Anasayfa Köşe Yazıları Tacettin Durdu yazdı :Devrimci Yolcu olmak….

Tacettin Durdu yazdı :Devrimci Yolcu olmak….

Paylaş

 

Tacettin Durdu yazdı: Devrimci Yolcu olmak…

Birgün gazetesinde yayınlanan siparişyadaüç dört ayda bir kritik zamanlarda‘‘ihtiyaç” üzerine yapıldığı anlaşılan son röportajdan bahsediyorum. Üzerine söz söylemeye gerek var mı?Emin değilim.Müftüoğlu’nun Deniz Coşan’ın sorularına verdiği yanıtlardan bahsediyorum.

Deniz Coşan’a söylenecek çok şey var aslında, tabi “gazeteci” ise. Sorulacak o kadar çok soru varken, önceden hazırlandığı belli olan çanak sorular ve önceden tasarlanmış cevaplar hemen kendini ele veriyor.

Deniz Coşan şöyle bir soruyla röportaja başlasaydı:“Yaklaşık yedi yıldır BirGün’de yazan arkadaşım Akın Olgun’un görevine gazeteyle politik olarak uyuşmadığıgerekçesiyle son verdiniz.Bu konuya açıklık getirir misiniz?”

O.Müftüoğluda Deniz Coşan’a bunun üzerine,“BirGün gazetesi yazarlarından Bülent Şık, Akın Olgun’la ilgili Birgün gazetesine tepki gösterdi. Arkadaşına sahip çıkarak onurlu bir duruş sergiledi ve gazeteden ayrıldı. Gazeteci olarak bu konuda ne düşünüyorsun?” diye sorsaydı ne olurdu?

Çok şık olurdu, demokrat bir patronla iyi bir gazetecinin röportajı ortaya çıkardı.

Devrimci Yolcu olmak, o kültürü önemsemek böyle bir kimliği, böyle bir kişiliği gerektirir.

Neyse, geçelim… Gelelim “çanak” sorulara, yaniröportajın esas yapılma gerekçesine.

Soru: “Aday seçiminde siyasi çevrelerin Devrimci Yol hareketinden isimleri aday olarak öne çıkarması nasıl değerlendirilmeli?

Cevap:Neyi kastettiğini anlıyorum, ama doğrusu bu bizim meselemiz değil. Bu seçimlerde genel olarak bütün partilerin ağırlıklı olarak adayların etnik ve dinsel- kültürel özelliklerini dikkate alan bir tür kimlik siyasetini benimsediği görülüyor. Bunun sonucu olarak önseçim yoluyla değil yukarıdan, “merkez yoklaması” denilen bir usulle yapılan aday listelerinde demokrasiyle ilgisi olmayan ama oldukça renkli ve postmodern bir tablo ortaya çıkmış. Bana bir yönüyle bir tür kimlik avcılığı oyunu gibi göründü. Balıkçılar, oltalarına yem takarken avlandıkları bölgede bulunan veya yakalamayı düşündükleri balıklara göre yem takarlar; bazıları için ekmek veya solucan yetebilir, biraz büyük bir balık yakalamak isteniyorsa oltaya sardalya veya irice bir istavrit takılıyor. Onun gibi bir durum.’’

Önce bir demokraside olması gereken ön seçimin yapılmadığına işaret ediyor. Sonra kimlik siyaseti yapılıyor eleştirisini getiriyor.

Sonra bütün sakinliğinin arkasındaki kini açığa çıkartıyor. Kürtleri avcı, HDP’den aday olan Devrimci Yolcuları da yemyapıveriyor. Metafor böyle; balık, solucan,istavrit… Hatırlatmak lazım, eski dostu ufuk Uras da çok metafor yapardı zamanında…

Bu ruh hali, tükenmişlik hali galiba…

Neyse, geçelim…Gelelim meselenin özüne. Bir zamanlar BirGün Gazetesi’nde Mehmet Metiner ve Muhsin Kızılkayaköşe yazarıydı, unutanlara hatırlatmakta fayda var. Tabi o günkü “durumları” bugünkü durumlarıyla aynı değildi. İlginç olan, her iki şahsiyetin BirGün gazetesinde yazdırılma gerekçesi Kürt olmaları idi. Bu konuyla ilgili kim yazmalı meselesinde referansın Kürt özgürlük hareketinden olmayanlar yazabilir olması. Şimdi ikisi de AKP saflarında; tabi kimsenin kıçını koklayacak halimiz yok. Kürt özgürlük hareketinden özellikle uzak durmak hangi fikri zeminin sonucu? Demokrasi mücadelesi için bile yan yana durmaktan imtina etmekneden?AKP’nin kaybetmeye başladığı CHP’nin solagöz kıpmaya ihtiyaç duyduğu bir dönemdenasıl oluyor da bilirkişi edasıylaiçinde fikir kırıntısı bile olmayan tavrını inatla sürdürüyor?

