Yeşil Sol Parti : 22 Nisan Dünya Günü: Aslolan Yaşamdır!!!

Paylaş

Özgürlükçü Sol : Yeşil Sol Parti  Eş sözcüleri Eylem Tuncaelli – Naci Sönmez  Dünya günü nedeni ile  bildiri yayınladılar. Yapıla açıklamada,

“Dünya Günü”, ilk defa 1969 yılında San Francisco’da düzenlenen UNESCO Dünya Konferansı’nda artan çevresel tehditler nedeniyle gündeme geldi. Takip eden yılda, ABD’de milyonu aşkın insanın çevre sorunlarına dikkat çekmek için toplanması üzerine UNESCO, 22 Nisan’ı “Dünya Günü” olarak ilan etti.

Ancak dünya devletlerinin farkındalık yaratmak için tarihler belirlemekten önce yerine getirmeleri gereken görevleri var. Oysa olağan şüpheliler, 22 Nisan’da hâlâ gezegenimize karşı suç işlemeye devam ediyorlar.

2015 Temmuz ayında yeryüzünde toplam sıcaklık artışı zirve değerine ulaştı. 22 Nisan 2016’da insanların gezegene saldığı karbon yaklaşık 408 ppm değerinde. Ülkeler karbon salımını azaltmadıkları müddetçe, gezegende tüm ekosistem hızla felakete sürüklenmeye devam edecek. Yani, birkaç bin kişiden oluşan bir şirketler birliğinin daha zengin olması uğruna 7 milyar insanla birlikte tüm gezegen tehlike altında.

Temiz solunabilir havaya, temiz içilebilir ve kullanılabilir suya, temiz ve doğal gıdaya eşit bir şekilde ulaşmak tüm canlıların en temel haklarıdır. Suyu ticarileştirmeye, havayı kirletmeye, gıda üzerinde kurulan egemenliğe, enerjide güvenlik bahanesiyle yürütülen sömürü politikalarına artık son verilmelidir.

2016 yılının Dünya Günü’nde savaşlar sebebi ile milyonlarca insan yurdundan, yuvasından oluyor. Onların yaşam hakları üzerinden kimileri, sadece ilgili ülkelerin çıkarlarını gözeten, uluslararası hukuka ve insan haklarına aykırı anlaşmalar yapıyor. Savaş mağduru göçmenler için eşit, demokratik ve sağlıklı koşullarda çözümler sunmak, bizim vazgeçemeyeceğimiz ve kimsenin vazgeçmesine izin vermeyeceğimiz bir zorunluluk. Biliyoruz ki savaş hem doğayı, hem vicdanları kirletiyor. Tüm canlıların yaşam hakkının ve ekosistemlerin korunabilmesi için barışı sağlamak olmazsa olmaz bir ön koşuldur.

Bugün ABD’nin New York kentinde Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ne taraf ülkeler bir araya geldi. Geçtiğimiz Aralık ayında Paris’te 195 ülkenin fikir birliğine vardığı, iklim değişikliği ile mücadeleyi hedefleyen anlaşmayı imzalayacaklar. Türkiye de anlaşmaya taraf oldu, ancak sadece Paris Anlaşması’nı imzalamakla yetinemez: Doğada geri dönüşü olmayan yıkımlara sebep olan, canlıların yaşam hakkını gasp eden, rant ve ekonomik çıkar odaklı politikalardan vazgeçmeli, ekosistemi gözeten bir çevre politikası yürütmelidir. Paris Anlaşması’nın koşulları yerine getirilmeli, ulusal mevzuat ve yaptırımlar düzenlemeli, anlaşmada bulunmayan veya bulunsa bile hukuki zorlayıcılığı olmayan tedbirler ulusal politikalara dahil edilmelidir.

Biyolojik çeşitliliğin yok olmasına, elim savaşlarda insanın ve onunla birlikte yaşama dair canlı cansız tüm varlıkların zulüm ile yitmesine artık tahammülümüz yok. Canlılar yaşam alanlarında, insanlar yurtlarında güven, eşitlik, huzur ve sağlıkla var olacak. Doğal varlıklar, somut ve soyut kültürel varlıklar gelecek kuşakların ve gezegenin hakkı! Bu hakkı gasp ettirmeyeceğiz.

Biz Yeşil Sol Parti olarak bir kez daha vurguluyoruz: Aslolan yaşamdır! “Sürdürülebilir kalkınma” kandırmacası ile iktidarların sürdürdüğü yıkımlar gezegene karşı işlenen affetmeyeceğimiz suçlardır. Biz Yeşil Sol Parti olarak bu suçların takipçisi olacağız!Biz Yeşil Sol Parti olarak vazgeçmeyeceğiz, barış ve güvenceli yaşam talebinde bulunan tüm canlıların sesi, ruhu ve bedeni olmaya devam edeceğiz.

21 Nisan 2016

Eylem Tuncaelli – Naci Sönmez

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Eş Sözcüleri

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here