Anasayfa Forum Türkiye-İsrail İlişkilerinin 68 Yılı

Türkiye-İsrail İlişkilerinin 68 Yılı

Paylaş

Yüz binlerce Filistinlinin topraklarından sürüldüğü 1948 “Nakba” olaylarının hemen sonrasında İsrail’i tanıyan, 2011’de ise ilişkileri askıya alan Türkiye ile İsrail arasında 14 Mayıs katliamı sonrası yeni bir diplomatik ilişkisizlik dönemi başlayabilir.

İsrail’in Gazze’deki 14 Mayıs katliamından sonra Türkiye’nin Tel Aviv büyükelçisi geri çağrılırken, İsrail’in Ankara büyükelçisi de Türkiye’nin talebi üzerine ülkesine döndü. İki ülke arasındaki gerilimde İsrail Tarım Bakanı Uri Ariel de Türkiye’den tarım ürünleri ithalatının dondurulduğunu açıkladı.

68 yıllık Türkiye-İsrail ilişkilerinde ortaya çıkan bu kriz, 2011’de diplomatik ilişkilerin askıya alınmasından sonra ikinci bir ilişkisizlik döneminin başlangıcı olabilir.

İki ülkenin ilişkileri, resmen 12 Mart 1950’de, Türkiye’nin yeni kurulan İsrail devletini tanımasıyla başlamıştı.

“Nakba” ve Arap-İsrail savaşının ardından gelen tanıma

14 Mayıs 1948’de ilân edilen İsrail devleti, 11 Mayıs 1949’da da Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda yapılan oylamayla BM üyeliğine kabul edildi. Filistin topraklarında 1947 sonlarından itibaren İsrail askeri güçlerince başlatılan köy yakma-boşaltmalar sonucu göçe zorlanan Filistinli sayısı, devletin ilan edildiği tarihte 300 bine ulaşmıştı. Bu sayı, 1949 başlarına kadar 700 binin üzerine çıktı. Daha sonra “Nakba” (“Felaket”) olarak adlandırılacak bu sürecin ortalarında İsrail devletinin ilân edilmesinden hemen sonra, “1948 Arap-İsrail Savaşı” olarak bilinen savaş başladı.

15 Mayıs 1948’de Arap Birliği tarafından BM Genel Sekreteri’ne gönderilen telgrafta, Arap devletlerinin “kanun ve düzenin yeniden tesisi ve daha fazla kan dökülmesinin engellenmesi için” müdahale etme zorunluluğu içinde olduğu“ belirtiliyor, bundan birkaç gün sonra da Mısır, Ürdün, Irak ve Suriye ile İsrail arasında çatışmalar başlıyordu.

Savaş ateşkes anlaşmalarıyla durup yeniden başlayarak 24 Temmuz 1949’a kadar sürerken, İsrail 1947 BM Planı’nda kendisine ayrılan alanı yüzde 50 büyütmüştü. Türkiye, savaş sürerken ve Nakba’nın hemen ardından (28 Mart 1949) İsrail’i fiilen (de facto), savaşın sonlanmasından yaklaşık sekiz ay sonra da (12 Mart 1950) resmen (de jure) tanıdı.

BM’de 1949’da yapılan oylamaya Türkiye katılmadı

İsrail’in BM’ye alınması için yapılan oylama ise 11 Mayıs 1949’da yapıldı ve buna ilişkin karar tasarısı 37 ülkenin oylarıyla kabul edildi. Oylamada 12 ülke tasarıya karşı oy kullanırken, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu dokuz ülke oylamaya katılmadı. Oylamada ABD, Çin, Fransa ve SSCB kabul oyu kullanan ülkeler arasında yer alırken, Hindistan, İran, Mısır, Pakistan, Suriye, Suudi Arabistan karşı oy kullanıyor, Türkiye gibi Birleşik Krallık da oylamaya katılmayan ülkeler arasında yer alıyordu.

Diplomatik ilişkiler 2011’de askıya alındı, 2016’da normale döndü

31 Mayıs 2010 tarihinde Gazze’ye insanî yardım taşıyan Mavi Marmara gemisine İsrail ordusunca yapılan saldırıda 10 kişinin öldürülmesinden 15 ay sonra Türkiye, 2 Eylül 2011’de İsrail’le diplomatik ilişkilerini askıya aldı.

27 Haziran 2016’da Başbakan Binali Yıldırım, İsrail’le bir anlaşma imzalanması konusunda mutabakata varıldığını duyurdu. Yıldırım, anlaşma çerçevesinde, İsrail tarafından Mavi Marmara olayına ilişkin 20 milyon dolar tazminat ödeneceğini, Filistin’e uygulanan ambargonun sona ereceğini, Aştod Limanı’na 10 bin tonun üzerinde insani yardımı götürüleceğini, TOKİ’nin Gazze’de konut projesi yapacağını söyledi.

Bir gün sonra da anlaşmanın imzalandığı duyuruldu ve Türkiye-İsrail diplomatik ilişkilerinde beş yıl sonra normalleşne başladı.

Ekonomik ilişkiler gelişerek sürdü; ticaret hacmi 13 yılda yüzde 150 arttı

Türkiye’nin İsrail’e ihracatı 2004’de 1 milyar 315 milyon dolarken, düzenli biçimde artarak Mavi Marmara olayının yaşandığı 2010 yılında 2 milyar 80 milyon dolara, bir sonraki yıl 2 milyar 390 milyon dolara, son olarak 2017 yılında da 3 milyar 409 milyon dolara kadar yükseldi. İsrail’den ithalat ise 2004’deki 714 milyon dolar seviyesinden 2011’de 2 milyar 57 milyon dolara çıktı. İthalat artarak 2014’de 2 milyar 880 milyon dolara kadar yükseldikten sonra azalmaya başladı ve 2017’de 1.5 milyar dolar olarak gerçekleşti. Türkiye-İsrail ticaret hacmi ise 2004’de 2 milyar doların biraz üstündeyken, 2017’de 5 milyar dolara yaklaştı.

Türkiye İsrail’e ağırlıklı olarak binek otomobilleri, demir çelik ürünleri, izole edilmiş kablo ve tel, plastik eşyalar, konfeksiyon ürünleri, beyaz eşya, seramik ürünleri ve çimento ihraç ederken, petrol yağları, propilen polimerler, siklik hidrokarbonlar, elektrik enerjisi üretim grupları ve etilen polimerler ithal ediyor. (ŞA)

Fotoğraf: İsrail’in ilk cumhurbaşkanı Haim Weizman ve Türkiye’nin ilk İsrail temsilcisi Seyfullah Esin (3 Temmuz 1950) Kaynak: Daily Sabah

Bianet

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here