HDP’den aday olan Devrimci Yolcu’lara, HDP’ye desteğini açıklayanlara ve HDP içinde çalışanlara hakaret içeren değerlendirmeler apolitik, kimliksiz, kemiksizburjuva siyasetçilerin dilidir.

Bugün seçilme şansları çok zayıf olan, aynı zamanda şovenizmin ve ırkçı saldırıların en yoğun yaşandığı bölgelerde risk alarak kendilerini ortaya koyan bu insanlara sözde bir numaralı “yoldaşlarından” hakaret yağıyor.

Devrimci sorumluluk ve dayanışma içinde bugünün Türkiye’sinde faşizan uygulamaları ortada olanAKP’den kurtulmak öncelikse, yapılması gereken, yüzlerce Devrimci Yolcu gibi HDP’yi desteklemektir. İşin matematiği de politik tutumu da bunu gerektiriyor.Aksi her durum kime hizmet eder acaba? Bunu bilmeyen yok herhalde.

Hani ilerici güçler desteklenecekti!HDP’den aday olan Devrimci Yolcu’lar ilerici güç değil mi? İlerici güçlerden kastettiğin Türk kimliğine sımsıkı sarılan, senin tabirinle “kimlik siyaseti” yapan CHP mi yoksa?

 

Bu yazıyı nasıl sonlandıracağım bilmiyorum, söylenecek çok laf var, uzatmanın gereği de yok, her şey ortada.Son söz yerine denecek bir şey yok ama hatırlatma olabilir.

AKP trol ile balık avlamakta! Oltanın ucundaki (!) solucan, istavrit, sardalye derkenbile bile trolün altına gitmek var. Böylesi bir siyasi tercih, olsa olsa Abbas yolcularınşuursuz işi olur.

Anlayana Kesintisiz Devrim’de Mahir şu sözleriyle çok şey söylüyor: “Biz Marksizmi entelektüel gevezelik ve dünya devrimci hareketinin trafik polisliğini yapmak için okuyup öğrenmiyoruz!” 

 

 

Paylaş

4 Yorumlar

  1. Dışarıdan bir göz olarak http://www.orgurlukcusol.com sitesinin Devrimci Yol üzerine böyle yazılar yayınlamasını ve eski DY’ciler ile halen DY’ci olanlar arasındaki bu tartışmayı bize izlettirmesini yararlı buluyorum. Teşekkürler.

  2. Tacettin Durdu, böyle bir degerlendirmenize sadece gülüp geciyorum. HDP`e destek vermiyenlerin (ki öyle birsey yok) ihanet ve bitmislikle suclamaniz da biraz düsündürücü ve bunun icinde HDP`e desdek vermeyi düsünen bunu sizin göremedeginiz cogu kisiler nerdeyse sandiga gitmemeye veya CHP`ye (sizin gibi düsünenlein düsman ilan ettigi) oy vermeyi düsünüyorlar.

    Biraz insaf Tacettin Durdu derim, simdi HDP de kimlerin oldugunu yazmaya baslamayalim, Fasistler, AKP Hirsizlari, Seriatcilar daha saymaya gerek varmi…. onun icin bir insaf derim.

  3. Devrimci yolcular HDP ye verdikleri bizati desteğin yarısını ÖDP ye vermiş olsalardı (bu salt eleştiri anlamında değildir;yazıdaki yanılgıya ilişkindir)ÖDP de bugün meclis de (en azından bağımsızlar bloku ile)hatırı sayılır bir sayıya ulaşırdı.
    Eleştiri tamam da az bi “maddi temeli”olsun.
    DY başta olmak üzere sol blok da neredeyse dağ taş HDP ye çalıştı,oy verdi.
    O.Müftüoğlu eleştirinizin zemini yanlış.

  4. Birgün gazetesi özgür bir yayın politikası izler. Buna ayak uyduramayan sistem yanlısı akp yancısı yetmez ama rvetçiler barınamazlar.

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here