Anasayfa Haber Vicdan-I Redci Savda, HDP’den aday adayı .Türkiye Siyasetinde Bir İlki Gerçekleştirdi…

Vicdan-I Redci Savda, HDP’den aday adayı .Türkiye Siyasetinde Bir İlki Gerçekleştirdi…

Paylaş

Vicdan-I Redci Savda, Türkiye Siyasetinde Bir İlki Gerçekleştirdi…

Vicdan-ı redci Savda, HDP’den aday adaylığı başvurusunda bulundu

Barış aktivisti vicdan-ı redci yazar Halil Savda, Halkların Demokrat Partisi (HDP) den milletvekilli aday adaylığı için resmi başvurusunu yaptı.

HDP’den milletvekili aday adayı olan Halil Savda, Şırnak parti il binasında resmi başvurunu yaptı. HDP il binasında partililer ile görüşen Savda, resmi başvuru için gerekli evrakları hazırladıktan sonra yetkililere teslim etti.

Otoriter ve tekçi bir anlayışa seyirci kalmamak için başvurdum diyen HDP’den milletvekili aday adayı olan Halil Savda, yasak haberin sorularını yanıtladı.

Halil Savda Kimdir?

Cizre/Şırnak’ta doğdum. Çocukluğum Cizre’de geçti. İlk okuldan sonra maddi imkansızlıklar nedeniyle okuyamadım. OHAL döneminin sıkıyönetimini gördüm ve yaşadım. 90’lı yıllarda devlet binlerce köy yaktı ve 5 milyon insan köyünü, şehrini terk etti, işkence gördü. Buna tanığım ve yaşadım. Bu zulme sessiz kalamazdım, karşı çıktım. “zulüm bitsin” dediğim için ben de zulüm gördüm. 12 yıl hapiste tutuldum.

2004 yılında zorla ellerime kelepçe vurularak götürüldüğüm Tekirdağ-Beşiktepe askeri kışlasında vicdani reddimi açıkladım.

O günden bu güne vicdani reddin yasal bir hak olması ve vicdani redçilerin yaşadığı hak illallerinin giderilmesi için çalışıyorum. Bunun için bir dizi inisiyatif ve platformun kurulmasında çalıştım. 2006-2007 yılları arasında İnsan Hakları Derneği İstanbul şubesi yönetim kurulu üyeliği yaptım. Bu yıllarda Türkiye’deki  insan hakları ihlallerinin giderilmesi için uğraştım.

Savaşın Sesine Karşı Barışın Sesini Yükseltmek İçin 1400 km Yürüdüm

2012 yılında barış için Roboski’den Ankara’ya Türkiye’nin her bölgesinden ve şehrinden gelen kadın ve erkeklerle birlikte 1400 km. yürüdüm. Amaç ülkenin her bölgesine temas etmek ve savaşı teşhir etmekti. Böylece barışı sevdirebileceğimize inandım. Savaş sesine karşı barış sesini yükseltebileceğime inandım.

Askerlikten soğutmak suçuna karşı ve askerlikten soğutma suçunun hayatımızdan silinmesi için bir çok kampanyada çalıştım. Bunun için konferanslara katıldım. “öldürmeyi red etmek suç değildir; tck. 318’e hayır” kampanyası kapsamında bir dizi etkinlikte bulundum.

Avrupa’da dağıtımı yapılan özgür politika gazetesinde 2010 yılından bu yana köşe yazarlığı yapıyorum.

Bu çalışmalarım nedeniyle 2013 yılında İstanbul tabipler odası tarafından “Sevinç Özgüner barış ve demokrasi ödülü”ne layık görüldüm. Hala barış ve insan hakları çalışmaları yapıyorum.

Neden aday adayı oldunuz?

Otoriter ve tekçi bir anlayış var. Gittikçe uluslararası toplumdan ve hukuk sisteminden kopuyoruz. AKP hükümeti kendi bildiğini okuyor; kendisine oy vermeyeni de verenleri de artık yok sayıyor. Buna seyirci kalamazdım!

%10 seçim barajı toplum AKP’nin tekçi anlayışını hakim kılıyor. Emin olun bu barajı aştığımızda AKP’nin zorba ve tekçi yapısını da aşmış oluruz. Onu darbelemiş oluruz. Zayıflatılmış bir AKP ile barış ve demokrasi güçlenir. Aksine gittikçe DAİŞ gibi terör örgütlerinin sokağımızda, şehrimizde cirit attığı bir durum yaşanmış olur. İnsanı unutan ama klişe koruyan bir iktidar yapısı oluşur.

Bu nedenle HDP’nin ortak vatanda yeni yaşam çağrısına kulak verdim. Bunu güçlendirmek gerekiyor.

Milletvekili seçilirseniz ne yapacaksınız?

Vicdani redçiyim. Savaş karşıtıyım. Bir vicdani redçi olarak vicdani red hakkının kabulü ve zorunlu askerlik uygulamasının sona ermesi için çaba içinde olacağım. Bir savaş karşıtı olarak çatışma halinin ilelebet hayatımızdan çıkması için uğraşacağım.

