Anasayfa Köşe Yazıları Sami Evren yazdı:Boşlukta ses yayılmaz, siyaset maddesel ortamda yapılır.

Sami Evren yazdı:Boşlukta ses yayılmaz, siyaset maddesel ortamda yapılır.

Paylaş

Türkiye’de yaşayan yurttaş olarak, toplumsal düşünen insansak yapmamız gerekenler olduğunu düşündüğüm çok şey var.

Toplumsal düşünmüyorsak, zaten toplum sizi ilgilendirmiyor demektir.

Ortada bir devlet var yaklaşık yüzyıl olmuş kurulalı.

Ne halt etmişse Kozmik odada yazılı olduğu söyleniyor.

Anlaşılan o odada çok ‘’günah’’ var ki hala kozmik odaya ihtiyaç duyuluyor.

Yine bu devletin son Cumhurbaşkanı her şeyi biliyor. Gençliğin nasıl olması gerektiğini tarif ediyor. Feminizmi bile biliyor. Genel kültür  ‘’Müthiş’’  ‘’Bacılarımız’’ için neler söylemiyor ki tabi onların iyiliği için!

Bilge bir ‘’Cumhurun’’ olduğu yerde başbakanın sözümü olur, onu geçiyorum.

Bu devlet  ‘’demokrasiyle’’ yönetiliyor .Unutmayalım Parlamentoda, Milletvekillerinin çoğu %10 seçim barajı nedeniyle ‘’artık’’ oyları çalarak  seçilmişler..

Bu devletin en önemli özelliği bol miktarda ‘’Gaz’’ sıkan polisinin olmasıdır. Geçmişte jandarması ve dibciği vardı. Şimdi Jandarma içişleri bakanlığına bağlandı. o da artık gaz sıkabilir.. ‘İçgüvenlik’ yasası da nasıl olsa çıkıyor ‘vurmakta’ neredeyse serbest artık sıkıntı yok!

7 Haziranda seçimler yapılacak suçları çoğalmış olan iktidarı kaybetmek istemiyor.

Toplumsal düşünüyoruz ya ne yapmak lazım?

Aslında örnek alacaklarımız var. Toplumsal mücadelenin nasıl olacağını kanıtlayan, yüzlerce canını bu uğurda kaybeden, Haziran eylemlerine benzer eylemlerini neredeyse uzun yıllardır sürdüren, Kimlik mücadelelerini demokrasi mücadelesine dönüştüren ve kendine güveni gelişen bir hareket.

Bu hareket öyle bir etki alanı yarattı ki, Kemalist aydınların güvenini kazanmaya başladı. Sosyalist devrimci güçlerle birlikte mücadelenin önünü açtı. Bağımsız milletvekilleriyle barajı deldi. Ana muhalefet gibi mücadele etti. Şimdide AKP ye hodri meydan dedi.

Sistem kimi rahatsız etmişse, Haksızlığa uğrayan kim direniyorsa sistem karşısında devrimcidir. Böyle bir soyutlama her zaman doğru olmamakla birlikte, Devrimci mücadeleyi sadece sınıf mücadelesiyle sınırlamanın da doğru olmadığı anlaşıldı.

80 sonrası yasal siyasi partilerini kuran bütün sol, sosyalist siyasi partiler mücadelelerini demokrasi mücadelesi üzerine şekillendirdiler.  ‘’devirme işine’’ dair de bir faaliyetleri de olmadığına göre seçim süreçlerinde ya seçime girecekler yada demokrasi mücadelesinde hesap yapıp kendine yakın olanı destekleyecekler.

Yüzde 10 seçim barajının olduğu bu ülkede tek başına seçime girmekte mümkün olmadığına göre alternatif tutum almakta son derece sınırlı.

Sınıfın partisi CHP olmadığına göre buradan CHP ye yaklaşılamaz. CHP ye sadece AKP karşısında olduğu için ve kendine ‘’sosyal demokrat’’ dediği için yaklaşılır yani ‘’Demokrasi mücadelesi’ için yaklaşılabilir.

Sosyalistler açısın dan 7 Haziran seçimlerinde HDP ye uzak durmak için ortaya atacağınız hiçbir gerekçe sahici olmaz.

Boşlukta ses yayılmaz, siyaset maddesel ortamda yapılır.

Kitlelerin en fazla politize olduğu atmosfer seçim süreçleri ise bugünün somut siyaseti daha fazla demokratik mücadele daha fazla HDP

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here