçekleştiği bölgede inceleme yapan insan hakları örgütlerinin bir hafta sonra yazdığı raporda da olaydan sonra hiçbir resmi kurumun yaralıları ve cenazeleri almak için harekete geçmediği, bu gecikmenin bazı yaralıların kan kaybından veya donarak ölmelerine yol açtığı bilgisi yer aldı.

Askerlere “sınır ticaretine göz yumma” soruşturması

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca, bombardımanla ilgili soruşturma başlatıldı.

Şırnak Valisi Vahdettin Özkan, Gülyazı Alay Komutan Vekili Albay Hüseyin Onur Güney’in görevden alınması için İçişleri Bakanlığı’na başvurdu. 8 Ocak 2012’de Albay Güney açığa alındı.

17 muvazzaf askere ise “sınır ticaretine göz yumdukları” gerekçesiyle görevi ihmalden soruşturma açıldı.

Roboski soruşturmasına ise gizlilik kararı getirildi.

Meclis komisyonu raporu soruları cevapsız bıraktı

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nda Uludere Alt Komisyonu kuruldu, ilk toplantılarını 12 Ocak 2012’de yaptılar. 16 Şubat’ta da heron görüntülerini izlediler.

Görüntülerle ilgili konuşan CHP Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir, “Dehşete düşerek izledik. Çünkü olayın başından sonuna kadar her karesi, bu insanların kaçakçı olduklarını gösteriyor. Yanlarındaki katırlarla oldukları çıplak gözle görünüyor” dedi.

Milli Savunma Bakanlığı komisyona sunduğu raporda, Diyarbakır Özel Yetkili Savcılığın ve Uludere Sulh Ceza Mahkemesi’nce konulan gizlilik kararını gerekçe göstererek sorulara yanıt vermedi.

Meclis Uludere Alt Komisyon Başkanı AKP Ordu Milletvekili İhsan Şener, 34 kişinin ölümüyle sonuçlanan olayda Genelkurmay’ın talimat vermiş olabileceğini açıkladı.

Alt komisyon raporu bir yıl sonra, 27 Mart 2013’te onaylandı. Dönemin Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, Uludere Alt Komisyonu’nun raporuna koyduğu muhalefet şerhinde, raporun soruları cevapsız bıraktığını açıkladı.

Savcılık görevsizlik kararı verdi, dosya Genelkurmay’da

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, Roboski katliamıyla ilgili soruşturma dosyası hakkında 12 Haziran 2013’te görevsizlik kararı verdi ve dosyayı Genelkurmay Askeri Savcılığı’na gönderdi.

Savcı dosya kapsamında 1,5 yıldır sadece Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Genelkurmay Başkanlığı başta olmak üzere kurumlara yazı yazarak belge istemişti.

Öldürülen Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin de aralarında bulunduğu Roboskili ailelerin avukatları, görevsizlik kararına ve dosyanın askeri savcılığa yollanmasına itiraz etti.

İtiraz dilekçesinde, “ihmal veya taksirle değil, öldürülen sivillerin ‘kasıtlı’ biçimde savaş uçakları tarafından bombalandığı” ifade edildi: “Ölenlerin, sadece o akşam değil on yıllardır bölgede başka bir geçim kaynakları olmadığı için, sınır ticareti yapan köylüler olduğu herkes tarafından bilinmektedir.”

İHA Yüzbaşısı: “Kaçakçı olduklarını değerlendirmiştim”

2. İnsansız Hava Aracı (İHA) Filo Komutanlığı’nda “uçucu” olarak görev yapan ve olay günü İHA’yı kontrol eden Yüzbaşı Duran İspir, olayın başından itibaren görüntülerdeki kişilerin “kaçakçı olduğunu değerlendirdiğini” söyledi.

İspir, 27 Kasım 2013’te askeri savcılığa verdiği ifadede, görüntülerdeki kişilerin yol boyunca İHA alçak irtifada uçtuğundan sesini duymuş olmaları gerekirken düzenlerinde bir değişiklik olmadığını belirtti: “Bu durum klasik terörist harekât tarzıyla uyuşmuyordu. Teröristler İHA sesi duyduklarında ya hareket etmeden beklerler ya da ısılarının algılanmasını engelleyecek yerlere saklanırlar.”

Yaklaşan gruba top atışı yapılmasına da “geçmişteki tecrübelerine binaen güvenilir olmadığı, kötü sonuçlar doğurabileceği” gerekçesiyle karşı çıktığını ve bunu Filo Komutanı Binbaşı Şahin’le de paylaştığını söyleyen İspir, “Nihayetinde bizden grubun lazerle işaretlenmesini istendi. İşaretlemeyi yaptım. Uçaklar taarruzlarını gerçekleştirdiler” dedi.

Genelkurmay dosyayı kapattı: Davaya gerek yok

Roboski katliamını soruşturan Genelkurmay Askeri Savcılığı, “kovuşturmaya (davaya) yer yok” kararı verdi.

