Anasayfa Haber Soma Davası devam ediyor ‘Çok para kazanmak için kurulan suç örgütü’

Soma Davası devam ediyor ‘Çok para kazanmak için kurulan suç örgütü’

Paylaş

301 madencinin yaşamını yitirdiği Soma’daki maden faciasına ilişkin açılan davanın 8’inci duruşması madenci ailelerinin avukatlarının talepleri ile devam etti. Sanıkların “Biz yalnızca işimizi yaptık” biçimindeki savunmalarına tepki gösteren davacı avukatlarından Can Atalay, yargılamanın 2.Dünya Savaşı’ndaki yargılamalara benzediğini sanıkların da Nazi subayları gibi savunma yaptıklarını söyledi. Avukatlar, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devam etmesini talep ederken, delilleri karartma ihtimali olduğu gerekçesiyle 4 tutuksuz sanığın tutuklanmasını istedi.
680x680nc-mns-24-04-15-soma-dava-avukatlar8
Manisa’nın Soma ilçesinde bulunan Eynez Maden Ocağı’nda geçtiğimiz yıl 301 madencinin yaşamını yitirdiği maden faciasına ilişkin 8’i tutuklu 45 kişi hakkında “kasten adam öldürme” gerekçesiyle açılan davanın 8’inci duruşması madenci ailelerinin avukatlarının talepleri ile devam etti. Tutuklu sanıkların tamamının duruşmada hazır bulunmaması nedeniyle çapraz sorgu aşamasına geçilemeyen duruşmada ilk olarak söz alan avukat Selçuk Kozağaçlı, yalnızca faciada yakınlarını kaybeden acılı ailelerin değil, yeraltında çalışırken yaşamını yitirenlerin ve yer altında çalışmaya devam eden tüm madencilerin avukatı olduklarını söyledi.

Geçtiğimiz duruşmalarda yapılan sanık sorgularını değerlendiren Kozağaçlı, sorgularda verilen ifadelerde ikili bir tavır sergilendiğini söyledi. Şirketin üst düzey yöneticilerinin, olayın bilgileri dahilinde gelişmediğini, işverenin ise gerekli yatırımları yaptığını savunduğunu söyleyen Kozağaçlı, madenin altında çalışan mühendislerin ise madende bir eksik olmadığını savunduğunu söyledi. Mühendislerin suçu madenin başmühendisi Mehmet Efe’ye attıklarını ifade eden Kozağaçlı, “Bir sorun gördüklerinde Mehmet Efe’ye aktardıklarını söylediler. Neden çünkü Mehmet Efe öldü. Mehmet Efe işlediği suçun hesabını ahirette verir. Siz kendi suçunuzun hesabını vereceksiniz” dedi.
680x680nc-mns-24-04-15-soma-dava-avukatlar3
‘1 Milyon insanın gördüğü yangını 15 kişi inkar etti’

Sanıkların savunmalarında bilirkişi raporunu eleştirdiklerini söyleyen Kozağaçlı, “Sanıklar bilirkişi raporunu beğenmemiş. Bilirkişinin yetersiz ya da taraflı olduğunu söylüyorlar. Kanaatimizce bilirkişi raporunda çok isabetli değerlendirmeler var” diye konuştu. 1 Milyon insanın gördüğü yangını duruşmalarda 15 kişinin inkar ettiğini söyleyen Kozağaçlı, durumu anlamak için ocağı daha önce işleten maden şirketi Park Teknik ve TKİ arasındaki yazışmaların okunması gerektiğini belirtti. TKİ’nin yazışmalarda yangın riski olduğunu söylediğini aktaran Kozağaçlı, böyle bir durumda masrafı ocağı işleten şirketin karşılayacağını belirtti. Yangına itirazın sebeplerini değerlendiren Kocağaçlı, bu sebeplerden birinin para, diğerinin de “bilinçli taksirle suç işleme” meselesi olduğunu söyledi.

‘Özgür Özel de yanacak demişti o da örgüt üyesi!’

Sanık avukatlarının savunmalarında geçen olayın sabotaj olduğuna dair iddialara da değinen Kozağaçlı, “Diren Soma internet sitesinin soruşturulması isteniyor. Site yangından iki gün önce kurulmuş bu nedenle sabotaj olabilirmiş. Bir çok insan bu madenin yanacağını söylüyordu. 6 ay önce Özgür Özel bu maden yanacak demişti. Muhtemelen o da örgütün adamı” tepkisinde bulundu. Eski DGM savcısı olan bir sanık avukatının fezlekeden iddianame hazırlandığına ilişkin söylemlerine de cevap veren Kozağaçlı, “Doğrudur, iddianame fezlekeden hazırlanmıştır ancak polis fezlekesinden değil. O siz de çok iyi bilirsiniz ki ÖYM ve DGM’lerin işidir. Meslektaşımıza oradan alışkanlık kaldı sanırım” dedi.

