Anasayfa Emek Soma davasında ‘Faruk Çelik ve Taner Yıldız tanık olarak dinlensin’

Soma davasında ‘Faruk Çelik ve Taner Yıldız tanık olarak dinlensin’

Paylaş

Soma maden faciasına ilişkin 8’i tutuklu 45 kişi hakkında açılan davanın duruşmasında savunma yapan madenci ailelerinin avukatları, sanık avukatların facianın “sabotaj” olduğu yönündeki savunmalarını “fantastik” olarak değerlendirirken, dönemin bakanları Faruk Çelik ve Taner Yıldız’ın da mahkemede tanık olarak dinlenmesini istedi.

Manisa Soma’da geçtiğimiz yıl 301 madencinin yaşamını yitirdiği maden faciasına ilişkin 8’i tutuklu 45 kişi hakkında “kasten adam öldürme” gerekçesiyle açılan davanın 7. duruşması sanık avukatlarının savunmaları ile devam etti. Duruşmada ilk olarak sanık Ümit Şahin’in avukatı Gani Ulusoy, savunma yaptı. Ulusoy, madende elektrik mühendisi olarak çalışan Şahin’in mağdur olduğunu belirterek, şirket yetkilileri de dahil olmak üzere bilirkişilerin ve savcılığın da olayın neden ve nasıl meydana geldiğini açıklayamadığını söyledi. Madeni Soma Holding’e ihale ile devreden Park Teknik isimli şirketin facianın nedenini 5 yıl öncesinde belirttiğini söyleyen Ulusoy, “Park Teknik ihaleyi kazanmasına rağmen ocakta telafisi mümkün olmayan olaylar meydana gelebileceği riskini göz önünde bulundurarak çalışmayı reddediyor. Yetkililer gerekli denetimi yapmadığı için Park Teknik uyarmasına rağmen ihaleye çıkıyor ve Soma Holding A.Ş. risklere rağmen çalıştırmaya devam ediyor. Bu olayın gerçek sorumluları ihaleye çıkmasını sağlayan Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ), Soma Holding’in 2009 yılındaki yöneticileri ve Çalışma Bakanlığı müfettişleridir” dedi.

‘Sorumluluk sistemi kuranlardaysa dönemin Başbakanı ve Enerji Bakanı suçludur’

Madende çalışan sanık TKİ mühendisleri Adem Ormanoğlu, Efkan Kurt ve Burhan Karabağ’ın avukatı Mahmut Yılmaz, müvekkillerinin kontrol mühendisi olduğunu belirterek, iddianamede kendilerine yöneltilen üretim problemleriyle ilgili hiçbir yetkilerinin olmadığını söyledi. Türkiye’de savcıların açtığı davaların yüzde 58’inin tutuklama ile sonuçlandığını belirten Yılmaz, bunun yetersiz bilirkişi raporlarından kaynaklı olduğunu iddia etti. Yılmaz daha önce iş kazası yaşanan hiçbir madende TKİ mühendislerinin yargılanmadığına dikkat çekerek, “Soma A.Ş. de dahil olmak üzere bir çok madende ölümlü kazalar yaşanmıştır ancak bunların hiçbirinde TKİ mühendisleri yargılanmamıştır. 301 kişi ölünce mi TKİ mühendisleri yargılanıyor. Sorumluluk sistemi kuranlardaysa dönemin Başbakanı ve Enerji Bakanı suçludur, yok bireysel hatalar söz konusu ise yine müvekkillerim suçlu değildir” diye konuştu.

‘Savcı medyanın baskısına maruz kaldı’

Sanıklar Halil Sarı ve Mehmet Avcı’nın avukatı Uğur Zincir, faciaya ilişkin başlatılan soruşturma aşamasında yaşananları hatırlatarak, sanıkların sorgusu esnasında sanık müdafilerinin içeri alınmadığını söyledi. Olay yerine bilirkişi ve savcı tarafından gidilmediğini söyleyen Zincir, soruşturmalarda delillerin sıcağı sıcağına araştırılması gerektiğini, araştırılmadığında ise adil yargılama yapılamayacağını belirtti. Dönem itibariyle savcının medyanın baskısına maruz kaldığını iddia eden Zincir, müvekkilleri üzerindeki bütün suçlamaları reddetti.

