Son 3 ayda 600 tutsak sürgün edildi

Paylaş

TUHAD-FED’in Türkiye ve Kürdistan cezaevlerine ilişkin hazırladığı 3 aylık raporda, cezaevlerinde 600 tutsağın sürgün edildiği kaydedildi. Raporda, cezaevlerinde çıplak arama, disiplin cezaları, iletişim yasağı ve özel eşyalara el koyma gibi uygulamalarla 12 Eylül’ün güncellenmesi olarak ele alınıyor.

Tutuklu Hükümlü Aileleri Hukuk Dayanışma Dernekleri Federasyonu’nun (TUHAD-FED) Türkiye ve Kürdistan cezaevlerine ilişkin hazırladığı son 3 aylık raporda, cezaevlerindeki hak ihlallerinin artarak devam ettiği kaydedildi. Raporda, özelikle savaş ve soykırım operasyonlarını ardından bütün cezaevlerinde başlayan hak ihlalleri, sürgün, çıplak arama, disiplin cezaları, iletişim yasağı ve özel eşyaya el koyma şeklinde sıralanıyor.

Sürgüne ‘Nakil’ adı konuldu

Siyasi parti ve insan hakları örgütleriyle de paylaşılan raporda, son üç ayda Kürdistan cezaevlerinden Türkiye cezaevlerine 600’den fazla tutsağın sürgün edildiği kaydedildi. Raporda “Nakil” adı altında sürgün edilen tutsaklar arasında tedavisi başka cezaevlerinde mümkün olmayan çok sayıda hasta tutsağın da olduğuna dikkat çekildi. Sürgünlerin sadece siyasi tutuklulara yönelik yapıldığı belirtilen raporda, bunun bir devlet politikası olduğu ve savaş süreciyle bağlantılı olduğu vurgulandı.

‘Sürgün esnasında işkence’

Raporda, sürgün sırasında yolda ve hapishanelerde tutsaklara yönelik çok ciddi fiziki ve psikolojik baskılar yapıldığı not edildi. Tutsakların sürgün edildikleri hapishanelerin girişinde de çıplak aramaya zorlandığı dikkat çekilen raporda, tutsakların sözlü ve fiziki yönelimler yanı sıra işkenceye varan darp olayları ile karşı karşıya kaldığı aktarılıyor.

‘Keyfi disiplin cezaları’

Savaşın yansımaları cezaevlerine de yansıdığını ele alınan raporda, idare ve gardiyanların insanlık onuru ile bağdaşmayan muamelelerinin işkence boyutuna vardığı belirtildi. Raporda cezaevi idarelerinin tutsaklara hukuki dayanağı olmayan disiplin cezaları verildiği aktarıldı. Raporda, tutsakların iletişim hakkından men, sosyal etkinliklerden men, hücre cezaları gibi cezalar verildiği de vurgulandı.

‘Eşyalara el konuluyor’

Cezaevlerinde yapılan aramaların sıklaştığına da değinilen raporda, arama esnasında tutsakların kitap, gazete, çarşaf, battaniye, masa ve sandalye gibi eşyalarına el konulduğu ifade edildi.

‘Avukat görüşü kısıtlanıyor’

Avukat görüşlerini kısaltıldığı, anadilde savunma hakkının yeniden yok sayıldığı, tutsakların şikayetlerine ilişkin soruşturma açılmadığı, şeklinde ayrıntılandırılan raporda, hasta tutsaklar dahil tüm tutsakların sağlık hakkından yararlanmadığı belirtiliyor.

’12 Eylül geri geldi’

Raporun devamında, cezaevlerinde tutsaklara dayatılan ayakta sayım verme, tekmil verme, hastane, revir telefon görüşmelerine çıkarken ya da aile görüşlerine çıkarken tek sıra halinde yürüme başta olmak üzere birçok askeri nizam dayatılması ile 12 Eylül Cunta uygulamalarına dikkat çekildi. diha

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here