Yeşil Sol Parti : Alman Meclisi’nin Kararı Bir Fırsattır.

Paylaş

Özgürlükçü Sol :Ermeni soykırım’ tasarısının Almanya Federal Meclisinden geçmesinden sonra devam eden tartışmalar Türkiye iç  siyasetinde de tansiyonu artırdı. CHP de milliyetçi ”sol’‘ kanat da bulunanlar hükumetin tutumuna destek verirken,Demokratlar soykırım meselesinde farklı açıklamalarda bulunuyorlar.Konuyla ilgili Yeşiller ve Sol Geleçek  partisi MYK de bir açıklamayla görüşlerini ifade etti

Osmanlı İmparatorluğu’nun 1. Dünya Savaşı’ndaki ana müttefiki ve ordusunun Genel Kurmayını teslim ettiği Almanya’nın Federal Meclisi, 24 Nisan 1915 itibariyle, dönemin İttihat Terakki Hükümeti’nin Ermeni vatandaşlarına karşı uyguladığı politikayı ölümcül tehcir ve soykırım olarak tanımladı. Bir dizi başka değerlendirme de içeren kararı dikkatle ele almamız, önemli bir gelişme olarak okumamız ve yeni bir başlangıç yapmak için iyi bir imkan olarak görmemiz gerekir.imgres

Almanya Federal Meclisi almış olduğu bu kararla, Osmanlı vatandaşı Ermenilerin, maruz kaldıkları yıkıcı politikanın soykırım olduğunu kabul ederek olayın faili olmamakla beraber bugün Türkiye’ye, bu topraklarda yaşayan bizlere çok önemli siyasi, insani ve vicdani yükümlülüklerimizi hatırlatmaktadır. Bizi yüzleşmeye ve yaraları sarmaya götürecek yol haritası öneren ülkelerin sayısı yirmiyi aşmış durumdadır.

Bu kararın Türkiye’ye bir dayatma gibi görülmesi ve bir takım uluslararası hesapların parçası olarak gündeme getirildiğinin düşünülmesi gerçekçi olmayacaktır. Olay, parçası olduğumuz imparatorluğunun topraklarında ve vatandaşı olduğumuz devletin Hükümeti ve sorumlularının bilgisi ve yönlendirmesi altında gerçekleşti. Osmanlı resmi belgelerine bakılması halinde bile tahmin edilenden çok fazlasını görmemiz mümkündür.

Elbette bu ülke topraklarında tarihte yaşanmış olan kıyım ve yıkım politikalarından bugünkü kuşaklar ve hükümetler sorumlu değildir. Ama ülkenin tarihsel mirasını üstlenenlerin, o mirasın karanlık yönleriyle de yüzleşmek cesaretini göstermeleri gerekir. Almanya Federal Meclisi’nin kararı, kendisi için de, Türkiye için de bu anlama gelen ve üzerinden yürünebilecek bir çağrı özelliği taşımaktadır.

Dolayısıyla söz konusu kararın önemli bir bölümü, Almanya’nın kendi utanç verici rolüne ve bundan hareketle mevcut Almanya Federal Meclisi, hükümeti ve toplumunun bu sorundan kaynaklanan yaraların sarılması için, başta Ermenistan ve Türkiye arasında olmak üzere, barışın yeniden tesis edilmesi için yapılacakların neler olduğu hususuna işaret etmektedir.

O nedenle, artık 1915 Ermeni Soykırımı hakkında karar alan her ülke için, “Kim bilir hangi hesabın peşinde olduğu” şeklindeki anlamı olmayan sorgulamaları bir yana bırakıp, özgüvenle sorunun üzerine gitmeli, yüzleşmeden kaçınmamalı ve kanayan yarayı iyileştirici adımları kimsenin uyarısına ihtiyaç bırakmadan atabilmeyi başarmalıyız.

Almanya Federal Meclisi’nin bu kararı, Almanya’nın olaydaki kendi rolünü, “diplomatlar ve misyonerler aracılığıyla da gelen açık bilgilere karşın insanlığa karşı bu cürmü durdurmaya çalışmayarak, oynadığı yüz kızartıcı rolden dolayı elem içindedir” demiş ve Alman İmparatorluğu’nun bu olaylarda suç ortaklığının varlığını en açık şekliyle teyit etmiştir. İlaveten Federal Meclis, Almanya’nın özel tarihi sorumluluğunun altını çizmiştir.

Almanya Federal Meclisi kararında “faillerin suçları ve bugün yaşayanların sorumlulukları arasında ayrım yapılması gerektiği”ne de özenle dikkat çekmektedir.

Yeşil Sol Parti olarak;

İlişkilerin tamamen kopuk olduğu nice yıllardan sonra, Cumhurbaşkanı’nı Ermenistan’a gönderebilen, ilişkilerin düzelmesi için kapsamlı ikili protokoller hazırlayabilen bir Türkiye’nin, bu adımları yeniden atması gerektiğini ve tarihte yaşananların üstünden atlayarak değil, yaşananlarla yüzleşecek bir siyaset yürütmesi gerektiğini düşünüyoruz! Zihnimizi zamanın gerisinde kalmış önyargılardan ve ürküntülerden, dış politikamızı anlamsız ipoteklerden kurtarmak zorunda olduğumuzu anlamamız gerektiğini ve buna uygun adımların atılmasının zorunlu olduğunu görüyoruz.

Bugün hükümetin Kürt meselesinde de ortaya koyduğu çözümsüzlük siyasetinin, Ermeni meselesinde de ayağına dolanmakta olduğunu ve izlenen bu yolun yol olmadığını bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. TBMM’de birbirleriyle kıyasıya kavga eden ana akım Partilerin, söz konusu olan tarihi gerçeklerimiz olunca sözbirliği ve eylem birliği yapmalarını da esefle izliyoruz.

Bu bakımdan, 2008 ve takip eden yıllarda, izlenen Ermenistan’la dostane ilişkiler ve yakınlaşma, diaspora Ermenileriyle diyalog ve karşılıklı birbirini anlama hattının yeniden canlandırılmalı. Bunun için, Alman Meclisi’nin kararı iyi bir vesile olarak ele alınmalı ve bu konuda tarihle yüzleşmeyi esas alan çabalara ve görüşlere linç faaliyetinin parçası olarak değil, kardeşlik temelinde ve ortak tarih, ortak gelecek bakışıyla sağduyulu ve gerçekçi çözümlere odaklanarak bakmak gerektiğini düşünüyoruz.

03 Haziran 2016

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi

Merkez Yürütme Kurulu

imgres

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here