Anasayfa Köşe Yazıları Serdar Esen yazdı: Bursa birleşti, DOSAB kaybetti

Serdar Esen yazdı: Bursa birleşti, DOSAB kaybetti

Paylaş

5 Haziran tarihi, 1972 yılından bu yana Dünya Çevre Günü olarak kutlanıyor.

Son yıllarda yaşananlara bakıldığında “çevresizlik günü” demek daha doğru olacak. “Biz çevrecinin daniskasıyız” diyenler yeşil adına, doğa adına neredeyse bir şey bırakmadılar.

Türkiye’de gelmiş geçmiş tüm hükümetler kalkınma adı altında ekonomik büyümeyi tek amaç olarak kabul eden, toplumun ve doğanın yararını göz ardı eden politikalar yürüttüler. Ancak AKP iktidarı bu alanda, gördüklerimizin en saldırganı ve yıkıcısı oldu.

Sınırsız büyüme adına bir yandan nükleer enerji santralleri, öte yandan yeni kömürlü termik santrallere izin verilerek iklim değişikliği ve çevre kirliliği artırılıyor. HES projeleri ile akarsular, yaşamını o suya bağımlı olarak sürdüren insanların ve diğer canlıların elinden alınarak kural tanımayan kâr arsızı şirketlere tahsis ediliyor. “Yerli kömür, yerli kaynak” denilerek kömürlü termik santraller meşrulaştırılmaya çalışılıyor.

Bursa’da da doğanın talanının büyük bir hızla sürdüğü görülüyor. Bursa Ovası ve Uludağ imara açıldı, Nilüfer Çayı yok edildi. İznik ve Uluabat gölleri sanayi atıkları ile öldürülürken, Batı Sanayi Bölgesi projesi ve İstanbul-İzmir Otoyol projesi ile tarım alanları ortadan kaldırılıyor. Taş ve maden ocakları havamızı, suyumuzu, toprağımızı kirletiyor, yok ediyor. Su kenti diye bilinen Bursa ve Uludağ’ın suları ticarileştirilerek şişelenmekte, halk bir yudum suya muhtaç bırakılmakta.

Kestel’deki Bursa Çimento Fabrikası’nın kapasitesi arttırılırken, Nilüfer ilçesine bağlı İnegazi Mahallesi’nde de yeni bir çimento fabrikası kurulması için engel kalmadı. 2 yıl önce de Bursa’nın merkezinde, Demirtaş’ta “DOSAB Termik Santrali” kurulması için çalışmalar başlatıldı. Enerji ihtiyacı değil, patronların daha çok kar hırsına dayanan bu proje Bursa’nın zaten kirli olan havasını daha da kirletecek, tarım alanlarına zarar verecek, su kaynaklarını yok edecekti.

Tehlikenin farkına varan Bursa halkı bir araya geldi ve 2014 yılı Ekim ayında “DOSAB Termik Santraline Hayır Platformu”nu kurdu. 150 dolayında STK, oda, sendika, dernek ve siyasi parti ile bireylerin oluşturduğu platform halkı bilgilendirdi, yaptığı miting ve etkinliklere bu santrali istemediğini haykırdı. 23 Temmuz 2015 tarihinde onaylanan ÇED raporu için mahkemeye başvuruldu. 19 Ekim 2015’de mahkeme tarafından projeye yürütmeyi durdurma kararı verildi.

DOSAB yönetiminin itirazı sonucu mahkeme bilirkişi atadı, bilirkişi raporlarının görüşüldüğü mahkeme sonucunda projeye ilişkin ÇED raporunu iptal etti. İptal kararında “ÇED raporunda santralin ve kömür sevkiyatının çevreye, şehrin havasına ve yer altı sularına vereceği zararın net olarak belirtilmediği” ifade edildi. Bursa halkı tüm farklılıkları bir yana bırakarak birleşti ve kazandı.

Kuşkusuz ki her şey bitmiş değil. DOSAB patronları kâr hırsı ile ısrar edecekler ve yeni bir ÇED raporu hazırlayacaklardır. Bir arada durmalı ve yeni mücadelelere hazırlı olmalıyız. Öte yandan Bursa için farklı ölüm projeleri de bir biri ardına gelmeye devam ediyor. Şimdi de Nilüfer ilçesine bağlı Kayapa Mahallesi’nde Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından “katı atık toplama ve yakma tesisi” yapılmak isteniyor.

Tesis tamamlandığında günde beş bin ton çöp 1300 ton kömürle birlikte yakılacak. Projenin yer altı ve yüzey sularına, havaya ve toprağa büyük zararlar vereceği ileri sürülüyor. Hazine arazisine dahil ormanlık alan içerisine yapılmak istenen tesis için yüzlerce ağacın kesilmesi gerekecek. Bölgedeki Kayapa ve Hasanağa barajlarının ortasında kalan alan uluslararası sözleşmelerle korunan Uluabat gölüne de çok yakın. Bu yakınlık yer altı suları ile Uluabat Gölü’nün kirlenmesini gündeme getirecek.

Meslek odalarının ve bölge halkının görüşü alınmadan tesis için bu yerin seçilmesi yanlış olduğu gibi, atıkların yakılarak yok edilmesi çağ dışı bir yöntemdir. ÇED sürecinin yakında başlayacağı projeye karşı bölge halkı, akademik odalar ve diğer kurumlar tarafından bir platform kurularak mücadeleye başlandı. Bursa, DOSAB için nasıl birleşerek kazandı ise Kayapa için de kazanacaktır.

Birleşe birleşe kazanacağız, doğanın yıkımını durduracağız!

 

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here