Anasayfa Dergi Dosya Tarihçiler: Aleviler 7 Haziran’da HDP’den yana (Dosya 4)

Tarihçiler: Aleviler 7 Haziran’da HDP’den yana (Dosya 4)

Paylaş

DENİZ NAZLIM’ın haberi  Türkiye halkları, AKP’nin diktatörlüğe giden “Başkanlık Sistemi” ve HDP’nin radikal demokrasi kapsamında yaptığı “Yeni Yaşam” çağrısı ile tarihinin en kritik seçimlerine yaklaşıyor. Önümüzdeki seçimleri kökten etkileyecek en önemli dinamiklerden biri olan Alevi toplumunun seçimlerdeki tercihi, Türkiye’nin gidişatını da belirleyecek. Alevi toplumunun sosyolojik yapısı ve tarihine ilişkin önemli çalışmalara imza atan yazarlardan Erdoğan Aydın ve Faik Bulut, Alevilerin ortak görüşünün HDP’den yana olduğunu belirterek, Alevilerin bu tutumunun CHP ve kimi ulusalcı çevrelerde, HDP’ye yönelik spekülasyon politikalara dönüştüğüne işaret etti.

Cumhuriyet tarihi boyunca katliam ve asimilasyona maruz kalan, hiçbir hükümet tarafından talepleri yerine getirmeyen Alevilerin, yıllardır CHP’ye olan ilişkisi, Alevilerin yaşam felsefesiyle ortaklaşan HDP’nin yaptığı “Yeni Yaşam” çağrısı ve oluşturduğu ortak muhalefetin yıllardır alternatif arayan Alevi toplumu tarafından benimsenmesiyle kopmaya başladı. Alevi toplumu üzerine çalışmalar yürüten uzmanlar, Türkiye siyasetini derinden etkileyecek bir sinerji ve güce sahip olan Alevlerin, tercihlerinin 7 Haziran’da HDP’den yana olacağını belirtiyor.

‘Kötünün iyisine razı olmak kendilerini savunmalarına engel oldu’
680x680nc-ank-15-03-15-aydin1

Alevi toplumunun sosyolojik yapısı ve tarihi üzerine çalışmalarıyla tanına tarihçi/yazar Erdoğan Aydın,

2015 Yılı Genel Seçimleri’nin Alevi toplumu için tarihsel önemi, Alevileri kitlelerinin seçimleri ilişkin sergilemesi muhtemel tutumu ve gözlemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Alevi yerleşik birimlerinin 1946, 1950 ve 1954 yılı seçimlerinde Demokrat Parti’yi (DP) desteklediğini ve 60’lı yıllarda CHP ile özdeşleştirilmeye başlandığını hatırlatan Aydın, “Bir yere kadar anlamak lazım. Hiç olmazsa, şeriatın, monarşinin olmadığı bir rejim arayışı çerçevesinde kötülerin içindeki iyilere razı olmaya çalışıyorlar. Bunu yaptıkları sürece de kendi haklarını savunma boyutunda bir hayli geride kalıyorlar” dedi.

‘Alevilerin hassasiyetini anlayarak elinden tutulmalı’

70’li yıllarda ise sosyalist hareketin güçlenmesi ve Alevi toplumuna güven vermesi sonucu, Alevi kitlelerinin çok ciddi desteğini aldığına dikkat çeken Aydın, “Bu son yıllarda gördüğümüz ve Alevilerin tam anlamıyla CHP ile özdeşleştirilmesine neden olan durum, bir yanıyla sol hareketin zayıflığı ve diğer yanıyla Kürt hareketine karşı onların ‘Şafi olduğu’ doğrultusundaki spekülasyonların yansıması oldu. Eğer Alevi hareketi kendi iç yansıması olan gerçekten Pir Sultanlara, Baba İlyaslara layık olan bir öz güven örgütleyebilmiş olsaydı ben eminim ki Alevi kültürü ve inancı mevcut tavırlarını benimsemezdi. Bu süreci, biraz daha Alevi toplumunun hassasiyetini anlayan, onun elinden tutan onu ikna edici bir yerden sabırla dönüştürmeye çalışan bir çaba ile desteklemek lazım. Aksi takdirde Alevi toplumunun sadece zaaflarından söz edilen bir dil ile onun bu CHP’ye yedeklenmiş hali değiştirme şansı olmayacaktır” ifadeleriyle, seçim öncesi süreci yorumladı.

