Anasayfa Ekoloji Yaşam alanı savunucuları Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve sermaye gruplarına, “Sana o santrali yaptırmayacağız”

Yaşam alanı savunucuları Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve sermaye gruplarına, “Sana o santrali yaptırmayacağız”

Paylaş

Çernobil faciasının yıl dönümünde Akkuyu’da temeli atılan nükleer santrale tepki gösteren yaşam alanı savunucuları, Türkiye’deki santralin bölge ve ülke barışına hizmet etmeyeceğini belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve sermaye gruplarına, “Sana o santrali yaptırmayacağız” diye seslendi.

Ukrayna’nın Kiev kenti yakınlarındaki Çernobil Nükleer Güç Reaktörü’nün 4’üncü ünitesinde 26 Nisan 1986 tarihinde gerçekleşen deney sırasında yaşanan nükleer kazayla tarihe geçen, Çernobil Faciası’nın üzerinden 29 yıl geçti. Uluslararası Doktorlar Örgütü ve Radyasyondan Korunma Birliği’ne göre, Çernobil’in çevreye verdiği zarardan bugüne kadar 600 milyondan fazla insan etkilendi. Bu faciadan en çok etkilenenler ise 112 bininin hayatını kaybettiği zorunlu gönüllüler oldu. Geri kalanının yüzde 90’ı ise kanser, yüksek tansiyon, mide ve bağırsak hastalıkları ile savaşıyor. Türkiye’de Çernobil faciasından en fazla etkilenen ülkeler arasında. Çernobil faciasının yıl dönümünde Akkuyu’da temeli atılan nükleer santrale tepki gösteren yaşam alanı savunucuları Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve sermaye gruplarına, “Sana o santrali yaptırmayacağız” diye seslendi.
680x680nc-izm-250415-nukleer-ayrinti3
Yaşam alanı savunucusu ve Köy Sen üyesi Funda Yeliz Alataş, Çernobil faciası gibi bir gerçeklik varken, hükümetin Akkuyu gibi bir yerde üstelik bir fay hattı üzerinde nükleer santral yapmak istemesinin halk sağlığını hiçe saymak olduğunu söyledi. “Ne Akkuyu da ne de Türkiye’nin başka bir yerinde nükleer santrale izin vermeyeceğiz” diyen Alataş, hükümetin santral ısrarının altında, siyasi ve sermaye gruplarının Türkiye’yi bir nükleer atık merkezi haline dönüştürmek olduğuna dikkat çekti. Karadenizlilerin Çernobil faciasından çok etkilendiğini ve her ailede en az bir kanser hastası olduğunu hatırlatan Alataş hükümete de, “Bu ülkede tek bir santral yaptırmayacağız. Mücadelemiz her zaman sürecek. Zaten nükleer karşıtları çok örgütlü mücadele ediyor. Mücadeleye güveniyorum. Sana o santrali yaptırmayacağız” dedi.

‘Kaza riskini sıfıra indiremeyiz’

Yaşam alanı savunucusu ve Yeşil Öfke Ekoloji Kollektifi’nden Deniz Şener de, Türkiye’de nükleer santral olmamasına rağmen nükleer kazanın olduğu tek ülke olduğuna dikkat çekti. Şener, ” Gaziemir’de nükleer sızıntı oldu ve insanlar etkilendi. Bu dünyada bir ilktir. Dünya ülkeleri nükleer santralleri kendi sınırları dışına taşıyor. Bakın çöplerini bile ülkelerinden uzaklaştırıyorlar. Türkiye’de bu ülkelerden nükleer atıkların yığılmak istendiği ülkelerden. Küçük bir kazada onbinlerce insan yaşamını yitirecek” dedi.

‘Çernobil faciası trawmaya neden oldu’

Yaşam savunucusu İdil Gökber de, Çernobil faciası sonrası en yakın arkadaşlarından birini kanser hastalığı nedeni ile kaybettiğini belirterek, facianın kendisi üzerinde bir trawmaya neden olduğunu söyledi. “Sürekli olarak öleceğim diye düşünüyorum” diyen Gökber, santral yapılmasını asla desteklemediğini ve nükleer santral yapılmaması için mücadele edeceğini söyledi. Serhat Özer ise, Çernobil faciası sonrası Türkiye’deki dönemin hükümetinin bilimsel olmayan açıklamalar yaparak toplumu sindirdiğini ancak facianın etkilerinin zaman içinde net olarak ortaya çıktığını söyledi. Sermayenin ırkçı ve şoven olduğunu belirten Özer, “O dönemdeki sermaye ile bu dönemdeki sermaye grupları arasında fark yok. O zaman da insan hayatı yok sayılıyor, canlı yaşamı yok sayılıyordu şimdi de aynı politikalar gündeme konuluyor” diye konuştu.
Öte yandan, Karadeniz isyandadır Platformu’nun çağrısı ile bir araya gelecek yüzlerce kişi, Çernobil Faciası’nın 29. yılında Sinop’ta ve İstanbul’da bir dizi eylem etkinlik düzenleyecek. diha

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here