Anasayfa Haber ‘Türkiye gazetecileri cezaevine atan ülkelere arasında birinci sırada’

‘Türkiye gazetecileri cezaevine atan ülkelere arasında birinci sırada’

Paylaş

3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü dolayısıyla İstanbul’da yürüyüş düzenleyen gazeteciler, Türkiye’nin basın özgürlüğü sıralamasında dünyanın 154’üncüsü olduğuna dikkat çekerken, Doğubayazıt’ta çalışan basın emekçileri ise gazetecilere yönelik saldırıların son bulmasını istedi.

Aralarında Gazetecilere Özgürlük Platformu, G9, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Çağdaş Gazeteciler Derneği ve DİSK Basın-İş’in bulunduğu gazetecik meslek örgütleri, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü dolayısıyla Tünel’den Galatasaray Meydanı’na yürüyüş düzenledi. Yürüyüşe DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, HDP İstanbul Milletvekili Adayı Tahsin Yeşildere, CHP Milletvekili Adayı Gürsel Tekin, gazetecilik meslek örgütü üye ve temsilcileri katıldı. “Özgür basın varsa özgür toplum vardır” pankartının açıldığı yürüyüşte, “Özgür basın, özgür toplum”, “Gazetecilere özgürlük”, “Başbakan onaylı gazetecilik olmaz” dövizler taşınarak, “Özgür basın susturulamaz”, “Medyaya değil hırsızlara barikat”, “Susma sustukça sıra sana gelecek” sloganları atıldı.

680x680nc-ist-030515-gazeteciler-yuruyus4Türkiye basın özgürlüğünde 154’üncü sırada

Galatasaray Meydanı’nda son bulan yürüyüşün ardından konuşan G9 Platformu Sözcüsü Doğan Tılıç, özgürlüğün gazeteciliğin oksijeni, gazeteciliğin ise demokrasinin garantisi olduğunu vurguladı. Tılıç, AKP iktidarı döneminde gazeteciler üzerinde artan baskıya dikkat çekti. Karikatür çizip, twit atanın Cumhurbaşkanı’na hakaretle, haber yazıp manşet atanın halkı iktidara karşı kışkırtmakla, belgesel çekenin terör propagandasıyla suçlandığını belirten Tılıç, “Basın özgürlüğü sıralamasında dünyanın 154’üncüsü olan bir ülkenin habercileri olarak karşılıyoruz bu yıl da 3 Mayıs’ı” diye konuştu.

Dünyanın ‘en özgür’ basınına sahip Türkiye’de 21 gazeteci cezaevinde

21 gazetecinin halen cezaevinde bulunduğunu, yüzlerce gazeteci hakkında açılan binlerce dava olduğunu belirten Tılıç, “Buna karşın, dünyanın en özgür basınına sahip olduğumuzu söyleyerek adeta dalga geçen bir iktidara sahibiz” dedi. “Bir soru sorma mesleği olan gazeteciliği, soru sormadan ya da yalnızca iktidarın hoşuna giden sorular sorarak yapmamız isteniyor” diyen Tılıç, iktidarı rahatsız eden sorular soran, sosyal medyada buna benzer içerik paylaşan gazetecilerin sokakta ve sosyal medyada linç edildiğini belirtti. Tılıç, gazetecilere yönelik akreditasyon engeline de değinerek, “Akreditasyon uygulamasıyla haberi alıp halka ulaştırmamız gereken ve özünde halka ait olan mekanlar muhalif gazetecilere kapatılıyor. Neredeyse cami avlusunun bile yandaş olmayan gazetecilere, foto muhabirlerine kapatıldığı bir akreditasyon uygulaması var” ifadesinde bulundu.

‘Özgürlük gazeteciliğin oksijenidir’

Medyadaki “sahiplik” yapısına da değinen Tılıç, muhabirsiz, foto muhabirsiz gazetecilik düzeninin kurulmaya çalışıldığını belirtti. Her gün onlarca gazetecinin işten atıldığını, işten atılmamış gazetecilerin ise sendikasız ve kölece koşullarda çalışarak yaşamını sürdürmesinin beklendiğini ifade eden Tılıç, “Özgürlük gazeteciliğin oksijeni, özgür gazetecilik de demokrasinin garantisidir. Basın özgürlüğü mücadelemizin sadece bir meslek için yürütülmediğini, özgür ve demokrat bir Türkiye özleyen her vatandaşın mücadelesi olduğunu vurguluyor ve herkesi gazetecilik için ayağa kalkmaya çağırıyoruz” diye belirtti.

Açıklamanın ardından tutuklu gazeteciler tarafından hazırlanan Tutuklu Gazete’nin 4’üncü sayısı yurttaşlara dağıtıldı.

Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü kutlamıyoruz!

Ağrı Doğubayazıt’ta ise basın emekçileri Belediye Meydanı’nda bulunan İnsan Hakları Anıtı önünde toplanarak, “Özür basın susturulamaz, susan vicdanlardır”, “Bugün 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü kutlamıyoruz” dövizlerini açtı. Basın emekçileri adına konuşan Narinkale Gazetesi muhabiri Enver Basut, Türkiye’de basının özgür olmadığını, bu nedenle böyle bir günü kutlamayacaklarını dile getirerek, “Baskı, yasak ve yıldırma çabalarının son halkasını 1 Mayıs Dünya İşçiler ve Emekçiler gününde son derece emek gerektiren kutsal bir mesleği yerine getiren gazeteci meslektaşımız, kendini bilmez bir Emniyet Müdür Yardımcısı tarafından hakarete maruz kalarak, herkesin gözü önünde darp edildi. Buradan sormak istiyoruz. Bizlere hazırlanan yüzlerce sayfalık fezlekenin aynısı, o şahsa da hazırlanacak mı?” diye sordu.

‘Türkiye gazetecileri cezaevine atan ülkelere arasında birinci sırada’

Dünya genelinde gazetecileri korumak adına faaliyet yürüten kuruluşların, bu yıl hazırladığı raporu paylaşan Basut, raporda; dünyada en çok gazeteciyi cezaevine atan ülkeler sıralamasında, Türkiye’nin son 2 yıldır üst üste birinci olduğuna işaret etti. Basut, “Gazetecilere yapılan bu saldırılar, basın özgürlüğüne ve Türkiye’nin demokratik geleceğine vurulmuş ağır bir darbedir. Bu vahim olaylar karşısında Doğubayazıt basını olarak, medya ve düşünce özgürlüğüne yönelik her türlü müdahaleye karşı çıktığımızı belirterek, gazetecilere yapılan saldırıların derhal son bulmasını istiyoruz” diye konuştu.

Gazeteciler basın açıklamasının ardından kamera ve fotoğraf makinelerini yere bırakarak, oturma eylemi yaptı.

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here