Kararın gerekçesi şöyle açıklandı: “TSK personelinin bahsi geçen TBMM ve Bakanlar Kurulu kararları çerçevesinde kanunun emrini icra kapsamında kendilerine verilen görev gereklerini yerine getirdiklerini, görevi yerine getirirken kaçınılmaz hataya düştükleri, dolayısıyla eylemleri hakkında kamu davası açılmasını gerektiren sebep bulunmadığı anlaşıldığından…”

Tahir Elçi bianet’e yaptığı açıklamada, “böyle bir kararın hukuka aykırı ve kabul edilemez olduğunu” söyledi: “Böyle bir karar bizim için sürpriz olmaz. Olayda sorumluluğu bulunan kurumun bünyesinde yer alan askeri savcılık tarafından, soruşturmanın objektif tarafsız ve adil yürütülemeyeceğini söylemiştik.”

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da Genelkurmay Başkanı Necdet Özel ile ilgili Roboski katliamı soruşturmasında da “kovuşturmaya yer olmadığına” karar verdi. Özel hakkında “adli yargılamayı etkileme” ve “soruşturmanın gizliliğini ihlalden” suç duyurusu yapılmıştı.

Mağdurların ailelerinin Genelkurmay Askeri Savcılığının takipsizlik kararına itirazı da reddedildi.

Roboskili aileler 18 Temmuz 2014’te Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yaptı.

AYM başvurusunda resmi özür talep edildi

Yüzlerce avukat, 18 Temmuz 2014’te Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuru yaptı. Anayasa Mahkemesi’nden Anayasanın “Kişinin Dokunulmazlığı, Maddî ve Manevi Varlığı” başlıklı 17. maddesinin üç fıkrasının ihlal edildiğine karar verilmesini talep ettiler.

Ayrıca en üst düzey yetkililerin başvuruculardan resmi özür dilemesi, takipsizlik ve  takipsizliğe itirazın reddi kararının kaldırılması, öldürme olayı nedeniyle sorumluluğu doğabilecek Bakanlar Kurulu’nun, tüm askeri ve mülki yetkililerin yargılanmasının sağlanması için dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesi talep edildi.

Adalet Bakanlığı, Robosoki katliamıyla ilgili Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvuru kapsamında görüşlerini sundu. Görüşte, “Bakanlığımız olayın meydana gelmesinde etkili olan ‘kaçınılmaz hata’nın tespitinin yapıldığını belirtmek ister” ifadesi yer aldı.

AYM reddetti, bir üye şerh düştü: “Aşırı şekilci”

Anayasa Mahkemesi (AYM) Roboski katliamı mağdur ailelerinin yaptığı başvuruyu 26 Şubat 2016’da reddetti.

Mahkeme, dosyayı “görüşmeye bile değer görmeden”, sadece üç başvurucunun avukatı olan Nuşirevan Elçi’nin vekaletnamesini iki gün geç göndermiş olması nedeniyle bu kararı aldı.

AYM’nin gerekçeli kararı 23 Mart 2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı.

Gerekçeli kararda, Anayasa Mahkemesi üyesi Osman Paksüt’ün şu şerhi yer aldı:

“Anayasa Mahkemesinin İkinci Bölümü tarafından 24 Şubat 2016’da yapılan toplantıda, dosyanın incelenebilmesi için gerekli ve temel nitelikteki belgelerin süresinde verilmediği ve geçerli bir mazeret de sunulmadığı gerekçesiyle başvurunun, diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin reddine oyçokluğuyla karar verilmiştir. Başvurunun reddine ilişkin karara, sürenin geçirilmiş olmasının ve mazeretin kabulünün aşırı bir şekilcilikle incelenip incelenmediği noktasından tereddüt duyduğumdan katılmamaktayım.”

Bazı sorumlular tutuklandı ama katliamdan değil

15 Temmuz darbe girişiminin ardından, Roboski dosyasının sorumlularından askerlerden bazıları tutuklandı.

Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı’nın takipsizlik kararında adı geçen şüpheliler Jandarma Sınır Tümen Komutanı Tümgeneral İlhan Bölük, Jandarma Asayiş Kolordu Komutanı Korgeneral Yıldırım Güvenç, 2. Ordu Komutanlığı İstihbarat Başkanı Albay Aygün Eker, 2. Ordu Harekât Kurmay Başkanı Tuğgeneral Halil Erkek ve 2. İstihbarat Analiz ve Değerlendirme Daire Başkanı Tuğgeneral Ali Rıza Kuğu’ydu. Bu kişilerden Yıldırım Güvenç, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Lojistik Komutanı iken 15 Temmuz darbe girişiminin ardından tutuklandı, Halil Erkek ise 8’inci Mekanize Piyade Tugay Komutanı iken son YAŞ kararıyla emekliye ayrıldı.

Ancak medyada “Roboski’nin paşaları FETÖ bağlantılı çıktı” şeklindeki haberlere de rağmen, katliamla ilgili soruşturma dosyası tekrar açılmadı, askerler Roboski’yle ilgili sorgulanmadı.

Son durak: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi

Roboski katliamı mağduru 281 başvurucu, yaşam hakkı ihlali başta olmak üzere hak ihlalleriyle ilgili 23 Ağustos 2016’da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuru yaptı.

TIKLAYIN – ROBOSKİ KATLİAMI 281 BAŞVURUCU İLE AİHM’E TAŞINDI

İç hukuk yolları tükendiğinden yapılan başvuruyla ilgili AİHM’deki hukuk yollarının tükenip tükenmediğine dair karar bekleniyor. (AS)

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here