Anasayfa Köşe Yazıları ŞERZAN KURT DAVASI

ŞERZAN KURT DAVASI

Paylaş

ŞERZAN KURT DAVASI

Şerzan Kurt davası 24 Aralıkta tekrar görülüyor. Aile adaletin gerçekleşmesi için katilin hak ettiği cezaya çarptırılmasını talep ediyor. Ancak uygulamadaki düzen aile ile aynı fikirde değil. Yapılan yargılama uygulanan indirimler sayesinde verilen 8 yıllık ceza ile sonuçlanmış ve katil serbest kalmıştı.

Hatırlamayanlar için davayı hatırlatalım; “Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi Şerzan Kurt, polis tarafından açılan ateş sonucu omzuna isabet eden kurşunla ağır yaralandı. Kurt, kaldırıldığı İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde yaşamını yitirdi. Kurt’un ölümüyle ilgili olarak Muğla Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şubesi’nde görevli polis memuru Gültekin Şahin tutuklandı. Şahin hakkında Muğla Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘olası kasıtla nitelikli adam öldürme’ suçundan dava açıldı. Muğla’daki mahkeme, güvenlik nedeniyle davanın Eskişehir’de görülmesine karar verdi. Eskişehir 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde 9 Eylül 2012 tarihinde yapılan son duruşmada mahkeme heyeti polis memuru Gültekin Şahin’i önce ömür boyu hapis cezasına, ardından olayı olası kastla işlediğine kanaat getirerek cezayı 20 yıla indirdi. Heyet daha sonra, olay günü sanığın yanında başka bir polisin daha silah kullanması ve olay yerinde 7.65 mm. çapında tabanca mermisi bulunmasını dikkate alarak Gültekin Şahin’i 8 yıl hapis cezasına çarptırıp tahliye etti. Kararı, Şerzan Kurt’un ailesinin avukatları ile polis memuru Gültekin Şahin’in avukatları temyize gönderdi. Yargıtay 11’inci Ceza Dairesi de 14 Nisan 2014 tarihinde Eskişehir’in 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği kararı onamadı. Şerzan Kurt davasının Yargıtay’dan dönmesi üzerine polis memuru Gültekin Şahin’in yargılanmasına Eskişehir 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden başlandı. Yargıtay’dan dönenen davanın ikinci duruşması 5Aralıkta Eskişehir 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Duruşma nedeniyle Eskişehir Adalet Sarayı polisler tarafından ablukaya alındı.  Duruşmayı izlemeye gelenler tek tek aranarak içeriye alındı. Tutuksuz sanık Gültekin Şahin’in hazır bulunduğu duruşmaya, HDP Muş Milletvekili Demir Çelik ile sivil toplum kuruluşu temsilcileri, Şerzan Kurt’un babası Ömer Kurt ile avukatlar katılmıştı. Baba Kurt mahkeme heyetine yönelik olarak şöyle konuşmuştu:”Orada 3 tane olay oluyor, hiç kimsenin burnu kanamıyor. Kimsenin fiziki teması olmuyor. Dördüncü olay da yani Şerzan’ın vurulduğu olay. Polisin kontrolündedir. Hiçbir şey yokken Gültekin Şahin kendi arkadaşlarının çemberini yararak, öğrencilere doğru ateş ediyor ve daha sonra Şerzan’ı hedef görüp öldürüyor. Bu süreçte hep adalet istedim. Asla ilkel bir düşünceyi aklıma dahi getirmedim. Şerzan’ı geri getiremeyeceğiz. Ama gelecekte gençlerimizin ölmemesi için Gültekin Şahin ve onun düşüncesindeki kararlık güçlerle işbirliği yapanların bir daha böyle bir olaya sebebiyet vermemesi için sizin kararınız çok önemlidir. Siz bunların önüne geçebilirsiniz. Gerçek adaletin gerçek anlamda yer bulmasını istiyorum.”

Konuşmadaki son paragraf ve cümle oldukça önemli bir öğretmen olan baba Ömer Kurt mahkeme heyetine “..Şerzan’ı geri getiremeyeceğiz. Ama gelecekte gençlerimizin ölmemesi için Gültekin Şahin ve onun düşüncesindeki kararlık güçlerle işbirliği yapanların bir daha böyle bir olaya sebebiyet vermemesi için sizin kararınız çok önemlidir. Siz bunların önüne geçebilirsiniz” diyor.

Evet, gelecekte de böylesi olayların olmaması için herkesin üzerine düşen görevi yerine getirmesi gerekiyor. Eğer geçmişte bu tür olaylar karşısında gerekli olan hassasiyet gösterilmiş olsa belki de bugün dünyada olmayan birçok yurttaşımız aramızda yaşıyor olacaktı. Hrant Dink cinayetinde de görüldü ki bir takım karanlık güçler değişik zamanlarda değişik biçimlerde ortaya çıkarak cinayetler işlemekte bir takım kişiler bunları korumakta ve bu da yeni yanlışların sürdürülmesine neden olmaktadır.

Adalet herkese lazım. Kim ve göreviniz ne olursa olsun bir gün sizin de adalete ihtiyacınız olacaktır. Devletin sağladığı olanaklar ile yurttaşın yaşamının yok olmasına neden olmuşsanız kişisel tatmininiz için bütün bir yapıyı bozmaya yeltenmiş iseniz adalet önünde hesap vermelisiniz. Adalet mekanizması da böylesi yanlışların tekrar etmemesi için olayı bir bütünlük içerisinde görmeli ve değerlendirmelidir. O zaman hem adalete olan güven artar hem kimsenin yaptığı yanına kar kalmaz. Şerzan Kurt davasın bu nedenle önemlidir ve adaletin gerçekleşmesi kamuoyunun talebidir.

Nihat Ekinci

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here