Anasayfa Köşe Yazıları Sami Evren yazdı:Süleyman Şah Türbesine değil, Türkiye Halkına operasyon yapıldı.

Sami Evren yazdı:Süleyman Şah Türbesine değil, Türkiye Halkına operasyon yapıldı.

Paylaş

 

HDP ,hariç Muhalefet ve iktidar  halka doğruyu söylemiyor. Olaylar abartılıyor. Milliyetçilik, muhafazakarlık, din, bayrak, vatan bütün kavramlar militarizmin en fazla ihtiyaç duyduğu kavramlardır.

Tombeau_de_Suleiman_Chah

AKP, operasyonu ,büyük ve önemli bir zafere imza attığı algısını yaratıyor ve havuz medyası aracılığı ile sunuyor. CHP ve MHP de ‘’ vatan toprağı kaybedildi’’ ,’’hezimet yaşandı’’, ‘’bayrak indi’’ ‘’kaçıldı’’ gibi halkın ‘’milli duyguları’’na hitap ediyorlar. Aslında  hep birlikte halka operasyon çekiliyorlar.

Çok basit, sembolik bir mesele üzerinden siyaset iç politika da  ‘’milliyetçilik’’ üzerine kuruluyor. Malzemeleri milliyetçilik.

Olup biten  bütün her şey bölgeyle’’ ilgilenen’’bütün  ülkelerin istihbarat örgütlerinin  muhtemel bilgisi dahilin de.gerçekleşti.Süleyman Şaha giden yol yada  ,Geçiş bölgesinde  hakimiyet kurmuş PYD ve İŞİD’in de bilgisi dahilinde,aksi bile düşünülemez.  Türbe imha edildi.Orada bulunan askerler geri getirildi.Türbedeki eşyalar  ve türbe taşındı. Türkiye açısında daha ‘’güvenli’’ bir bölgeye taşın dı.Olup biten bundan ibarettir .CHP-MHP ve AKP  ‘’kime’’ operasyon çekiyorsunuz .Buradan çıkacak malzeme ‘’solcu’’ halkın oyunu alan CHP ye yaramayacağı kesin.

Vikipedi, özgür ansiklopedi bilgisine göre tarihsel bilgi aşağıdadır

150px-AbdulmecidII

Süleyman Şah Türbesi ile Süleyman Şah Saygı Karakolu ve bulunduğu alan Suriye‘nin Halep ilinin Karakozak Köyü sınırları içerisinde bulunan ve Türkiye‘nin kendi sınırları dışında sahip olduğu ekslavstatüsündeki tek toprak parçasıdır.

Türbe’de Osmanlı İmparatorluğu‘nun kurucusu ve ilk padişahı Osman Gazi‘nin dedesi ve Ertuğrul Gazi‘nin babası Süleyman Şah‘ın ve iki askerinin naaşları bulunmaktadır.[2] Türbede yatan Süleyman Şah’ın Osman Gazi’nin dedesi olan Süleyman Şah değil, I. Kılıçarslan‘ın babası Kutalmışoğlu Süleyman olabileceği konusunda farklı görüşler bulunmaktadı20 Ekim 1921 tarihinde Türkiye ile Fransa hükûmetleri arasında imzalanan Ankara Antlaşması‘nın 9. maddesi ve 24 Temmuz 1923 Lozan Antlaşması‘nın 3. maddesi gereğince Caber Kalesi ve türbe müştemilâtı ile berâber Türkiye Cumhuriyeti toprağı olarak kabul edilmiş ve Türkiye’ye burada muhâfız bulundurma ve bayrağını çekme hakkı tanınmıştır

Büyük Selçuklu Devleti Sultanı Alp Arslan’ın Malazgirt Zaferi’nden sonra yeni vatan edinmek maksadıyla batıya yönelen Oğuz boyları arasında Süleyman Şahönderliğindeki Kayı Boyu da bulunmaktaydı. Süleyman Şah, yeni yurt aramak üzere çıktığı bu yolculukta Halep yakınlarındaki Caber Kalesi’ne gelir ve Fırat Nehriboylarına yerleşir. Buradan tekrar yeni yurt aramak üzere yola çıkar, ancak 1227 yılında Fırat Nehri’nin karşı kıyısına geçmeye çalışırken muhafızları ile birlikte Fırat sularında boğulur. Süleyman Şah’ın naaşı ve iki askeri Caber Kalesi eteklerine bir kümbete defnedilir. Osmanlı İmparatorluğu döneminde imparatorluk sınırları içerisinde olan mezarın bulunduğu yere bir türbe yapılarak buraya “Türk Mezarı” adı verilir. Türbe ve Caber Kalesi, Osmanlı İmparatorluğu yıkılınca Fransız Suriye Mandası sınırları içerisinde kalmıştır.

Ankara Hükûmeti ile Fransa‘nın 20 Ekim 1921’de imzaladıkları ve Caber Kalesi ile türbenin Türk toprağı olmasını öngören Ankara Anlaşması‘nın görüşmeleri devam ederken son Halife II. AbdülmecidTBMM‘ne gönderdiği bir mektupta kendisinin ve Osmanlı Hanedanı‘nın “atası” olan Süleyman Şah’ın mezarı konusunda Meclis’in gösterdiği alâkaya teşekkür etmiştir. [7]

Bilg Vikipedi, özgür ansiklopeden alındı

 

 

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here