‘Aleviler ile CHP ilişkisi değişimin kenarında’

Aydın, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın izlediği politika sonrası birçok Alevi yerleşim biriminden oy aldığına vurgular, “7 Haziran genel seçimi öncesi aslında Aleviler ve CHP ilişkisinin değişimin kenarına geldiğini, değişme potansiyelinin bir hayli yükseldiği ortamı da beraberinde getirdi. Bu çizginin ısrarla sürmesi halinde önümüzdeki seçimlerde Kürt Alevi yerleşim alanlarında bu değişimin daha oluşacağı kanaatindeyim. Üstelik yüzde 10 barajının aşılması halinde AKP’nin ‘Başkanlık Sistemi’ hayalinin kırılabileceği düşüncesi giderek daha geniş bir Alevi kitlesi üstünde ikna edeci bir rol oynamaya başlamıştır. Bu tutumu bu doğru bilgilendirme güven verme ilişkisi bile sürdürmenin çok ama çok önemli olduğu kanaatindeyim” ifadelerini kullandı.

‘Aleviler cesaret göstermeli tercihleri HDP’den yana olmalı’

7 Haziran seçimlerinde Alevi toplumunun tercihinin kesinlikle HDP’den yana olması gerektiğinin altını çizen Aydın, Alevilerin neden HDP’ye tercih etmesi gerektiğini şöyle açıkladı: “Çünkü Alevi halkının temel taleplerini, kendi parti programında açıktan dillendiren tek parti HDP. Meclis’teki önergelerinde kamusal alanda destek anlamda HDP’nin takındığı açık tutumu CHP de dahil hiçbir partide görmemekteyiz. Dolayısıyla programatik bir tercihte hareket edilirse, Alevilerin HDP’yi desteklemesi lazım. Alevileri bugün en çok korkutan şeylerin başında AKP’nin hayata geçirmeye çalıştığı ve adına ‘Başkanlık Sistemi’ denilen otokratik yapıyı inşa etme durumudur. Alevi toplumunun bu haklı korkusunun da geçersiz kılınabilmesini sağlayacak tek seçenek, yüzde 10 barajını aşması halinde HDP’nin elde edeceği vekil sayısıdır. Ortalama 70 vekil çıkartabilecek bir HDP’nin. ‘Başkanlık Sistemi’nin hayata geçirilme hayalini tümüyle imkansızlaştıracaktır. Buradan baktığımızda Alevilerin bu güne kadar gösterdiklerinden çok daha büyük bir cesaret ile HDP’ye destek olması gerekiyor.”

CHP’nin her zaman Alevilerin talepleri konusunda ürkek kaldığını söyleyen Aydın, “Alevilerin bu seçimlerde HDP’ye oy vermeleri aynı zamanda CHP’nin gerçekten sosyal demokrat bir parti olma konusunda da baskı altına girmesini ve ürkekliğini aşmasını sağlayacaktır. Bu nedenle Alevilerin geçmişten kalma ön yargılarını kırıp HDP’yi destekleme sorumlulukları olduğunu düşünüyorum” dedi.

Alevi kadın ve gençlerinin HDP’ye ilgisi büyük

Aydın, Alevi kadın ve gençlerinin HDP’ye yöneldiğini gözlemlemenin mümkün olduğunu ve özellikle gençler arasında HDP’ye eğilimin çok fazla olduğunu belirtti. Orta yaş üzeri Alevilerin bu konuda daha geri olduğunu ve bunda geçmişte yaşadıkları katliamlar ve İslamcı güçlerin baskısından ötürü mantık değil de, duygusal yönden gösterilen davranışların etkili olduğunu söyleyen Aydın, “Bu aslında onları sadece siyasette hakiki etkili bir tavır gerçekleştirmekle kalmamakta doğru bir Alevi davranışından, tarihsel Alevi yaklaşımından da uzaklaştıran, dolayısıyla kendi kendilerini asimile ettikleri bir sosyal sonuç üretmektedir. Özellikle Alevi gençlerinin, görece Alevi kadınlarının sergilediği davranış, söz konusu sorunlu dediğimiz davranışa daha tavır geliştirebilin ondan bağımsızlaşabilen bir davranıştır” dedi.

