Anasayfa Forum Sami Evren Yazdı: Gazete Halimiz

Sami Evren Yazdı: Gazete Halimiz

Paylaş

Cumhuriyet gazetesinde ortaya çıkan yol ayrımı nereye tekabül ediyor? Burayı dürüstçe konuşmadan  yeni rejime karşı en geniş kitlelerin birlikte muhalif tutum almasını sağlayamayız.Bu nedenle  mesele  sadece bir gazetenin yönetiminin el değiştirmesi değildir.Parçalı muhalefetin ,bir gazetede ortaya çıkan ayrışmadan hareketle  siyasi iktidarın ‘’millici çizgisine ‘’eleştirelde olsa da  destek noktasına gitmesidir.

Türkiye’nin siyasi tarihine damga vuran cumhuriyet mitingleri, Ergenekon davaları, laiklik tartışmaları, taraf gazetesinin çıkışı, türban tartışmaları,2010 anayasa referandumu, HSK (Hakimler ve savılar Kurulu) nın yapısının değişmesi ve tekrar eski haline getirilmesi, Avrupa birliği tartışmaları, Ergenekon sanıklarının tahliyesi ve tekrar orduda görev almaları, liberallerin tutuklanması, çözüm sürecinde ortaya çıkan saflaşmalar, bu liste daha uzatılabilir. Eski rejim içerisindeki siyasal çalkantılar olarak genel olarak bunları not edebiliriz.

27 Mayıs 1960 darbesinden sonra Atatürkçülük ile ilgili bir tartışmada Sami Özerdem’in dediği gibi  ‘’en sağcısının da en solcusunun da Atatürkçü görünme zorunluluğu’’ duyduğu bir ortamdan bahseder.15 Temmuz sonrası ortaya çıkan siyasal atmosfere bakarsak durum pek farklı değil.

Türkiye solu bütün bu meselelerde hiçbir zaman kendi olamadı, gündemi belirleyemedi. Gündemi yaratan gücün dolaylı olarak yanında ya da karşısında oldu. Buradan hangi eleştiri çıkıyorsa çıksın herhangi birisinin  kendini bu atmosferin dışında tanımlaması çok zor.

Sonuç olarak yeni bir rejimle karşı karşıyayız, bu rejim karşısında en geniş muhalif kesimlerle bir arada tutum alacak yeni bir siyasi atmosferin oluşturulması gerekmektedir. Mevcut siyasal yapılar bugünkü durumlarıyla yeni rejime karşı mücadeleyi göğüsleyecek durumda değildirler. Bu nedenle kaybolan umutsuzluğu umuda dönüştürmek çok basit gözükmüyor.

Cumhuriyet gazetesinin ‘gel git’li çizgisinde kaygı duyacağımız kısım yeni rejimin mili çizgisinin yanında mı yer alacak yoksa genel muhalefet içerisinde durmaya devam mı edecek?

Önümüzdeki günlerde bu durum netleşecektir. Gazetenin çizgisindeki irtifa kaybı, genel muhalefet içerisinde kalsa bile muhalefetin sözcüsü olma özelliğini kaybettiğini şimdiden söyleyebiliriz.

Böylesi dönemler bazen yeni alternatif gazeteciliğin oluşmasına da fırsat verir. Mevcut sol gazetelerin durumunu gözden geçirdiğimizde hiç birsi yeni muhalefetin kolektif sözcülüğünü üstlenebilecek nitelikte değildirler. Bu nedenle demokratik özgürlükçü  yeni bir  Cumhuriyet gazetesine ihtiyaç  ortaya çıkmıştır. Genelde sol eğilimli kesimlerin Sözcü , Cumhuriyet gibi gazetelerle baş başa bırakılmasına seyirci kalınmamalıdır. Yeni bir gazete örgütlenmesi aynı zamanda yeni bir muhalefet örgütlenmesinin önünü açabilir. Bu iradeyi gösterebilecek cesarete her zamandan daha fazla ihtiyaç vardır.

 

 

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here