Anasayfa Kültür-Sanat Sinemada temiz bir AKP propagandası yapılabilir mi? – Kubilay...

Sinemada temiz bir AKP propagandası yapılabilir mi? – Kubilay Yalçın Gerboğa

Paylaş

 

Sinemada temiz bir AKP propagandası yapılabilir mi? “Kod Adı: K.O.Z.” adlı filmi izledik. Bana sorarsan o iş zor. “Kumun Tadı” filmindeki birkaç saniyelik AKP görüntüsünün Altın Portakal’da yarattığı tartışmayı biliyoruz.

Melisa Önel’in yönettiği “Kumun Tadı” filmini seyrettim. Bilindiği üzere, Türkiye’nin geçiş noktası olarak kullanıldığı uluslar arası insan kaçakçılığıyla ilgili karamsar bir öykü anlatıyor “Kumun Tadı”. Mekan olarak da Karadeniz’e kıyısı olan küçük bir Marmara kasabası seçilmiş…

Filmin bir sahnesinde, kasabanın sokaklarından birindeki AKP İlçe Teşkilatı’nın tabelası görünüyordu. Filmle, öyküyle, karakterlerle hiç ilgisi yoktu ama öylece gözümüze takılıyor ve birkaç saniye de olsa net olarak karşımızda duruyordu. Yani, kurguda falan yönetmenin gözünden kaçmış olması, bence inandırıcı değil. Filmin, çürümüşlüğü, çaresizliği, umuda koşarken bile umutsuzluğu anlatan öyküsüne uyum sağlayan, belki de rastlantıyla karşılaştırılmış bir simgeydi o tabela. İçinde bulunduğumuz kirlenmişlik ile AKP arasında bir bağlantı vardı ve film birkaç saniye de olsa bunu vurgulamıştı.

Gösterimi 13 Ekim 2014’de gerçekleşen filmden sonra ekiple söyleşiye geçildiğinde birkaç seyirci ısrarla AKP propagandası yapmakla eleştirdi Melis Özel’i. “Neden AKP tabelası gösterdiniz” diye soruldu. Önel de böyle bir niyeti olmadığını, hatta farkında bile olmadığını belirtti. Tekrarlayayım, bana pek inandırıcı gelmedi.

İlk haftasında gişede çakılan bir film, “Kod Adı: K.O.Z.”. Tam da tahmin ettiğimiz gibi hüsranla karşılaştığı için olsa gerek, akabinde bedava gösterilmeye başlandı. Kimse kusura bakmasın “Kod Adı: K.O.Z.” gibi de olmaz AKP propagandası… Anlatayım:

Propaganda adı verilen ve zaman zaman bir sanat halini de alabilen faaliyetin iki hedefi vardır. Birincisi, propaganda yapan, kendi kitlesini pekiştirmek ve sağlamlaştırmak ister. İkincisi ise, propaganda ile başkalarını da etkileyerek, çoğalmayı amaçlar.

“Kod Adı: K.O.Z.” bu iki hedefi de gerçekleştirmekten çok uzak bir çalışma. AKP’nin AKP’lere propagandası olduğunu düşünürsek, senaryo fazlasıyla karışık, yeterince basit değil ve dolayısıyla olan biten zor anlaşılıyor. Öyle ki ana hedef Fethullah Gülen bile İslami söylemi nedeniyle sempati topluyor! AKP karşıtlarını ya da tarafsızları etkileyebilecek herhangi bir sanatsal-teknik gücü ve meziyeti de yok. Hatta tekrarlanan yalanlar nedeniyle AKP nefretini körüklüyor film.

Ben hiç ilgilendiremez ama AKP propagandası yapmak istesem, “gerçek” olayları yorumlamaya çalışmak yerine işi tümüyle karikatürize ederdim. Örneğin, Recep Tayyip Erdoğan’ı kesinlikle Örümcek Adam, Batman, Zorro gibi bir süper kahraman olarak gösterirdim. Düşman bir ülkenin karanlık suratlı ve kötü mü kötü başkanı tarafından telekinezi dahil bin bir yolla ortadan kaldırılmak istenen ülkesini yıkımdan kurtarmak için gökyüzünde de, yerin altında da, denizin dibinde de olmadık mücadeleler atılan bir süper kahraman yaratırdım. Adı da hazır üstelik, Reco… Gezinin çapulcularını, belden yukarısı çıplak deri eldivenli ve maskeli adamları falan düşmanın emrinde çalışan hainler olarak çizer, Reco’nun arada bir mutlaka “Tek başıma da kalsam bunlarla mücadele edeceğim, diye haykırmasını sağlardım. Tabii bir de “Sen kimsin ya” var. Bunu da Reco’nun mottosu olarak kullanırdım. En yakınlardan birkaç hain ile komşu ülkeyle birlikte hareket eden birkaç da uluslar arası komplo örgütü de etkendi mi, ortaya iyi kötü konulu bir propaganda filmi çıkardı.f_145335669bm_21c99f7

İtiraf edeyim, yazarken bile çok sıkıldım. Galiba beyaz perdede temiz bir AKP propaganda filmi yapmak imkansız gibi bir şey. Bırakın bedava bilet dağıtmayı, sinema salonlarına otobüs kaldırıp üste para verilse bile bunun mümkünü yok.

Sinemasız kalmayın…

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here