Anasayfa Haber Tuncel: Türkiye halkına çağırımız var

Tuncel: Türkiye halkına çağırımız var

Paylaş

DTK Olağanüstü Kongresi’nde konuşan HDK Eş Sözcüsü Sebahat Tuncel, “Türkiye halkına çağırımız var. Türkiye halklarından büyük bir destek yok. ‘Nasıl olacak?’ sorusunu soruyor, ama nasıl cevap vereceklerini bilmiyorlar. Bu kongreyle onlara da yol göstereceğiz” dedi. DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek ise, “Kürtler hakları inkar edilmiş haklarını savunmak için direniyor. Kürtlerin tarih sahnesine gelmesi engellenmek isteniyor” diye konuştu.

DTK’in Olağanüstü Kongresi HDK Eş Sözcüsü Sebehat Tuncel’in konuşması ile devam ediyor. Tuncel, konuşmasında şunlara değindi:

Kürtlere imha dayatılırsa direnecektir

“Tartışmalarımız sadece Kürdistan’ı değil, tüm Türkiye’yi ilgilendirir. Biz bu devletin içinde yaşayabiliriz. Ama inkar ve imha politikalarını kabul etmiyoruz. Demokratik Türkiye ve demokratik cumhuriyet istiyoruz. Türkiye’yi yönetenlere sesleniyorum, Türkiye’yi yönetmek ve krizden çıkarmak istiyorsanız, bir birlik oluşturmalısınız. Kürtlere imha dayatılırsa Kürtler de direnecektir. Kürdistan’a dayatılanları kabul etmeyecek. Kimse bizden direnmemeyi beklemesin. Türkiye halkına çağırımız var. Türkiye halklarından büyük bir destek yok. ‘Nasıl olacak?’ sorusunu soruyor ama nasıl cevap vereceklerini bilmiyorlar. Bu kongreyle onlara da yol göstereceğiz.

Barış için, özgürlük için, bu planları boşa çıkarmak için direnmek gerekiyor. Büyük bir faşizmle karşı karşıyayız. Kürtlerin kendi kendini yönetme talebinden uzak bir çözüm kabul edilemez. Kürt halkının kendi kendini yönetme özgürlüğünü savunmak, insanlığı savunmaktır. Gelin hep beraber bu şansı destekleyelim. O zaman Türkiye daha güzel olacak, yarınlar daha güzel olacak. Tarih bize şunu göstermiştir. Tarihi direnenler yazacaktır.”

Yüksek: Tarihimizi yeniden yazmak istiyoruz

Tuncel’in ardından konuşan DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek, şunları vurguladı: “Ortadoğu’da tarih yeniden şekillenecek ve biz tarihimizi yeniden yazmak istiyoruz. Kürtler hakları inkar edilmiş haklarını savunmak için direniyor. Kürtlerin tarih sahnesine gelmesi engellenmek isteniyor. Birçok kesimin yapmak istediği şey, Kürtleri tarih sahnesinde yer almasını engellemek, özgürce yaşama talebini engellemektir. Nasıl bir çözüm bizi buradan çıkarabilir? Mesele kilitlendiyse orada çözüm bulmamız gerekir. 1924 Anayasası Kürt inkarına, tüm inançların inkarına dayalı ulus bir devlet anlayışını yansıtmıştır. Tekçi ulus devlet anlayışı son bulmalı. Bütün etnik yapılar ve toplumsal kesimleri eşit, özgür ve kendi kendini yönetmek istiyor. Yeni bir yönetim ve yeni bir toplumsal sözleşme yapmak istiyor. Artık ulus devlet anlayışını istemiyor.

Bölünmeyi engelleyecek çözümler ortaya koyacağız

Halkların, toplumsal kesimlerin sosyal kültürel daha rahat daha özgür bir yaşamaları için koşullar oluşturmak lazım. Burada sunmak istediğimiz çözüm deklarasyonu bu çerçevedir. Bütün katılımcılar bu şekliyle çözüme kavuşturmak istiyor. Ekonomik, kültürel ve siyasi çözümleri sağlayacak gibi bölünmeyi de engelleyecek bir çözüm ortaya koyacağız. Demokratik özerklik de bu sorunlara çözüm olacak. Türkiye halkaları tekçi, merkeziyetçi anlayışı yok sayıyor. Türkiye’de ekonomik yapılarına göre bölgeler oluşturulması, yasama organlarının olması, bölgesel parlamentoların olması gerekir.

Halklara çağrı

Kürtlere, Araplara, Türkmenlere şunu ifade etmek istiyorum. Hepimizi ilgilendiren bir durumdur bu. Gelin hep beraber bunlara çözüm bulalım. Tarafsız durmak bir şey yapmamak kimseye çözüm sağlamayacak. Sarayın yürüttüğü savaşın bir nedeni de budur. Birçok kesimi bu savaşın dışında tutmaya çalışıyor. Egemenlerin bu savaşına karşı duralım, yoksa bu zulüm bitmez. Bunun karşısında bir olmak gerekir. Kendi kaderlerini belirlemek için hep beraber yapalım.”

diha

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here