‘CHP, Alevilerin ön yargılarını kullanıyor’

Alevilerin tarihsel hafızasında Sünni inançlı Kürtlerle tarihsel bir uyuşmasızlık, bir çatışma hali olduğunu ve Alevilerin HDP’ye yakınlaştığını fark eden CHP ve bazı ulusalcı kesimlerin bu durumu kullanarak birçok spekülasyon ürettiğine işaret eden Aydın, “Bu güvensizlik halini aşabilmek için başta Demirtaş olmak üzere mutlaka daha inandırıcı ve istikrarlı bir dil kullanılmaya kesinlikle ihtiyaç var. Kürt hareketini demokratik bir hareket, bütün Türkiye’nin sorunlarını sahiplenen bir hareket değilmiş de, sadece milliyetçi bir hareketmiş gibi anlatmaya ve bunun üzerinden de Türkiye’nin Alevileri başta olmak üzere laik hassasiyeti, sınıfsal hassasiyeti olan kesimleri Kürt hareketinden uzaklaştırmaya çalışıyorlar” şeklinde konuştu.

Başta Aleviler olmak üzere birçok kesimin Türk milliyetçi etkileri içinde ön yargılarının kırılmasında HDP’nin etkili olacağını söyleyen Aydın, “Bu durumu değiştirmek için HDP’nin de şu ana kadar gösterdiği performanstan çok daha etkili, inandırıcı bir dil kullanması ve etkinlik göstermesi de bu dönüşümü sağlamak açısından temel öneme sahiptir” dedi. Aydın, HDP’nin bu spekülasyonların üstesinden gelen inandırıcı ve güven verici bir dil daha fazla kullanması durumunda, Aleviler ile CHP’yi özleştiren düşüncenin tamamıyla ortadan kalkabileceğini söyledi.

‘Yeni Yaşam çağrısı Alevi felsefesi ile aynı zeminde’

Aydın, Alevi toplumunun, her kimlikten insana “eşit yurttaşlık hakkı” tanıyan ve demokratik modernite ideolojisi ile sınıfsal sömürüye son verilmesini ön gören “Yeni Yaşam” çağrısının farkında, etkinsinde olduğunu söyledi. “Yeni Yaşam” çağrısının Alevilerin taleplerini karşılamak açısından geliştirilmiş en ileri program olduğunu belirten Aydın, şunları ifade etti: “Aslında başta Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) olmak üzere büyük Alevi kurumlarının dillendirdiği taleplerin tümünü, kendi doğallığında yani seçim öncesi değil de kuruluşunda yer vermiş olan tek programdır ‘Yeni Yaşam’ çağrısı. Dolayısıyla anlatılabilirse ben önümüzdeki 3 aylık sürecin Alevilerin ağırlıklı kesimlerini ikna etmek açısından büyük avantajlar sunduğunu söyleyebilirim. Var olan spekülatif eylemleri etkisizleştirme konusunda çok büyük çaba harcamamalılar.”

Bulut: Aleviler CHP’nin umut olmadığın anladı

680x680nc-ank-15-03-15-bulut

Alevilik üzere yaptığı çalışmalar dolayısıyla Alevi kitleleriyle sürekli temas halinde olan yazar Faik Bulut da, Alevi toplumunun AKP’nin muhafazakâr baskıcı uygulamaları ve son olarak Alevilere Osmanlı katliamlarını hatırlatan “Başkanlık Sistemi”nin gündeme gelmesiyle Alevi kitlelerinin bir gelecekleri için kaygı içinde olduğunu ve bu kaygı ile süreci değerlendirdiklerini gözlemlediğini belirtti. Alevilerin, seçimlerde CHP ve HDP tercihlerinde birini yapacaklarını söyleyen Bulut, “Kılıçdaroğlu’nun başkan seçilmesinden hemen sonra Aleviler önlerine bir şans çıktığını düşündüler. Kılıçdaroğlu’nun Dersimli Alevi Kızılbaş olması sebebiyle CHP iktidara gelir Kılıçdaroğlu Başbakan olur düşüncesine gidiler ve böyle bir umut ile CHP’ye yüklendiler. Fakat geçen iki dönemde CHP ve Kılıçdaroğlu’nun umut olmayacağını anlayınca yeniden düşünmeye başladılar. AKP nin de önümüzdeki dönemde kurmak istediği baskı rejimini kimin önleyeceğini düşünen Aleviler, sokaktan korkan, içindeki Demirel’in hediyesi sağ muhafazakâr kesimleri kollayan CHP’nin değil de, HDP’nin önleyeceğini düşünüyorlar” şeklinde değerlendirmede bulundu.
‘DAİŞ’e karşı deriniş Alevilerin ön yargılarını kırdı’