‘Özelleştirmeler devlet denetimini zayıflattı’

Sanıklar Caner Uysal ve Nazmi Nesimioğulları’nın avukatı Erkan Yurt, madenlerin tüm ülkenin ortak geliri olduğunu ifade ederek, son dönemde yaşanan siyasi gelişmelerle birlikte gelen özelleştirmelerin madenler üzerindeki devlet denetimini zayıflattığını söyledi. Müvekkillerinin yalnızca üretimden sorumlu olduğunu söyleyen Yurt, iddianamede geçen diğer suçlamalar konusunda hiçbir yetkilerinin bulunmadığını kaydetti. Yine iddianamede geçen üretim zorlamasına ilişkin suçlamalara cevap veren Yurt, “Bilirkişilerin 1,5 milyon tonun üzerinde üretim yapıldığı şeklinde suçlamaları var. Sözleşmede 1,5 milyonun altında üretim yapılamaz diyor. Bir aykırılık söz konusu değildir” dedi.

‘Ailelere şükran borçluyuz’

Daha sonra savunma yapan madenci ailelerin avukatı Serhan Özbek ise, gelinen aşamada yargılama yönteminin bir sakıncalı olduğunu ifade ederek, sanıkların sorgu aşamasında aile avukatlarının soruları ile gerçeğin daha rahat ortaya çıkabileceğini ifade etti. Olayın ağırlığı ve delil yoğunluğu ortadayken mahkemeyi sabırla izleyen madenci yakınlarına bir şükran borçları olduğunu belirten Özbek, “Bilirkişi raporları ve maddi olgularla çelişen bir çok beyan oldu. Ailelerimiz acılı olmalarına rağmen yüreklerine taş basarak mahkemeyi dinlediler” dedi.

‘TBB ve Manisa Barosu bu olayda nerede duracağını iyi bilmiştir’

Mahkeme heyetine deneyimli avukatlar tarafından hazırlanan ve bir çok akademisyenin onayından geçen maden faciası raporunu sunan Özek, mahkeme heyetine sonraki ara karardan sonraki duruşmaları Mayıs ayı içerisinde planlaması önerisinde bulundu. Sanık avukatlarının savunmalarında çeşitli sivil toplum örgütleri, barolar ve meslek odalarına yönelttikleri suçlamalara da cevap veren Özbek, “Facianın yaşandığı ilk günden itibaren Türkiye Barolar Birliği (TBB) ve Manisa Barosu avukatları olayın içerisindedir. TBB ve Manisa Barosu insan hakları ihlallerinin tümünde olduğu gibi bu olayda da nerede duracağını iyi bilmiştir” dedi.

‘Sabotaj gibi fantastik olasılıklarla işimiz yok’

Sanık avukatlarının bilirkişiler için “İdeolojik yaklaşıyorlar” şeklindeki söylemlerine de değinen Özbek, “Bu sözle neyi kastettiklerini bilmiyoruz. Bu tarz davalarla ilgilenen biri olarak ben bir ideoloji biliyorum. O da ‘düşük maliyet, yüksek kar’ ideolojisidir. Sabotaj gibi fantastik olasılıklarla da zaten işimiz yoktur” diye konuştu. Bilirkişi ve savcılığın yaptığı incelemelerde bulunamayan ve geçtiğimiz duruşmalarda sanık avukatlarının elinde olduğu ortaya çıkan belgeleri ise delil olarak kabul etmeyeceklerini vurgulayan Özbek, bu tarz faciaların bir daha yaşanmaması için olayın ciddiyetine uygun bir yargı faaliyeti gösterilmesi gerektiğini söyledi.

Özbek’in ardından savunma yapan avukat Mehmet Erdem ise adil bir yargılama için dönemin bakanları Faruk Çelik ve Taner Yıldız ile MİGEM Genel Müdürü’nün de bir sonraki duruşmaya getirilerek tanık olarak dinlenmesini istedi.

Duruşma 24 Nisan Cuma gününe ertelendi.diha

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here