‘Çok para kazanmak için kurulan suç örgütü’

Savcılık ve bilirkişi tarafından ulaşılamayan ve duruşmalar esnasında sanık avukatlarının elinde olduğu ortaya çıkan dinamit atım defterine de değinen Kozağaçlı, “Topçu defterleri konusunu hiç açmıyorum. Ama burada kalmaz. Topçu defterlerinin sizde olması tutuklularınız üzerindeki şüpheleri daha fazla ağırlaştırmıştır. Çok para kazanmak için kurulan bir suç örgütünü tartışıyor olsaydık burada konuşulandan başka ne konuşulurdu. Kuvvetli şüphe daha da büyüyor. Sorgu bunu azaltması gerekirken daha da arttırdı” dedi.

4 Sanığın tutuklanması talep edildi

Kozağaçlı’nın ardından konuşan avukat Hatice Atabay ise şirket hakkında sahte belge iddiaları ve delil karartma şüphesinin olduğunu belirterek, “İşçiler kanunda emeği ile para kazananlar olarak tanımlanıyor. Ancak bu maden ocağında işçiler canı karşılığında çalışıyor. Bu sanıkların tutukluluk hallerinin devam etmesini istiyoruz” talebinde bulundu. Ayrıca madende havalandırma mühendisi olarak çalıştığını beyan eden Fuat Ünal Aydın’ın defter kayıtlarını kontrol etmeden ve gaz ölçümü yapmadan imzaladığı için tutuklanmasını talep eden Atabay, topçu defterlerinin avukatlarında olduğunu beyan eden tutuksuz sanık Ergun Yılmaz’ın da delilleri karartma ihtimali göz önünde bulundurularak tutuklanmasını istedi. Avukat Şerife Uysal ise sanıklar Aydın ve Yılmaz gibi Serhat Dinç ve Serdar Günay’ın da tutuklanmasını talep etti.

‘Mesleki ahlaka aykırıdır’

Avukat Eylem Şen ise sanık avukatlarını eleştirerek, “Topçu defterlerinin kendilerinde olduğunu beyan ettiler. Bu mesleki ahlaka aykırıdır. Ayrıca ismini vermek istemediğim bir sanık avukatı, facianın olduğu gün madenci yakınlarına giderek onların avukatlığını yapmak istediğini söylemiştir. Ailelerimiz dava başladığında onu burada sanık avukatı olarak görmüştür. O arkadaşımızı istifa etmeye çağırıyorum” dedi.

‘Yargılama 2. Dünya Savaşı’ndaki yargılamaya benziyor’

Avukat Can Atalay ise sorgularda bir çok sanığın “Biz yalnızca işimizi yaptık” şeklinde savunma yaptığını belirterek, bu nedenle yargılamanın 2. Dünya Savaşı’ndaki yargılamalara benzediğini, sanıkların da Nazi subayları gibi savunma yaptıklarını söyledi. Delillerin karartılma ihtimali olduğunu da belirten Atalay, “Delillerin karartılmaması için 4 sanığın tutuklanmasını, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devam etmesi ve topçu defterlerine el konulmasını talep ediyorum” dedi.

‘Sabotaj safsatalarına şaşırmadık’

Faciada yakınlarını kaybeden avukat Berrin Demir ise Türkiye’nin her yerinde meydana gelen iş cinayetlerini takip eden bir avukat grubu olduklarını belirterek, “Biz iş cinayetlerini takip eden bir avukat grubuyduk. Benim de bu iş cinayetinde yakınlarım yaşamını yitirdi. Davutpaşa patlamasında sabotaj olduğu iddia edilmişti. Sonuçta sorumlular 9’ar yıl hapis cezasına çarptırıldı. Bu şirketin yönetim kurulunun tamamı bu davada yargılanacak. Bizler mücadelemize devam edeceğiz. Biz dinlediğimiz sabotaj safsatalarına şaşırmadık. Her iş cinayetinde karşılaştığımız şeyler. Peşini bırakmayacağız” dedi.
Taleplerin dinlenmesinin ardından duruşmaya ara verilirken aileler ise sanıklara “Katilller cezanızı bulacaksınız” şeklinde tepki gösterdi. diha

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here