Anasayfa Köşe Yazıları Sami Evren : Yoğunlaştırılmış sömürü = Büyüme<Bütçe

Sami Evren : Yoğunlaştırılmış sömürü = Büyüme

Paylaş

Meclis Genel Kurulu’nda 2018 için bütçe mesaisi Pazartesi günü başladı. Görüşmeler hafta sonu dahil olmak üzere aralıksız 12 gün sürecek. Savunmaya, Diyanet’e ve örtülü ödeneğe ayrılan oranlar  bakılırsa, yoksulları, işsizleri,üreticileri görmeyen bir bütçe olduğunu şimdiden söyleyebiliriz.

TÜİK’in 2017 3. Çeyrek için açıkladığı rekor sayılabilecek yüzde 11,1 oranda gerçekleşen büyüme rakamlarının gerçeği yansıtmadığının en net göstergesi hükümetin hazırladığı 2018 bütçesinin kendisidir.

Kaynağı Kredi Garanti Fonu (KGF), vergi indirimi, kamu özel işbirliği garantileri gibi teşvikler ve artan borçlanma olan bir büyümenin mali destekler ortadan kalkınca sürdürülebilmesi mümkün değildir. Emekçileri görmezden gelerek, şirketleri kredilerle destekleyerek, teşvik ederek yaratılan zorlama büyümenin kendi sistemini tıkayacağı açıktır.

Açıklanan büyüme sadece rakamlardan ibaret. Türkiye’nin işsizlik, eşitsizlik ve üretim sorununu çözmüyor. Büyümenin sektörsel dağılımına bakıldığında rant ekonomisinin bel kemiği inşaat ve üretime dayanmayan hizmetler sektörü olduğu görülecektir.

Şu anda görüşülen 2018 bütçesi, “borçlanarak günü kurtarmanın” bütçesi olarak gözüküyor.

Ekonominin yapısal sorunları kapitalizmin doğası gereği sürekli kriz üretiyor. AKP sistemin ürettiği krizi yönetmeye çalışıyor.  Çaresizliği cari açık ve dış kaynağa bağımlılığı artırıyor, ekonomik kırılganlıkları derinleştiriyor. Milli duygulara tavan yaptırılarak iktisadi sorunlar çözülemiyor. Tercihini Hükümet temsilcilerinin söylemiyle ‘’milletten’’ yana kullanmayan siyasi iktidarlar şirketlerin kölesi yada sahibi olmaya başlarlar. Bu durum o kadar çok ayan beyan ortadaki,gelir dağılımındaki adaletsizlik ve yolsuzluklar zinciri bir birini kovalar durumda. İşsizlik yaratan, vergi ve zamlarla tüm yükü millete yükleyen çalışan -çalıştırılmayan tüm kesimleri dışlayan bir sistem ancak baskıcı, otoriter rejimler inşa edilerek yönetilebilir.

Büyüyen sermaye kesimleri ve şirketlerdir.oluşturulan rant yaratılan kaynaklardan onların ifadesi ile ‘’Büyümeden’’ faydalanamayan en az 20 milyona yakın net 1.404 TL’lik asgari ücretle yaşamaya çalışılanlardır.

Açlık sınırı bu ülkede 1.567 TL.  Büyüme yüzde 11,1,  peki bu rakam kime ait? Ülke ekonomisinde büyüme  ülkede yaşayan bütün ahaliyi kapsamadığına göre bu büyüme rakamı ülkenin değil şirketlerin,yada halkın yoğun sömürülmesi sonucunda elde edilen haksız kazançlar toplamıdır.

Yoksulluğun, işsizliğin adaletsizliğin, yolsuzluğun, üzerini yarattığınız farklı gündemlerle örtmeyi her zaman başaramazsınız. Bütün muhaliflere uyguladığınız adeta rehin alma politikaları ile fazla mesafe almanız mümkün gözükmüyor yapacağınız her şeyi yaptınız. Susturmak için her yol ve yöntemi denediniz. OHAL ‘i uzata ,uzata koparmak üzeresiniz.Kedi çuvalda  daha fazla dövülemez. Kendi yarattığınız sisteminiz sizi de rehin almak üzeredir.

Bu kadar baskı ve ağır sorunlarla karşı karşıya kalan muhalefetin, Ayrıntılara boğulmuş iç hesaplarını kendi varlık gerekçesi olarak kullanması ayrı bir tuhaflıktır. Kendi kendini rehin alan etkisiz kılan ve seyrederken umutsuzluk saçan boğucu ortamın dağılmasının mutlaka bir yolu vardır.

Arayalım değişelim ,dönüşelim bulalım….

.

 

 

 

 

 

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here