Anasayfa Spor ‘Futbolda faşizm yaratılan bir durumdur’

‘Futbolda faşizm yaratılan bir durumdur’

Paylaş

ANKARA (DİHA) – Deniz Naki’ye saldırı ile yeniden gündeme gelen futboldaki faşizm, taraftar gruplarının örgütlenmelerine de yansımış durumda. Birçok kulübün taraftarı Kürtlere ve farklı kesimlere yönelik saldırılarda yer alırken, Çarşı, Tekyumruk, Solaçık, Adanademirspor taraftarları ise muhalif duruşlarıyla iktidarın hedefi haline geliyor. Futbol yoluyla örgütlendirilmek istenen faşizmi değerlendiren taraftarlar, iktidarların futbol yoluyla kitleleri manipüle etme ve yönlendirme isteğine dikkat çekti.

Gençlerbirliği Kulübü’nde forma giyen Deniz Naki adlı futbolcunun Dersim ve Kobanê olaylarına ilişkin duyarlığını göstermesi sonrasında Dersimli Naki’ye yönelik linç girişimi ve saldırılar, futboldaki faşizmi yeniden gündeme getirdi. Daha önce bölgedeki spor kulüplerinin batı illerinde çıktıkları müsabakalarda “PKK dışarı” sloganlarıyla saldırıya uğraması ile gündeme gelen faşist saldırılar, Naki saldırısı ile yeni bir boyut kazandı. Ayrıca saldırılar bununla da sınırlı kalmadı Spor Toto Süper Lig’in 8. haftasında Sivasspor’un Bursaspor’a konuk olduğu maçta maç boyunca, Sivasspor forması giyen Diyarbakırlı futbolcu Burhan Eşer’in, Bursaspor taraftarının kötü tezahüratına maruz kaldı.

Irkçı taraftar grupları

Futbol’daki bu saldırılar aynı zamanda tribünlerde örgütlenen taraftar gruplarına da sirayet etti. Birçok kulüp taraftarı bu anlamda ayrıştı. Ankaragücü, Karşıyakaspor, Altay, Göztepe gibi kimi spor takımlarının taraftarları aynı zamanda demokratik kurumlara yönelik saldırılarıyla gündeme geldi. İzmir başta olmak üzere Ankara ve benzeri yerlerde daha önce DTP, BDP, HDP gibi kurumlara yönelik saldırıların çoğunda söz konusu taraftar grupları yer aldı.

Muhalif gruplar

Ancak bu taraftar gruplarına karşılık daha demokratik tepkilerle öne çıkan taraftar grupları da bulunuyor. Bunlardan en bilinenin Beşiktaş’ın Çarşı grubu. Başta Gezi eylemleri olmak üzere pek çok demokratik eylemlere de katılan Çarşı grubu muhalif duruşu ile sivrilen grupların başında geliyor. Ancak özellikle buna karşı hükümet Çarşı’ya karşı 1453 Kartallar grubunu örgütledi. Çarşı Galatasaray’ın Tekyumruk, Adanademirspor taraftar grubu, Fenerbahçe’nin Solaçık taraftar grupları da demokratik tepkileriyle öne çıkıyor. Yine Trabzonspor’un Devrimci Trabzonspor’lular taraftar grubu da bu yönlü demokratik duruşuyla biliniyor. Hatta taraftar grubunun Mardinli olan lideri Vahap Güven, Kobanê’deki direnişe katılarak orada hayatını kaybetti.

‘İktidarlar futbolun toplum üzerindeki etkisinden nemalanıyor’

Futbol’daki faşizmi değerlendiren taraftarlardan arkeoloji mezunu Fenerbahçeli Bayram Açıkel, “Futbolun toplum üzerindeki işlevselliğini düşündüğümüzde aslında minimal bir siyasi yapılanmanın orada olmasının kaçınılmaz olduğunu fark eden siyasi erk, bütün dinamikleri kullanarak bir manipülatif yol izlemektedir” ifadelerini kullandı. Açıkel, hükümetin siyasete taraftar gruplarıyla eliyle müdahale etmeye kalkışması içinde 1453 Kartallar grubunun kuruluşunu örnek gösterdi. Futbolun bir rant ve insanları kontrol etme mekanizması haline geldiğin belirten Açıkel, “Kimse siyasi parti ve devlet mekanizmasının bunu kullanmayacağını düşünmesin” dedi. “Hiçbir insanın rengi veya herhangi bir özelliği ile dışlanmaması ve şiddete maruz kalmaması gerektiğinin” altını çizen Açıkel, insanların futbola sportif bir mücadele kapsamında bakması gerektiğini belirti.

‘Faşist zihniyet saldırılara yol açıyor’

Futbolun sevgi, saygı ve kardeşlik içinde hep birlikte daha iyi bir yere getirebileceğini savunan Galatasaray taraftarı Ümit Karaca, “Futbolu siyaset çirkinleştirdi, yoksa futbol sadece bir eğlence aracı insanları birbirleriyle iyi bir diyalog kurma aracıdır” ifadelerini kullandı. Futbolcuların siyahi, Alevi ve Kürt diye ayırarak futbolun faşist bir şekle büründürülmek istenildiğini belirten Karaca, “Deniz Naki’ye yapılan saldırıların arkasında bu düşünce var” dedi. Karaca futbolculara yönelik saldırılara ilişkin, “Deniz Naki şahsında futbolculara yapılan faşist saldırıları kınıyorum” dedi.

‘Hükümet şaka yapmıyor, Çarşı’yı yargılamakla müdahale ediyor’

“Futbol, sportif ve dayanışmayı teşvik eden yönleri ele alındığında anlamlı bir organizasyon iken, ne yazık ki iktidarlar tarafından kitleleri manipüle etme aracı olarak kullanılmaktadır” ifadelerini kullanan Beşiktaş taraftarı Uğur Keskin ise, “Futbola yapılan yatırımlar göz önüne alınırken bu sınıf tavrının ve paradigmasının atlanmaması gerekir. Stat gelirleri, bilet gelirleri vs. asıl önem arz eden kalemler değildir. İktidar için asıl getiri olarak görülen; futbol yolu ile kitleleri yönlendirebilmek, biçimlendirebilmektir. Bu bağlamda futbolda artan faşizm, ırkçı tavırlar v.s. sistem açısından kazanım addedilebilir” diye konuştu. Sistemin güdümünden uzaklaşmaya kalkışan ve halklarla dayanışmayı esas gören Çarşı Grubu’nun “Darbe girişimi” ile yargılanmasına değinen Keskin, “Bu ciddiye alınması gereken bir durumdur. İktidar burada şaka yapmıyor. Çarşı grubunun pratiğinin önemine vurgu yapıyor aslında. Biz de bu önemi kavrayıp ona göre hareket etmeli, mücadelenin ve kalkışmanın zerresini dahi büyük bir kavganın adımı olarak kavrayabilmeliyiz” dedi.

(fb/kk/avt)

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here