Kışladaki kişiler de hak ihlaline uğruyorlar. Kışlalarda her gün ciddi hak ihlalleri yaşanıyor.

Hükümet asker kişilerin uğradığı hak ihlallerine duyarsız.

Genç kişiler kışlada dövülüyor, hakarete uğruyorlar. Buna ben tanığım. Parasız kalıyorlar. Bu çocukların anne babaları da mağdur oluyorlar. Sevgilileri, kardeşleri de mağdur oluyorlar. Askeri kışlaların insan hayatına yaraşır olmaları lazım. Oradaki keyfiliğin, oradaki hak ihlallerinin yok edilmesi lazım. O çocuklara sevgi gösterilmeli ve adil olunmalı. Bunun için askeri kışlaların şeffaf olması gerekiyor. Elbet bu da yetmez. Zorunlu askerlik uygulaması gerici ve zorba bir haldir. Angaryadır.  Eski kölelik durumlarına benziyor. Yine askeri kışlalarda neredeyse her gün bir intihar ve ya cinayet işleniyor. Son 12 yılda 2 binden fazla kişi ya cinayete kurban gitti ya da intihar etti.

Askere gidip dayak yemeyen, küfür edilmeyen tek kişi yok

Askere gidip dayak yemeyen, küfür edilmeyen tek kişi yok. Eğer kışla hayatı demokratikleştirilmez ve şeffaf kılınmazsa bundan böyle askerlik yapacaklarda benzer muameleye uğrayacaklar. Bu askerlik halinin sona ermesi gerekiyor. On yıldır sokakta bunun için mücadele ediyorum. Bu mücadeleyi meclise taşımak istiyorum. Orada da yürütmek istiyorum. Orada orunlu askerliğin yarattığı travmaları daha görünür kılabileceğime inanıyorum.

Asker hakları için caba içinde olacağım.

Asker kaçakları var, sayıları 700 bini aşıyor.  Bu asker kaçakları ciddi problemler yaşıyorlar. Buna son vermek lazım. Bunu AKP, CHP, MHP sona erdiremez. Ne öyle bir programları var ne de vizyonları. Bunu ancak HDP sona erdirebilir.

Vicdani redçilerin durumu daha da beter. Hapse atılıyorlar. Kısır bir döngünün içinde sivil ölüm yaşıyorlar. Bunun sona ermesi gerekiyor. HDP’de siyaset yürütmek bu manada önemli. Siyaset hayatımızın her alanını etkiliyor.

 İşte hep olumsuz etkileyen ve hayatı yaşanmaz kılan siyasete karşı yaşamı savunmak istiyorum. Yoksa hepimiz tek tek yok olacağız. Yaşamı savunmak dışında bir şansımız yok! Bunun için de siyaset alanı önemli.

Eğer bu savaşı ve nedenlerini sona erdirmezsek Agade ve Ninova’da olduğu gibi bu savaş bizi yutacak ve felaket yaşanacak.

Mensubu olduğum Türkiye halklarımızın demokratik ve özgürlük haklarını savunduğum için hapse atıldım, işkence gördüm. 12 yıl demir parmaklıklar ardında tutuldum. Benim gibi yüzbinlerce kişi benzer acı ve mağuriyet yaşadı. Yaşayanlar bilir. Bu acının ve mağduriyetin sona ermesi lazım. Bunun için de nedenlerin adil bir şekilde çözümü gerekiyor. Bu hak mağduriyetlerini sona erdirmek için aday adayı oldum.

Neresi için aday adayı oldun!

HDP eğer %10 seçim barajını aşamazsa daha uzun yıllar AKP dikdatoryası, yolsuzluk ve hukuksuzluklarını yaşayacağız.

 AKP Toplumun tümünü esir almış olacak. İşte bu hegemonyayı zayıflatmak ve giderek yok etmek için barajı aşmak önemli.

HDP’de adaylığımın %10 barajının aşılmasına hizmet edeceğine inanıyorum.

Benim için nereden aday gösterileceğimin bir önemi yok.

 İlk kez bir vicdani redçi aday adayı oluyor. Sistem şiddet ve zorbalık üzerine var ediyor. Bu bakımdan bir vicdani redçinin meclise aday olması tarihi önemde…

Trabzon’da Hakkari’de ülkemin toprağı ve insanı. Her nerede aday gösterilirsem orada çalışacağım! Ve benim için aday gösterileceğim şehrin önemi yok!

HDP barajı aşabilir mi?

Türkiye’de yaşayan halk ve kültürlerine, farklı meslek gruplarına kendimizi anlatabilirsen emin olun baraj problemi yok.

Bakınız her yıl 600 bin kişi askere gitmek zorunda kalıyor. Ve Türkiye’deki erkek kişilerin %70 kışlada yaşananları biliyor. Aileleri de yaşananlardan haberdar. Bu büyük bir oya tekabül ediyor.

Savaşa karşı milyonlarca kişi var. Vicdani red hakkının kabulünü isteyen 100 binlerce kişi var.

Kendimizi iyi anlatabilirsek yalnızca kışlaya bir şekilde ayak basmış kişilerin oyunu alırsak HDP’nin baraj problemi kalmaz.

www.yasakhaber.com

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here