Anasayfa Haber ‘Sırrını Surlarına fısıldayan şehir yok ediliyor’

‘Sırrını Surlarına fısıldayan şehir yok ediliyor’

Paylaş

Uluslararası PEN Yazarlar Örgütü Türkiye Merkezi’nin Diyarbakır Temsilcisi Şeyhmus Diken, AKP hükümetinin “kamulaştırma” kararını bir-iki günde almadığını belirterek, “Sırrını Surlarına Fısıldayan Şehir Diyarbekir yok ediliyor” dedi.

Devlet güçlerinin ayları bulan kuşatma ve soykırım saldırılarının ardından Bakanlar Kurulu kararı ile Diyarbakır’ın Sur ve Şırnak’ın Silopi ilçeleri için alınan “acele kamulaştırma” kararına birçok çevreden tepkiler devam ediyor. Türkiye Yazarlar Sendikası üyesi ve Uluslararası PEN Yazarlar Örgütü Türkiye Merkezi’nin Diyarbakır Temsilcisi Şeyhmus Diken, 118 gündür soykırım saldırılarının sürdüğü Sur’un Alipaşa Mahallesi’nde dünyaya gelip, Fatihpaşa (Hançepek) Mahallesi’nde büyüdü. Sur’u ve Diyarbakır’ı tüm yaşanmışlıklarıyla anlatan Diken, “Sırrını Surlarına Fısıldayan Şehir Diyarbekir yok ediliyor” dedi.

‘Hükümetin radikal ve marjinal kararı rahatsız ediyor’

“Kamulaştırma” kararının bir anlık alınan bir karar olmadığını söyleyen Diken, “Planlara baktığımızda bunun epey bir zaman aldığını görebiliyoruz. Baktığımızda tek tek, parsel parsel, bölge bölge belirlenmiş isim ve nokta tayini yapılmış bir şeyin böyle bir iki günlük bir iş olduğu gözükmüyor” dedi.

Hükümetlerin alacağı “kamulaştırma” kararında kamu yaranının gözetilmesi gerektiğinin altını çizen Diken, şunları aktardı: “Bu kararlar bölge halkının haklarını koruyacak, onları daha iyi bir yaşam modeline angaje edecek bir karar olduğunda söz konusu olabilir. Böylesine çok geniş kapsamlı bir karar 5 bin yıldır hayatın kesintisiz olduğu yerde yaşayan insanlara ve onların kurumlarına danışmadan hükümetin böylesine radikal hatta marjinal bir karar alması rahatsız ediyor.”

‘Yerel gücün dâhil edileceği bir mekanizma işletilmeli’

Kentin belediyelerinden seçilmişlerine, sivil toplum örgütlerinden mahalle muhtarlarına, o sokakta yaşayan söyleyecek sözü olan ve yaşam alanları ile ilgili karar verme hakkı olan herkesle ortak bir karar mekanizmasının işletilmesine ihtiyaç olduğunu kaydeden Diken, defalarca dile getirdiklerinin kayda alınmadığının altını çizdi. Diken, bu kararın sürdürülebilirliğinin zor olduğunu ifade ederek, vakit kaybedilmeden karar ile ilgili hükümetin kentin dinamikleri ile yeniden oturup, tartışılması gerektiğine işaret etti.

Diken, “Sur’da illaki bir restorasyon düşünülüyorsa bu tüm Sur’u kamulaştırarak olmamalı. Kamulaştırma kararı alınmadan da başka yolları da vardır” diye belirtti.

‘Sırlarını Surlarına fısıldayan bir şehir yok ediliyor’

Kuşatma altındaki tarihi yapıların ne halde olduğundan haberdar olmadıklarını söyleyen Diken, Dört Ayaklı Minare ile başlayan tahribatın Paşa Hamamı ve Kurşunlu Cami ile devam ettiğini aktardı. Diken, “Madem bu kadar ciddi bir tahribat var o zaman kentsel ortak bir mekanizmasının hayata geçirilmesi gerekir. Bunlar hayata geçirilmeden oradaki yasaklı hali devam ettirerek ve o yıkıntı atıklarını birbirine harmanlayarak bir çalışma yürütüyorsunuz” diyerek, en ufak tarihi parçanın dahi restorasyon sırasında kullanılması gerektiğini belirtti.

Diken, şöyle devam etti: “Diyarbakır bir ruh olarak insanlarıyla beraber bir tarih yaşıyor. Şehir ruhu ve kimliği endeksli yapı ve yaşam biçimi geri kalır mı? Benim Sırrını Surlarına Fısıldayan Şehir Diyarbekir kitabım 6 ay öncesine kadar insanların çok rahatlıkla o metni okuyup gezip görebileceği ve o insanlarla konuşabileceği bir hikayeyi anlatıyordu. 6 ay sonra bu yapılanlarla tarih oldu. Çünkü artık ne o mekanlar var ne de o mekanlarda yaşayan insanlar var. Bu kadar trajik ve travmatik bir halden söz ediyoruz.”

diha

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here