Anasayfa Haber Serap’ı yakan molotof devletin elinde patladı!

Serap’ı yakan molotof devletin elinde patladı!

Paylaş

Serap Eser avukatları ve ailesinden Şahin’e suç duyurusu

İSTANBUL (DİHA) – Serap Eser davasının avukatları ve davada yargılanan çocukların aileleri, olayın eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in bakan olduğu dönemde olduğunu belirterek, Şahin hakkında suç duyurusunda bulundu.

Serap Eser davası avukatları ve davada yargılanan çocukların aileleri, Serap Eser’i MİT görevlilerinin öldürdüğünü beyan eden eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in açıklamalarına binaen davada yaşanan hukuksuzluklara dikkat çekmek amacıyla Çağlayan Adliyesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya, HDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü de destek verdi. Burada açıklama yapan Av. Kadir Tunç, MİLAD Partisi Eş Genel Başkanı ve eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in Serap Eser’in MİT görevlileri tarafından öldürüldüğünü açıkladığını belirterek, derin ve kirli odaklar tarafından gerçekleştirilen olayın müvekkillerinin de içinde bulunduğu 7 kişi üzerine yıkıldığını ifade etti.

ist-230115-eser-yargilanan-aciklama2

‘7 çocuğun ve ailelerinin hayatı karartıldı’

18 yaşından büyük iki müvekkile iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildiğini, yaşı küçük olan çocuklara da 24’er yıl hapis cezası verildiğini söyleyen Tunç, verilen cezalarla 7 çocuğun ve ailelerinin hayatının karartıldığını ifade etti. Olayın gerçek faillerinin bulunması için yargılama aşamasında birçok talepte bulunduklarını ancak taleplerinin dikkate alınmamasının müvekkillerinin haksız cezalar almasına neden olduğunu dile getiren Tunç, “Mevzu bahis vatan ise gerisi teferruattır, diyen zihniyet yargı alanında da kendisini göstermiştir. Davanın başından beri karanlık noktalar dikkatimizi çekmiş ve bunların aydınlatılması hususunda çabalarımız olmuştur” dedi.

‘Dört karanlık nokta aydınlatılmalı’

Bu karanlık noktalardan birincisinin H.A. adlı sanığın, ailesinden habersiz bir şekilde emniyetin kadrolu itirafçı olarak isim yapmış bir avukatın baskı ve tehditle asılsız ifadeler verdirmesi olduğunu ifade eden Tunç, “Nitekim bu sanık tutuklandığı zaman polislere dönerek aynen şunu demiştir; ‘Hani beni bırakacaktınız’. İkincisi olay yerinde olduğu ve eylemi organize ettiği iddia edilen iki veya üç kişi olduğu söylenen kişiler kimdir? Tüm bu yargılama süreci boyunca bu kişilerin tespiti yönündeki taleplerimiz karşılık bulmamıştır. Üçüncüsü HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın 2012 yılında MİT tarafından yapıldığına dair beyanının araştırılmasıdır. Dördüncüsü yaşı küçük sanıkların büroda kaldıkları süre içerisinde maruz kaldıkları tehdit, sindirme, hakaret ve şiddet sonucunda yönlendirildikleri kimi gerçek dışı beyanlarıdır” diye konuştu.

‘Müvekkillerimizi derhal tahliye eder’

Çocuk yaştaki müvekkillerinin Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından duruşmalı yapacağı incelemenin 9. Ceza Dairesi’ne verilmesi kararının bir hukuk katliamı olduğunu belirten Tunç, ardından duruşmalı yapılması kararlaştırılan dosyanın daha sonra duruşmalı yapılması kararından vazgeçildiğini ifade etti. “Yargıtay duruşmasında derdimizi anlatabileceğimiz umudumuzu yok etmişlerdir” diyen Tunç, “Bu ülkede hukuk, adalet adına bir damla bir şey kalmışsa savcılar iddialarımızı inceler, dosyayı süratle yerel mahkemesine gönderir ve müvekkillerimizi derhal tahliye eder” dedi.

Yapılan açıklamanın ardından aileler ve avukatlar adliye binasına girerek Eski İç İşleri İdris Naim Şahin hakkında onun döneminde bu olay olduğu ve bilmesine rağmen müdahale etmemesi nedeni ile suç duyurusunda bulundu.

(rçk/st/avt)

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here