Anasayfa Haber TTB’nin cezaevi raporu: Taciz, tecavüz, şiddet rutinleşmiş durumda

TTB’nin cezaevi raporu: Taciz, tecavüz, şiddet rutinleşmiş durumda

Paylaş

Türk Tabipler Birliği’nin öncülüğü ile bir çok meslek örgütü üyesinden oluşan heyetin Şakran Çocuk Cezaevi’nde yaptığı incelemeler sonrasında hazırladığı rapor, tüyler ürpertiyor. Rapora göre, güçsüz durumdaki çocuklar taciz, tecavüz dahil her türlü istismara maruz kalıyor, koşullar sağlıksız ve çocuklar cezaevi yönetiminin şiddetiyle yüz yüze kalıyor. Uzmanlar, çocukların bu koşullarda daha kötü bir şekilde ileride suç işleyebilecek duruma geldiğini açıkladı.

Türk Tabipler Birliği’nin çağrısı üzerine gerekli izinlerin alınmasıyla, iç hastalıklar uzmanı, halk sağlığı uzmanı, sosyal psikolog, klinik psikolog, Türkiye Psikiyatri Derneği temsilcisi ve Adli Tıp Uzmanı Derneği’nden oluşan heyet, Aliağa (Şakran) Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda incelemelerde bulunarak, izlenimlerini rapor haline getirdi. Hazırlanan rapor TTB Genel Merkezi’nde yapılan bir basın toplantısı ile açıklandı. Raporu açıklayan TTB Merkez Konseyi üyesi Doç. Dr. Deniz Erdoğdu, gerçekleşen ziyarette sorunların saptanması için çocuk tutuklular ile cezaevi yöneticileri birinci ağızdan dinlemeyi, çocukların kaldığı mekanlarda gözlemde bulunmayı amaçladıklarını söyledi. Erdoğdu, çocuk cezaevinde 14-21 yaşları arasında 54 hükümlü 158 tutuklu bulunduğunu ifade etti.

İşkence kötü muamele yönünden inceleme

Erdoğdu, ünitede yapılan görüşmelerde çocukların infaz memurları tarafından dövüldüklerini, ayrıca bazı koğuşlarda kalanların da cinsel tacize uğradığını paylaştıklarını söyledi. Çocukların hastane ve mahkemeye götürülürken de kelepçe ile götürüldüklerini beyan ettiklerini ifade eden Erdoğmuş, ayrıca çocuklara hastaneye ve mahkemeye götürüldüklerinde sadece bir öğün yemek verildiğini aktardı. Çocukların sürekli şiddete maruz kaldığını, infaz memurlarının kimi davranışlarla çocukları tahrik ettiğini, ayrıca hakaretlerde bulunduğunu ifade eden Erdoğmuş, çocukların yanlışlıkla bir şey yaptığında süngerli odaya kapatıldığını bunun bazen günlerce sürdüğünü söyledi.

Disiplin cezaları rutin halde uygulanıyor

Deniz Erdoğdu, çocuklara disiplin cezalarının keyfi verildiğini, adaletsiz ve eşitsiz yaklaşıldığını vurgularken, çocukların kazara bir şeyi kırıp dökmesi durumunda 5’er günlük hücre cezaları verildiğini söyledi. Erdoğdu, çocuklardan alınan bilgilere göre muayene sırasında gardiyanın odada çocuklarla birlikte kaldığını, doktora ihtiyaç duyduklarında hemen ulaşamadıklarını ve çocukların hastaneye sevk edilmesinin aylara varan sürelerde gerçekleştiğini ifade etti.

Cezaevinde ruhsal sorunlar ciddi boyutlarda

Çocuk ve gençler arasında şiddetli düzeyde suisid (intihar eğilimi) ve homisid (şiddet ve öldürme güdüsü) eğilimlerin arttığını ve psikologların baş edemeyecek seviye ulaştığını söyleyen Erdoğdu, madde kullanımının yaygın olduğunun altını çizdi. Cezaevinde çocuk ve ergen psikiyatristin bulunmadığını belirten Erdoğdu, çocuklar arasında gönüllü cinsel yaklaşımın ve cinsel tacizin olduğunu belirti. Erdoğdu, cinsel tacizin tutuklu ve hükümlüler tarafından genellikle zayıf ve sahipsiz olanlara yapıldığını, mağdurun başka ünite götürüldüğünde orada da tacize uğradığını söyledi. Erdoğdu, klinik psikolog ve adli tıp uzmanlarından oluşan heyetin toplam 14 çocukla görüşme yaptığını, bu çocuklardan 2 tanesine psikotik teşhisi konulduğunu ayrıca çocukların ve psikologların anlatımlarından ağır ruhsal sorun yaşayan çocuk sayısının oldukça fazla olduğunu tespit ettiklerini söyledi.

Maddi koşullar

Erdoğdu, çocukların temiz olmayan su içtiklerini, yemeklerin sağlıksız alanda pişirildiğini, ayrıca aileler tarafından yiyecek getirilmesinin yasak olduğunu bildirdi. Çocukların çamaşırlarını kendilerinin yıkadığını ve yıkanmak için belirli saatlerde sıcak su olduğunu söyleyen Erdoğdu, “En büyük zorluk cezaevinden çıkarken yaşanmakta, çoğu kez onları alacak kimse bulunmamaktadır. Ayrıca bazen çalışanların para toplayarak tahliye olanların cebine yol parası koymakta olduğu bildirilmiştir. Çocuklar hastaneye gidebilmek için kaşık yutma, deterjan içme gibi kötü yollara başvuruyor. Ağır ruhsal sorunları olan çocuklar cezaevinde tutulmaya devam ediliyor. Bu da ruhsal sorunların kronikleşmesine ve ilerlemesine yol açıyor” ifadelerini kullandı.

Daha sonra konuşan Doç. Dr. Burhanettin Kaya, “Cezaevinin kendisi zaten bir travma. Yoksullukla, işşizlikle, erken ergenlik travmasıyla gelen çocuklar daha da örselenerek ileride suç makinalarına dönüşüyor. Bizim çocukları koruma, hayata geri kazandırma sorumluluğumuz var. Eğer sadece çocuğa suçlu gözüyle bakarsak çocuk tamamen hayattan kendini soyutlar. Onu bu koşula getiren süreçlerin iyileştirilmesi ya da ortadan kaldırılması gerekir. Sözde hükümetin örnek gösterdiği övgüyle bahsettiği Şakran Cezaevi’nde çok kötü koşullar yaşanıyor” ifadelerini kullandı.

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here