Sur Planı ‘burayı terk edin’ diyor.

Paylaş

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki’nin açıkladığı ‘Sur Eylem Planı’, proje sürecine dahil edilmeyen STK ve meslek odaları tarafından eleştiriliyor. Diyarbakır Mimarlar Odası Başkanı Şerefhan Aydın, plan için ‘rant ve peşkeşin ilk adımıdır’ diyor.

Diyarbakır Sur’da altı mahallede sokağa çıkma yasağı devam ederken ve acele kamulaştırma kararına karşı açılan yürümeyi durdurma davaları henüz sonuçlanmamışken, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki Sur’daki ‘Yenileme Eylem Planı’nı açıkladı.

10 Haziran’da Diyarbakır’da yapılan bir toplantıda açıklanan planda, Sur’da evi yıkılan ve tapusu olan vatandaşlara ev bedellerinin verilmesi planlanıyor, adres olarak vadeli ödeme planlarıyla TOKİ konutları gösteriliyor. Bakan Haseki, üç yöntem sundu: “Birincisi; ‘Benim paramı verin başka bir şey istemiyorum, benim evimin değeri ne ise onu verin’ diyenlere tespit edilen bedeli ödenecek, tapusunu bize teslim edecek. İki; ‘Bana daire verin’ diyenlere, şu anda Diyarbakır’ın mahallelerinde oluşturduğumuz yaklaşık 3 bin konutluk devam eden inşaatlarımız var. Kasım-Aralık gibi bu evlerin bir kısmı bitecek. Buradan ev almak isterse, evinin tespiti ile o vereceğimiz evlerin değerini karşılaştıracağız, aradaki farkı uzun vadeli isteyeceğiz. Bu evleri maliyetinin yüzde 30 altında indirimle vereceğiz. Üçüncü bir şık; “Ben Urfa’da, Mardin’de, İstanbul’da TOKİ’nin yaptığı evlerden, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yaptığı evlerden istiyorum” diyen vatandaşla takasa girebiliriz. Oradaki evlerin bedeli de belli.” Sur’da kendi evini yapmak isteyenlere ise ‘imar planına uyma zorunluluğu’nu hatırlatan Bakan, kiracı olan vatandaşların durumuyla ilgili bir açıklama yapmadı.

Sur’da bazıları yıkımdan etkilenen tescilli eserlerle ilgili şimdiden ihaleye çıkıldı. Özhaseki’nin açıklamasına göre Fatih Paşa Camii ile Ortodoks Kilisesi’nin ihalesi yapıldı.

İkinci sürgün

Diyarbakır’daki sivil toplum örgütleri ve meslek odaları, kendilerine danışılmadan yapılan plana tepkili.

Agos’a konuşan Diyarbakır Mimarlar Odası Başkanı Şerefhan Aydın, planı rant ve kenti peşkeş çekmenin ilk adımı olarak görüyor; Diyarbakır’daki toplantıya katılan müteahhit ve iş insanlarının sivil toplum örgütü olarak yansıtılmasını eleştiriyor. Planın vatandaşlara ‘burayı terk edin’ mesajını verdiğini belirten Aydın, kiracıların durumuna dikkat çekiyor: “Tapusu olmayanlar, 1990’larda iç savaştan kaşan yurttaşlardır. Onlar safdışı bırakılmış oluyor. Bu halkı zorla yerinden göç ettirmektir. Gerçekten vatandaşı düşünen bir planlama olsaydı tüm dinamikler dahil edilirdi.”

Aydın, Suriçi’nde 2009’da başlayan ve 2012’de durdurulan kentsel dönüşüm sürecini hatırlatarak, o dönem TOKİ binalarına yerleşenlerin 15 yıla yayılan borçların altında ezildiklerini, büyük bir kısmının Suriçi’ne geri döndüğünü anlatıyor: “Halk bezmiş, ‘hiçbir şekilde buradan çıkmayacağız’ diyenler var ama devletin sopasından da korkuyorlar.”

Mimarlar Odası’nın kamulaştırmaya karşı açtığı yürütmeyi durdurma ve iptal davasından ise halen sonuç çıkmış değil. Aydın, buradaki sürecin Sulukule’de yaşananlara benzemesinden korkuyor: “Yıkım devam ediyor. Sur’daki yıkım tamamlandıktan sonra Mahkeme kararın iptalini verebilir ama bu karar yok hükmünde olur.”

“Bakanlık yapıcı işbirliğine karşı değil”

Doğu ve Güneydoğu Sanayici İş Adamları Dernekleri Federasyonu (DOGUNSİFED) Başkanı Şahismail Bedirhanoğlu ise projenin aktarıldığı gibi yapılması durumunda ‘muazzam olacağı’ düşüncesinde. STK’ların sürece dahil edilmemesini eleştiren Bedirhanoğlu, Diyarbakır’daki toplantının ardından Çevre ve Şehircilik Bakanı’yla görüştüklerini ve bu konuyu ilettiklerini belirtiyor. Bakan Özhaseki ise ‘yapıcı işbirliğine karşı olmadıklarını’ söylemiş. Bedirhanoğlu, “2012 yılında kabul edilen Koruma Amaçlı İmar Planı çerçevesinde projenin uygulanacağını söylediler. Biz de bundan sonraki süreçte plana bağlı kalınması gerektiğini ilettik. Önümüzdeki süreçti yerel yönetimlerin dahil edilmesi meselesi var” diyor.

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here