Alevilerin, Kürt hareketine olan ön yargılarının Kobanê’de DAİŞ’e karşı yürütülen direnişle kırılmaya başlandığını belirten Bulut, “AKP’nin politikalarıyla ya da başka yollarda DAİŞ’e yardım ettiğine dair çok sayıda haber çıktı. Aleviler buradan da hareketle Kobanê’deki direnişi gördüler. Aleviler için Kobanê aynı zamanda Türkiye’nin de şeriatçı, İslamcıların baskısı altında ezilen tüm kesimlerin koruyucu simgesi haline de geldi. Aleviler, HDP’yi hem sokağın gücü hem Meclis’in gücü olarak görmeye başlamışlar. Eskiye oranla daha fazla meyilliler, ön yargılarını yıkmış durumdalar” dedi.

‘HDP söylentilerin önünü kesebiliyor’

HDP’nin yaptığı “Yeni Yaşam” çağrısının Alevi felsefesiyle uyuştuğunu ve Alevi kitleleri arasında yankı uyandırdığını söyleyen Bulut, bu durumun farkında olan CHP merkezinin Alevi kitleleri arasında HDP’ye yönelik AKP ile anlaştığı doğrultusunda bazı dedikodular yaymaya çalıştığını belirtti. AKP’nin de CHP’nin manipülasyon açıklamalarına pareler olarak HDP’nin kendisine teslim olmuş gibi davranmasının birbirinden bağımsız olmadığını vurgulayan Bulut, “Türkiye ve Avrupa’daki Aleviler bu tartışmayı yapıyorlar ve kafa karışıklığına neden olabiliyor. Demirtaş ve HDP sonradan bu algıyı düzeltmek bu tür dedikoduları önlemek açısından Türkiye’nin demokrasi kapsamında 7 maddelik bir bildiriye imza attı. Birkaç gün önce Bektaşi Dergâhı Postnişini Veliyettin Ulusoy ile HDP’nin görüşmesinden sonra yapılan. ‘Fikirlerde ortaklaştık açıklaması’ da son derece önemliydi. Belki bu söylentiler kesilmez ama önü bu şekilde alınabilir diye düşünüyorum” diye kaydetti.

‘Avrupa’daki Aleviler arasında HDP’ye eğilim yüksek’

Bulut, uzun bir süredir Alevi kitleleriyle sürekli sohbet halinde olduğunu belirterek, gözlemlerini şöyle aktardı: “Alevi yurttaşlarla son gözlemimin Avrupa’dandı. 3 ayrı Alevi kurumunda itiraz ettim. HDP yönelik değişime karşı çıkan sadece 2 kişiye denk geldim. Herkes HDP’ye çok eğilimliydi. Kuşkusuz Aleviler arasında CHP ve HDP arasında bir saflaşma var. Avrupa’daki faaliyet yürüten Alevi konfederasyonun da bu saflaşmayı gördüğü için herhangi bir parti belirlemedi, serbest bıraktı. Bu aynı zamanda Alevi kesimlerini ister ‘namus belasını’ ister ‘korku belasını’, öz yaşamlarını direk ilgilendiren laiklik, aydınlanma ve yeni anayasa gibi unsurlardan ötürü HDP’ye giderek daha fazla eğilim gösterdiğinin bir kanıtıdır.”

Yarın: Hacı Bektaş Dergâhı Postnişini Veliyettin Ulusoy: Biz her şeyimizi verdik ama Cumhuriyet bize umduklarımızı vermedi

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here