Anasayfa Kültür-Sanat Suruç katliamı ‘Cehennem Atlası’nın işaretiydi

Suruç katliamı ‘Cehennem Atlası’nın işaretiydi

Paylaş

 Türkiye’nin 68 politik sürecinde şekillenen ve dönemin Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden geçen Ressam Ali Osman Coşkun, açtığı son sergisine verdiği “Cehennem Atlası” ismini Suruç katliamından sonra belirlediğini ve bu katliam yaşandığında arkasından Ankara ile Paris gibi katliamları öngördüğünü söyledi. Sanatçının toplumu uyarma işlevine dikkat çeken Coşkun, Picasso’nun Nazi katliamını tek bir kedi resmi ile anlatabilme yeteneğinin sanatçının asıl kimliğini ortaya koyduğunu ifade etti.

Türkiye’nin siyasi ve sanat dünyasına önemli kazanımlarda bulunan ve PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın da öğrenim gördüğü Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde yine Öcalan ile aynı dönemde öğrenci olan Ali Osman Coşkun, geçtiğimiz günlerde “Cehennem Atlası” ismini verdiği resim sergisini sanatseverlerle buluşturdu. Coşkun, açtığı serginin tanıtım katalogunda, Türkiye’yi “Kan ligi ülkesi” olarak tanımlıyor ve yaşananlara dikkat çekiyor.

Yanlış giden bu hayatla benim sorunum var

Şimdiye kadar sergilediği birçok sergide verdiği politik mesajlarla tanınan ve aynı zamanda yazar olan Coşkun, son sergisinin ismini ortaya çıkma nedenini ve sergiye yansıyan karanlık süreci değerlendirdi. Coşkun, sanatın toplumla olan ilişkisinden yola çıkarak “Dışarıda yanlış giden bir hayat var ve benim bu yanlış hayatla bir meselem var” sözleriyle sanatını özetlemeye çalışıyor.

‘Bu sergi 68 kuşağı ile SBF-DER’ in 50.yılına armağanımdır’

Sergisini 68 kuşağı ile Siyasal Bilgiler Fakültesi Derneği’nin (SBF-DER) 50’inci yılına armağan eden sanatçı Coşkun, o yıllardan bugüne Türkiye’de yaşanan sorunların değişmediğini belirtti. “Cehennem atlası” sergisine konu olan sürrealist çalışmalarda bugüne kadar kaybettiği yoldaşlarının anısı ve dışarıda yaşananların etkili olduğunu aktardı.

Serginin ismi Suruç katliamında sonra belirlendi

Sergiye ismini veren “Cehennem Atlası” isminin Suruç katliamından sonra netleştiğini belirten Coşkun, “Bu ismi Suruç katliamından sonra koyduk. Daha Ankara bombası patlamamıştı” dedi. Bir sanatçı olarak bu tür şiddet sarmallarının devam edeceğini öngördüğünü söyleyen Coşkun, “Suruç katliamı olduğunda bunun karanlık bir sürecin devamı olduğunu bir sanatçı ve yazar olarak sezebilmiştim. Nitekim öyle de oldu ve devamında Ankara katliamıyla beraber felaket daha da büyüdü. Bu çerçevede bakacak olursak aslında sanatın ve sanatçının sezgisel bir öncülüğü vardır” şeklinde konuştu.

‘Kâr gütmeden sanat yapabilmeliyiz’

Türkiye’de yapılan eserlerde tek-tipçiliğin ağırlıkta olduğuna vurgu yapan Coşkun, “Bir sanatçı hiçbir zaman tek tip eser üretmemeli, sanat çeşitlilik ister. Yani kâr gütmeden bunu yapabilmek önemlidir. Eğer bir sanatçı bu ekonomik pazarı düşünmeden sanatını icra edebiliyorsa açıkçası bu bana daha gerçekçi geliyor” dedi ve “Bir sanatçının ekonomik kaygıları bir yana bırakarak sanat yapabilmeyi ve bu gücünü toplumdan alabilmeyi başarmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.

‘Sanat çanları çalma işidir’

“Sanat çanları çalma işidir” diyerek sanatın uyarıcı işaretine işaret eden Coşkun, şöyle devam etti: “Mesela şu anki sürece bakıyorum gelen bir tehlike var, kötü giden bir hayat… İşte buna tepki olarak bu sergiyi açmak istedim, çünkü bir sanatçı olarak tepki vermek karşı çıkmak istiyorsunuz, işte bunu sanat yoluyla aktarmak önemlidir.” Coşkun, sanatçının bu uyarı işlevini yerine getirirken, sanatın etik boyutunu yitirmeden yapabilmesinin önemine dikkat çekti.

‘Sanat toplumdan bağımsız olamaz’

Coşkun, sanatın toplumsal olaylardan bağımsız ele alınamayacağını belirterek, “Bir sanatçı her şeyi olduğu gibi aktaramaz ama yinede olayları verme şekli sanatla olacaktır. İşte en iyi örneği Picasso’dur, Paris Nazi işgali altında iken onun evinin önünde Nazi askerleri vardı ama o resim çiziyordu, vahşeti resimleri ile anlatmayı amaçlıyordu, nitekim öyle de yaptı ve bunu başardı” dedi. Picasso’nun tek bir kedi ile Nazi katliamını dünyaya duyurduğuna işaret eden Coşkun, “Paris Halkı Nazi katliamından geçiyordu. Picasso buna tepki olarak ağzında civciv olan bir kediyi çizdi ve resim aslında tüm Nazi katliamını özetleyen bir tabloydu” değerlendirmesinde bulundu.

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here