Yeşil Sol Parti : 15-16 Haziran’dan Bugüne, Mücadele Geleneğiyle Tarih Tekerrür Ediyor!

Paylaş

 

Günümüzden 46 yıl önce, yüz bine yakın emekçinin katılımıyla İstanbul’da başlayan, ardından başta Ankara, Adana, Bursa, İzmir gibi kentlere de yayılan 15-16 Haziran büyük emekçi direnişi, Türkiye’nin emek mücadelesi tarihinde silinmeyecek izler bırakmıştır.

15-16 Haziran direnişinin kitleselliği ve yaygınlığı yanında ayırt edici belirgin özelliklerinden bir diğeri de bu direnişin salt ekonomik hak temelli olmaması, daha çok sendikal haklara sahip çıkma ve örgütlenme özgürlüğünü savunma ekseninde gelişmiş olmasıdır. Dönemin parlamentosunda işçilerin örgütlenmesini, özellikle de muhalif sendikalara yönelmesini engellemek için çıkarılmak istenen yasalara karşı başlayan işçi eylemlerinin sonunda çıkan bu yasalar bir buçuk yıl sonra da olsa, Anayasa mahkemesi tarafından iptal edilmiş ve dönemin sivil liberal hükümetinin emek mücadelesine karşı gerçekleştirdiği saldırı dalgası durdurulabilmişti.

Bugün ise, 15-16 Haziranı emeğe yönelik ağır saldırıların ve yoğun baskıların arttığı, emek mücadelesinin bastırılmaya çalışıldığı koşulların yaşandığı bir dönemle karşılıyoruz.

Emek sömürüsünü katlayan, güvencesiz çalışma hayatını dayatan, emekçileri ekonomik ve sosyal olarak hayatın dışına her gün daha çok iten, emeği sömürüp doğayı katletmek için vahşi kapitalizmin saldırılarını yoğunlaştıran AKP iktidarının son yıllarda hayata geçirmeye çalıştığı uygulamaları sonucunda, yeni 15-16 Haziran direnişlerinin ortaya çıkması kaçınılmaz bir durum ve bu direniş emekçi sınıfı için de ertelenemez bir görev haline gelmiştir.

Özel istihdam büroları açılarak işçilerin güvencesiz ve esnek çalışmaya mahkûm edilmesi, çalışanların kıdem tazminatlarına göz dikilmesi, kamu çalışanlarıyla ilgili yasaların iş güvencesini kaldıracak şekilde değiştirilmeye çalışılması, yaşanan iş cinayetlerine her gün yenilerinin eklenmesi, emekçilerin sosyal, siyasal ve ekonomik kazanımlarının her gün daha çok budanması, nasıl vahşi bir sömürü sistemiyle karşı karşıya olduğumuzu açık bir şekilde ortaya koymaktadır.

Fakat bütün bu saldırıların karşısında emekçinin baş eğmeyen mücadelesi de durmuyor, dünyanın birçok yerinde ortaya çıkan yeni direniş dalgalarıyla sermaye sahiplerinin uykularını kaçırmaya devam ediyor.

Geçtiğimiz yıla, Türkiye’deki metal işçilerinin direnişi damgasını vurmuş, metal işçileri hem sendikal kendi örgütlenme haklarına sahip çıkmış hem de iş kolunda giderek ağırlaşan sömürüye karşı direnişi büyütmüşlerdi.

İçinde bulunduğumuz son aylarda, Fransa’da emekçilerin büyüttüğü dalga, 46 yıl öncesinde Türkiye’de yaşanan 15-16 Haziran direnişini hatırlatıyor. Sermayenin saldırılarının yoğunlaştığı Fransa’da emekçiler, toplumun diğer kesimleri ile birlikte çalışanlar aleyhine yapılmak istenen yasalara karşı çıkıyor ve toplumun diğer kesimleriyle birlikte direnişi büyütüyorlar.

Yeşil Sol Parti olarak, toplumun bütün kesimlerine karşı baskıların her gün daha fazla yoğunlaştığı, emek sömürüsünü artıracak yeni yasal düzenlemelerin yapılmaya çalışıldığı, her türlü muhalif sesin şiddet kullanılarak bastırıldığı bugünün Türkiye’sinde, bu ağır baskı dalgasını durdurmanın tek yolunun, 15-16 Haziran ruhuyla direnişi büyütmekten geçtiğini savunuyor ve emekçilerin mücadelesini büyütme konusunda üzerimize düşen sorumluluğu omuzlamaya hazır olduğumuzu bir kez daha hatırlatıyoruz.

 

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi

Merkez Yürütme Kurulu

16 Haziran 2016

 

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here