Anasayfa Köşe Yazıları   Sami Evren Yazdı : Sosyalistlerin sorumluluğu ve HDP

  Sami Evren Yazdı : Sosyalistlerin sorumluluğu ve HDP

Paylaş

Yarın Oylar sadıklara girecek. Anketler, tartışmalar, siyasetçiler, susacak halk iradesini sandığa teslim edecek. Elbette gerçek halk iradesinin oluşabilmesi için adil ve eşit koşullarda seçimlerin yapılması gerekiyor. Seçim sistemi adaletsiz ise irade zaten oluşmaz. Hukuksuz ve adaletsiz o kadar çok konu var ki her biri başka bir hikaye… Bir aday cezaevinden çalışma yürütüyorsa bu konuyu konuşmaya bile gerek yok.

Demokrasinin parmak hesabı olmadığını hepimiz biliriz. Çoğunluğun azınlığı yok saydığı bir demokrasi tarifi yoktur.

24 Haziran seçimlerinde sandığa giderek itiraz ve eleştirilerimiz haklı da olsa mevcut haksızlıkları bilerek oy kullanmış olacağız.

Biz sosyalistler örgütsüz ve dağınığız. Sistemin koyduğu kurallar içeresinde yasal siyasi partilerde örgütlenmeyi genel olarak kabul etmişiz. Meşru mücadele alanlarını güçlendirecek kitle bağlarımız yok.

AKP ve Erdoğan rejiminin Türkiye’ye çıkarttığı fatura çok ağır oldu. Bunun nedenleri üzerine çok söz söyleyebiliriz.

Yıllardır Sosyal Demokrat olduğunu ifade eden CHP sosyal demokrasinin evrensel değerlerini programına ve söylemine istenilen düzeyde hiçbir zaman yansıtamadı. Buna rağmen sosyalist fikirlere açık demokrasi derdi olan ulusalcı fikirlerden de etkilenen geniş kesimler, demokratlar CHP ‘ye hep oy verdiler. Güçlü başka bir alternatifte ortaya çıkmadı.

Toplumun bütün kesimleri politize olmuş siyaset konuşuyor. Muharrem İnce CHP’nin geleneksel politikalarını aşan bir yerden politik sahnede yerini aldı. Anadilde eğitim, Kürt sorununun çözümü, Avrupa Birliği üyeliğin hızlandırılması, Devletin dini olmaz yurttaşın İnancı olur söylemi, kılık kıyafete devlet karışmaz çıkışı ve laikliğe sıkıştırmadığı bir siyasi çizgi izliyor.

Bu siyasi çizgi AKP’nin bütün siyaset yaptığı alanları daraltıyor. Bu nedenle de Umut ve heyecan muhalefeti iddialı hale getiriyor.

HDP hemen söyleyelim sosyalist bir parti değil. Kurulu bütün sosyalist partilerin gerisinde bir programa da sahip değil. Programı demokratikleşme esaslı bir içeriğe sahip. Buradaki konu HDP’nin programından çok Kürtlerin parti içindeki etkinliği, yada daha açık bir ifadeyle belirleyiciliği. HDP bu konuyu çözmek için Ermeni’yi, Süryani’yi, Arap’ı, Afrikalı Siyahî’yi, Türk aydını ve sosyalistleri aday gösterse de  aldığı şekli önlemler ‘’kimlik siyaseti’’ eleştirisini zayıflatmıyor.

17 bin faili meçhul’ün olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Asimilasyon siyasetinin devlet politikası olduğu bir ülkede siyasi partilerde yok sayılanların etkisi kaçınılmaz olarak olacaktır. Bu nedenle biz sosyalistlere bu konuda önemli bir görev düşmektedir. Geçmişte savunduğumuz ortak örgütlenme fikrini yeniden güçlendirmektir.

Bütün bunların dışında somut olan durum yarın sandık başına gitmek,siyasi iktidarın kurmak istediği yeni rejime izin vermemek için.İster matematiksel ister politik tercih olarak düşünelim parlamentoda AKP ‘ni  etkinliğini kırmak için bir oy HDP ye ,bir oy da  demir parmaklıklar arkasından gülümsemesi hiç eksik olmayan Demirtaşa vermek birleşik devrimci mücadele zemininin oluşması için önemlidir.İkinci Turda Muharrem İnce’nin kazanması unutmayalım ki HDP nin birinci turdaki başarısına bağlıdır.Unutmayalım ki AKP rejiminin kaybetmesi sosyalist mücadelenin kazananımıdır.

 

 

 

 

Paylaş

1 Yorum

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here