Anasayfa Haber Sami Evren yazdı : Bulantı

Sami Evren yazdı : Bulantı

Paylaş

Sabah çok erken kalkarım, bunun nedenini bilmiyorum. Kimilerine göre yaşlandıkça uyku azalıyor, kimilerine göre iç huzursuzluk. Her ikisi de mevcut olduğundan teşhisin hangisi doğru bunu söyleyemeyeceğim.

Sabahın alaca karanlığının son perdesinde genellikle eski Türkiye filmlerini izlerim. Vahi Öz,(Horoz Nuri) Erol Taş, Kemal  Sunal, Adile Naşit, Münür Özkul . Gençliğimde izlediklerimi mi hatırlarım, yoksa kaybolan ‘iç’ huzurumu bu filmlerde ararım? Neyse sonuçta sabahları böyle yapıyorum. Sonra internetten gazetelerin birinci sayfalarına bir göz atmak alışkanlık oldu.

Bakalım bugün’’ havuza’’ kim düşmüş hemen anlaşılıyor. Bir gün önce saraydan kim itelenmişse….Köşesi,manşeti tam bir ‘’kokteyl ‘’

İğrenç iftiralar adap, usul, hukuk, adalet bu kavramların anlamını kaybettiği ‘’havuzdan’’  dayanamayıp fikir kırıntısına bile rastlamadan, gazeteci kılığındaki kişiliksizleri tespit edip, Tutanakları aklıma geçirip çıkıyorum.

Çıktında nereye gideceksin? Bakalım cemaat ne diyor . Oooo..  başka bir havuz ama bu ‘’çocuk havuzu’’ hem nalına hem mıhına derler ya tam öyle. Eski kirli çamaşırları ortaya döküyor,içerden konuşuyor.AKP yi fena deşifre ediyor.AKPnin bir dönemini destekleyen  tanıdık  liberal yüzlerin bir kısmı burada.Kürt meselesine milliyetçi söylemlerle yaklaşan bu yayınlar. AKP yi milliyetçilik üzerinden sıkıştırıyor. Büyük havuzdan farkı liberallerin kendileriyle birlikte olmaları, başka çelişki, burada da başka bir kokteyl oluşturmuş.

Bütün olaylar haklı haksız ‘’kamu yararı’’, yada’’ toplumsal yarar’’ esasına göre ele alınması rafa kalkmış.

Doğan grubuna göz atıyorsun şaşkın yayıncılık ‘’ne  İsa ‘ya ne Musa’ya ‘’yaranamıyor. Yaranamazsın kardeşim  Diktatör  ‘’taraf olmazsan bertaraf ederim’’ diyor .

‘’Türkiye Türklerindir’’ logosu ile çıkmaya devam ettiğin sürece demokrasiyi savunamazsın. AKP karşısında ezik yayın yaparsın, Camını kırarlar,yazarını döverler yetmez  bir de üzerine saraydan söverler.

Doğan ve Cemaat eski suçları kabarık gruplardır. Birisi eski darbe dönemlerinin, doksanlı yılların karanlık devletin ,akıl hocasıdır. Diğeri AKP iktidarı bloğunun suç ortağıdır. Çıkarları yolları ayrışmış olmaları bizim bunları unuttuğumuz anlamına gelmez.

Özgür Gündem bu ülkede bombalandığında ne yazdınız, ne dediniz biz biliyoruz. Ahmet Kaya’ya yapılan saldırıyı, yayınları yazılanları hiç unutmadık.

Selahattin Demirtaş’ı  İktidar tarafından Gasp edilmiş. Bugün televizyonu ile dayanışma da görünce demokrasi dersini aldılar mı diye düşündüm.

İktidar bloğu çatladı. Bu lafı şunun için kullanıyorum, sermaye ve ,siyasi iktidarlar  uzlaşı içinde devlet aracılığı ile  birlikte Halkları,kültürleri,işçileri emekçileri  ‘’hallederler’’. Sermaye örgütü hani şu sivil örgüt diye bize yutturdukları TÜSİAD iktidar bloğu içinde şimdilik değil, Bunun dışında Yeni rejimin unsurlarından cemaatle birlikte holdingleşen sermayede bloktan koptu. Bunlara tekabül eden AKP içindeki çatlak seslerde çıkıyor ya  işte onları kast ediyorum.

Dahası küresel sermayenin ve orta doğudaki başka iktidar blokları da işin dışında olmadığını biliyoruz.

Her neyse  bugün  neredeyse AKP  karşıtlığı üzerinden  sanki hep beraber  ‘’Anca beraber ganca beraber’’gibi mi duruyoruz ne ?

Tabii ki öyle değil aynılaşmadan, AKP nin hukuksuzluğuna tutum alarak tepki göstererek sözümüzü söyleriz.Asla iktidar bloklarının tarafı olamayız.

Tescilli sağcı Nazı ılıcak  yumruğunu sıkıp  slogan atsa da.

Yazmadan geçmeyeceğim ,Sinek küçük mide bulandırır, hesabından eski beyaz  Toros’ları ‘’Vatan’’yapanların yayın organları AKP ‘ye karşı çok uslu duruyorlar ….

Deyip  tirajları düşük olsalar da ‘’bizim’’ yayınlara geçiyorum. Belli ki hepsi erken baskıya girmiş.Gündem çok hızlı değişmiş gündemin gerisinde kalmışlar ama olsun  en azından sesimiz soluğumuz gibi  doğru birkaç manşetle karşılaşabiliyorsun  oh be güzel yazmış dediğin bir iki köşe yazısı okuyabiliyorsun.

Çayı demlemenin zamanı geldi. Zihinsel yorgunlukta oluşmaya başladı.

Aç karna bu kadar mesele ile birlikte daha fazla durmamak da gerekiyor.. Galiba !

Bazen beyinsel yoğunluk, aklı durdurur.  Geriye dönük film şeridi birkaç saniyede gösterime girer . Bu defa  Zeki Demirkubuz’un Bulantı filminden sahneleri yeniden gördüm.

Zaaflarımla yüzleşmek mi istedim bilmiyorum.Filimde Burjuva Ahlakı  sorgulanıyor ne kadar yansıtmış soru işareti olmakla birlikte erkeğin yaşadığı iç  ‘’Eril’ çelişkileri berrak suya bakarak göremeyeceğini,ancak suda yıkanırsa-yüzerse temiz durabileceğini anladım.”Ahlakın” kendisinin ”ahlaksız” olduğunu bir kez daha keşfettim.

Ve hemen oradan uzaklaştım. Sonuçta  Kibar Feyzo filminde Kemal Sunal  duvara Faşo ağa  yazıyor ya..

Bu pazar günü bütün ahlaksızlıklara, Haysiyetsizliklere karşı dimdik ayakta durup,Barış için can veren yoldaşlarımızın gülümsemeleri  arasında,

Faşo ağanın sonunu izleyebilecek miyiz,Pazartesi günü solgun manşetlerle şaşkınlıklarını okuyabilecek miyiz.Faşo ağa ortalıkta görünecek mi? Balkona kim çıkacak ?

 

 

 

 

 

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here