Anasayfa Dergi Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Eylem Tuncaelli: ‘Tarihsel alanlardan koparılmak toplumsal belleğe...

Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Eylem Tuncaelli: ‘Tarihsel alanlardan koparılmak toplumsal belleğe saldırı’

Paylaş

Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü ve Çevre Mühendisi Eylem Tuncaelli, ” Sur’da bir tarihi yok edildi. Savaş sadece insanları öldürmek, yerlerinden yurtlarından etmekle kalmadı, toplumsal bağları da kopardı. Yerelin özgün koşullarına ve ihtiyaçlarına uymayan uygulamalarla sorunlar çözülemez. “diyor.

“Anti kapitalist çerçeveden bakmalı. Kapitalizm bize “Ya Büyü Ya Öl” diyor”

İnsanın insana tahakkümü doğaya doğru genişledi. Bu tahakküm ve iktidar hırsı, kadına olduğu gibi doğaya da yaşam alanı bırakmıyor. Üstelik devletli uygarlığın doğaya tahakkümü aynı zamanda tarihsel belleği de paramparça etmekten geri durmuyor. İlk devletli toplumların yaratmış olduğu tahribatları atalarından miras alırcasına sürdüren AKP hükümeti ise rant ve talan politikalarını arttırmaya devam ediyor. Yaşanan savaş ve tahripler ise yalnızca doğaya değil, toplumsal kültüre, tarihe ve belleğe de geri dönüşü olmayan zararlar veriyor.

 ‘Ekoloji erkeğin kadına tahakkümü ret ediyor’

Toplumsal ekolojide hayatının tüm birleşenlerinin eşit olduğunu söyleyen Yeşiller ve Sol  Gelecek Partisi  (Yeşil Sol Parti) Eş Sözcüsü ve Çevre Mühendisi olan Eylem Tuncaelli, ” Ekoloji dediğimiz şeyi sadece doğanın tahribatı olarak düşünmeyin. İnsanın insan üzerindeki tahakkümü sadece emek alanında sınırlı değil. Ekoloji mücadelesi benim için insanın doğaya tahakkümünü, erkeğin kadına, babanın çocuğa, yaşlının gence, çoğunluk sayılanın “ötekine” tahakkümünü ret etmek demek” dedi.  Savaşın da çok ciddi anlamda ekolojik dengeye zarar verdiğini dile getiren Eylem, ” Savaş herşeyi kirletiyor: Doğayı da, vicdanlarımızı da. Bunu söylerken sadece nehirlerin kirlenmesinden  bahsetmiyorum. Kadının yaşam alanları, çocukların oyun alanları, yaşlıların ömürlerini geçirdiği mahalleler, sokak hayvanlarının özgürce dolaşabildiği sokaklar gibi her alandan bahsediyorum. Savaş durumlarında kadının yaşam alanları çok daha kısıtlanıyor. Yaşam ve kadın örgüsü itibariyle de bu saldırı direk kadınlara yönelik bir saldırıdır; savaşlarda en ağır hasarları kadınlar görür” diye konuştu.

 ‘ İnsanları çocukluğundan kopartıyorsunuz’

“Savaşlar bitse insanlar yerlerine dönse de eskisi gibi bir yaşam kuramayacaklar. Çünkü artık su kirlenmiş,  altyapısı zarar görmüş, mahalleler yıkılmış. Göçün büyük bir nedeni savaş ama savaşın sonlanmasıyla,  dönme şansları çok yok” diyen Eylem,  “Oradaki insanları yurtlarından, çocukluğundan koparıyoruz. Mevcut iktidarın politikalarına karşı bir tavır geliştirilmedikçe de bu durum devam edecektir” dedi.

Sur’da yaşatılan durumun farklı olduğunu söyleyen Eylem, ” Orada yıkımlar yapıldı ve yeni bir model koymak istiyorlar.  Sur’da bir tarihi yok ettiler,  orada toplum, yaşamından kopartıldı ve çok ciddi bir bağ yitirilmiş durumda” şeklinde konuştu.

İktidarın politikasının ekolojik dengeye karşı olduğunu söyleyen Eylem, Kürdistan’dan farklı olarak Batı’da da tahribatların olduğunu dile getirdi. Artvin’deki altın madenlerinden, Gaziemir!den, Efem Çukuru’ndan, Sinop’tan, İğneada’dan, Ergene’den, Akkuyu’dan, Yatağan, Dilovası’ndan, Kuzey ormanlarını yok eden 3. Köprü’den, mega projelerden  bahseden Eylem, kentsel dönüşümlerin de bu tahribatın bir ayağı olduğunu dile getirdi.

‘ Sorunun çözümü yerinden yönetim’

İnsanların bulundukları yerlerde yaşaması gerektiğini vurgulayan Eylem, insanların tarihsel alanlardan kopartılmasının toplumsal belleğe yapılmış bir saldırı  olduğunu ifade etti. Sorunları çözmek için yerinden yönetmenin daha önemli olduğunu söyleyen Eylem, ” Orada insanların ne istediğine ve nasıl yaşamak istediğine bakmak gerekir. Yerelin ihtiyaçlara uymayan uygulamalarla sorunlar çözülemez.  Nasıl yaşayacağıma ben karar veririm, merkezi hükümet rant projeleri ile benim yerime karar veremez. İktidarın neoliberal politikalarının karşısında bizler, yerinden, yerel, doğrudan demokrasi araçlarının benimsendiği ve kesinlikle anti-kapitalist mantıkla kurgulayacağımız hayatı öreceğiz. ” diyerek, çözüm için yerinden yönetime vurgu yaptı.

‘Sur’da bir tarihi yok ettiniz, toplum yaşamdan kopartıldı ‘

Öykü Dilara Keskin/JINHA

 

 

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here