Anasayfa Haber Tutsaklar 3 gün yasta 3 gün isyanda

Tutsaklar 3 gün yasta 3 gün isyanda

Paylaş

PAJK ve PKK’li tutsaklar, Suruç’ta yaşanan katliama karşı “3 gün yasta, 3 gün isyanda” olacaklarını duyurdu. 24-26 Temmuz tarihleri arasında açlık grevi eylemi yapacaklarını açıklayan PAJK ve PKK’li tutsaklar, DAİŞ ve AKP’nin saldırılarına karşı gençlere ve tüm halklara, her kentte, ilçede, semtte, mahallede, sokakta ve köyde “öz örgütlülüğünü sağlayarak güvenliğini oluşturması” gerektiğinin altını çizdi.

PAJK ve PKK’li tutsaklar adına açıklama yapan Deniz Kaya, Suruç’ta yaşanan katliamı kınamak amacıyla 24-26 Temmuz tarihleri arasında açlık grevi eylemi yapacaklarını duyurdu. Açıklamada, Rojava Devrimi’nin 3’üncü yıldönümünde Kobanê inşasına destek vermek için Suruç’a giden Türkiye halklarının devrimci, ilerici çocuklarına hunharca vahşiyane bir saldırının düzenlendiği hatırlatılarak, “Toplumsal varlık olmanın, insan olmanın inkârı olan bu saldırıyı, bu saldırının faili insanlık düşmanı tecavüzcü ordusunu nefretle kınıyor, lanetliyoruz. Bu saldırının, Ortadoğu ve ülkemizi kör karanlığa mahkum etmek isteyenler ve çıkarının bunda görenlerce yapıldığı açıktır. Türkiye’de demokratik çözüme, müzakereye, halkların buluşmasına karşıt ve engel olan her söylem, her politika, her eğilim bu katliamın ortağı ve zemin döşeyicisidir. Bu saldırı, Kobanê’nin zaferinden güç alan halklarımızın buluşmasıyla yükselen HDP çizgisinedir. Bu saldırı, Kürt Halk Önderliği’nin müzakere esaslarıyla halklarımıza sunduğu demokratik ulus perspektifine ve demokratik çözümedir. Bu saldırı, katledilen SGDF’li genç yoldaşlar şahsında Türkiye halklarının geleceğine ve Deniz, Mahir, Paramaz ve Saryaların takipçisi en cesur devrimci öncülerinedir ve bu saldırı Girê Spî’nin özgürlşemesiyle Cerablus-Rakka hattında DAİŞ’in yaşam damarlarını kesen YPG/YPJ ve omuz veren direnişçi güçleredir” denildi.

‘Saldırılara karşı yegâne yol örgütlenmektir’

Türkiye halklarının bu saldırıya karşı topyekûn direnmek, kuşanmak, kenetlenmek durumunda olduğunun altı çizilen açıklamada, “Bu saldırılara karşı koymanın yegane yolu, birleşmek ve örgütlenmektir. Önderliğimiz daha önce, halklarımıza yönelen ve yönelebilecek saldırılara işaret ederken halklarımızın kendini savaş koşullarına göre konumlandırması ve örgütlenmesi gerektiğini belirtmiştir” ifadeleri kullanıldı. “Başta Kürt halkı olmak üzere Türkiye halkları kapılarına dayanmış olan giderek derinlerinde yaralar açan bu tehlikenin yakıcılığını görmelidir” ifadelerine yer verilen açıklamada, gözlerin bu gerçeğe kapatmanın bu tehlikeyi ortadan kaldırmayacağını tam tersine halkları, saldırılara karşı daha korumasız ve açık hale getireceğine işaret edildi.

‘Halklar kendi güvenliğini kendileri sağlamalıdır’

Başta gençler olmak üzere halkların Suruç’ta, Urfa’da, Kürdistan’da, Türkiye’nin her yöresinde tehlikeyle, saldırılarla yüz yüze olduğunun bilmesi gerektiğinin kaydedildiği açıklamada, şunlar belirtildi: “Türkiye halkları olarak açıklamalarıyla DAİŞ saldırılarına destek veren, zemin sunan, sınır geçişine engel olmayan DAİŞ çetelerini tutuklamayan, saldırılarını engellemeyen AKP iktidarı ve devlet sistemini sorgulamakta ve hesap sormakta haklıyız. Bu hesap sorma eleştiriyle sınırlı kalmamalıdır. Eylemliliklerle iktidarı zorlamak, hukuk mücadelesiyle netleştirmek gerekmektedir. Zira, vatandaşlarının güvenliğini sağlamak bir devletin birinci sorumluluğudur. Ancak, yaşamımızı, güvenliğimizi bu devlet ve iktidarın insafına bırakmayacak kadar devleti de iktidarı da tanıyoruz. Gençliğimiz, halklarımız kendi yaşamının asıl teminatının kendileri olduğunu bilmelidir. Kendilerini her şehirde, her ilçede, semt, mahalle, sokak ve köyde örgütleyerek istihbaratını öz örgütlülüğüyle sağlayarak güvenliğini oluşturmalıdır. Toplanılan her yerde güvenliğini kendisi almalı, aramasını kendisi yapmalıdır.”

‘3 gün yasta, 3 gün isyandayız’

“Elbette ki hiçbir saldırı ve katliam bizleri direnmekten, özgürlük ve demokrasi talebinden vazgeçirmeyecektir. Tam tersine her şahadet, direnişi yükseltme gerekçemizdir. Ancak, bu saldırıların katliamla sonuçlanması da kader değildir, önüne geçmek, tersine çevirmek elimizdedir” sözleriyle devam edilen açıklamada, Türkiye ve Kürdistan cezaevlerindeki PAJK ve PKK’li tutsaklar olarak 24-26 Temmuz tarihleri arasında uyarı ve kınama amaçlı 3 günlük açlık grevinde olacakları bilgisine yer verildi. Açıklamada, “3 gün yasta, 3 gün isyandayız. Bütün günlerimiz ve direnişimizle halklarımızın yanındayız. Halklarımıza baş sağlığı yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Ömrünü, halkların özgür buluşmasına bedel veren yiğit canlarımızın anısı önünde saygıyla eğiliyoruz” denildi. diha680x680nc-izm-210715-kiriklar-cezaevi

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here